10 Mart Cumartesi günü Ankara Kent Otel`de “Kesintisiz, Zorunlu, Kamusal, Bilimsel Eğitim” başlıklı panel/forum gerçekleştirildi.

Sendikamız Eğitim Sen, AKP’nin kendi siyasal-ideolojik ihtiyaçları doğrultusunda eğitimi yeniden yapılandırma hamlesi olan 4+4+4 kanun teklifine karşı “Kesintisiz, Zorunlu, Kamusal, Bilimsel Eğitim” başlıklı panel/forum düzenledi.

“4+4+4 Yaratılmak İstenen Toplum Düzeninin Bir Parçasıdır”
Açılış konuşmasını yapan Genel Başkanımız Ünsal Yıldız, AKP’nin devleti ve toplumu yeniden yapılandırdığını; bu süreçte de kamusal olanı ticarileştirdiğini, emekçilerinin güvencesiz çalışma koşullarının yaygınlaştırıldığını, toplumun dinsel referanslarla şekillendirildiğini, yaratılmak istenen toplum düzenine karşı olan herkesi baskı altına almaya çalıştığını dile getirdi.
Yıldız, hiçbir tartışma ortamı yaratılmadan ve konunun muhataplarına danışılmadan hazırlanarak Meclis’e sunulan 4+4+4 kanun teklifinin de yaratılmak istenen toplumu ifade ettiğini, bu kapsamda atılan en büyük adımlardan biri olduğunu belirtti.
AKP’nin yaratmaya çalıştığı hegemonyaya karşı durmanın bu yasa teklifine karşı durmak olduğunu ifade eden Yıldız, “Bu yasa teklifine dair tarihsel bir görevimiz olduğunu biliyoruz. Eğitim Sen, teklifin yasalaşmaması için verdiği mücadeleyi bu tarihsel görev sorumluluğuyla devam ettirecektir” dedi.

“Eşitsizlikler Derinleştirilmek İsteniyor”
KESK Başkanı Lami Özgen ise yaptığı konuşmada, “AKP, tek tipçi bir toplum yaratmak istiyor ve bu kapsamda temel insan hakkı olan eğitimi kendi ihtiyacına göre biçimlendirmeye çalışıyor. Var olan eğitim modelinde toplumun tüm dezavantajlı birey ve grupları eğitime erişmede zorluk çekiyor. Önerilen eğitim modeli ise bu eşitsizlikleri derinleştirmeyi ve eğitimin herkesin yararlanabileceği bir hak olmaktan çıkarılmasını hedefliyor” dedi.

“Eğitim, Özgürleştirici Bir Alandır”
Yıldız ve Özgen’in konuşmaları ardından “Eğitim Bilimleri Açısından 4+4+4”ün tartışıldığı oturumda ilk konuşmacı olan ve kesintisiz, zorunlu, kamusal, bilimsel eğitimin gerekliliğini anlatan Prof. Dr. Nejla Kurul, kanun teklifinde eğitimin bu özelliklerinin tamamen yok sayıldığını dile getirdi.
Kurul, kesintisiz, zorunlu, kamusal, bilimsel eğitimin gerekliliğini şöyle ifade etti:
“Kesintisiz eğitim gereklidir; çünkü kesintili eğitim, çocuklar arasındaki ayrışmayı (çocuk gelin, çocuk işçi gibi) derinleştiren bir eğitim sistemidir. Zorunlu eğitim, bilim ve aklın temelinde bireylerin yetiştirilmesi, toplumun yönelimlerinin bu doğrultuda belirlenmesi için gereklidir.”

Eğitimin finansmanını sağlaması gereken devletin yükümlülüğünün tamamen ortadan kaldırıldığını dile getiren Kurul, “Var olan eğitim sistemi de belirli bir kesimin isteğine göre belirlenmiş bir müfredatla yapılan, zorunlu din dersleri üzerinden bir mezhebin baskınlığının olduğu, cinsiyetçi bir eğitim sistemidir. Biz var olan eğitim sistemine karşı da önerilen eğitim sistemine karşı da daha eşit, özgür, demokratik bir eğitim anlayışı öngörüyoruz; çünkü eğitim alanı bireyi ve toplumu özgürleştirici bir alandır” dedi.
Kurul, ayrıca TÜSİAD’ın teklife karşı çıkma sebebini, “teklifin kendi ihtiyaç duyduğu birincil iş gücünü arttırmayı değil; ikincil iş gücünü arttırmayı hedeflemesi” olarak açıkladı.

“Teklif, Ortak Payda Yaratmaktan Uzaktır”
Kurul’un ardından “Mesleki Yönlendirme ve Geçiş” üzerinden teklifi değerlendiren Doç Dr. Hasan Hüseyin Aksoy, sunulan kanun teklifinin, ortak payda yaratabilen, bireyin ve toplumun özgürleşmesini, gelişmesini sağlayabilen bir eğitim modeli olmaktan uzak olduğunu; ucuz ve güvencesiz çalışma koşullarını yaygınlaştıracak bir teklif olduğunu dile getirdi.

“Geniş Bir Toplumsal Muhalefet Gerekli”
Eğitimin siyasal gündemlerine ilişkin konuşma yapan Doç. Dr. Kemal İnal ise eğitimin görevinin piyasanın ihtiyaçlarını karşılamak olduğunu belirtti. Eğitimin neoliberalleştirilmesini TÜSİAD’ın sağladığını, pedagojik olarak uygulayıcısının ise AKP olduğunu dile getiren İnal, teklifle birlikte TÜSİAD ve AKP arasında açığa çıkan gerilimin, her ikisinin de değişik sermaye gruplarının temsilcisi olmasının sonucu olduğunu ifade etti.
Teklif üzerinde birçok değişikliğe gidilmiş olmasına rağmen hala AKP’nin isteklerini karşılayacak bir düzenleme olduğunu dile getirerek bu düzenlemeye karşı geniş bir toplumsal muhalefetin örülmesi gerektiğini dile getirdi.

“Eğitim Fakülteleri Sessizliğini Bozmalı”
“4+4+4 ve Eğitim Fakültelerinin Sorumluluğu” üzerine sunumunu yapan Arş. Gör. Onur Seçkin, 4+4+4 kanun teklifinin AKP’nin yeni rejimini kurma doğrultusunda attığı bir adım olduğunu ifade ederek eğitim fakültelerinin muhatabı oldukları bu teklife karşı çok büyük ölçüde sessizliklerini koruduklarını belirtti.
Seçkin, “Tamamen siyasi-ideolojik kaygılarla hazırlanmış bu teklife karşı iki yüz bin öğretmen adayını yetiştiren, bu eğitim sistemine birinci dereceden karşı durması gereken yerler olan eğitim fakülteleri artık sessizliğini bozmalıdır” dedi.

Konuşmacıların ardından gerçekleştirilen ikinci oturumda ise Emekli Sen, Sosyal İş, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, EMEP, Köy Enstitüleri ve Dayanışma Vakfı, Eğit Der, Felsefeciler Derneği, ÖVDER, Halkevleri, ÖDP, TKP ve Pir Sultan Abdal 2 Temmuz Vakfı’nın katılımcısı olduğu forum kısmında demokratik kitle örgütleri ve siyasi partilerin teklife ilişkin görüşleri tartışıldı.


Fotoğrafları görmek için tıklayınız.











