
Grev hakkına, örgütlenme özgürlüğüne, özlük ve demokratik haklarına sahip çıkan; esnek, güvencesiz ve performansa dayalı çalışma koşullarına karşı kadrolu-güvenceli iş talep eden; ‘eşit işe eşit ücret’ yalanına inanmayan, KHK Cumhuriyeti’ne karşı duran; elektriğe, suya, doğalgaza yapılan zamların üçte birini dahi karşılamayan yüzdelik zamlara karşı emeğinin karşılığını isteyen kamu emekçileri; hastanelerin birer ticarethane olarak işletilmesine, sağlığın paralılaştırılmasına, sağlık çalışanlarını köleleştirmeyi amaçlayan 663 sayılı KHK’ya karşı duran sağlık çalışanları; kamusal eğitim-güvenceli gelecek isteyen öğrenciler; bilimin hapsedilmediği bir ülkede yaşamak isteyen akademisyenler; özgür toplumun ancak özgür basınla olacağını bilenler; AKP’nin ‘ileri demokrasi’sinde dokunan yanar kuralına; büyük baskı ve gözaltı düzenine; memleketten açık hava hapishanesi yaratmak isteyenlere karşı insanca yaşamı savunanlar, en uzun gece, en kısa gün, karanlığın en koyu ışığın en az olduğu bugün, karanlığa karşı aydınlığı artırmak, eşit, özgür, demokratik bir ülkeyi bugünden kurmak için Türkiye’nin dört bir yanında GREV’deydi!
Hastanelere, okullara, iş yerlerine gitmeyerek GREV’e destek veren binler, Türkiye’nin dört bir yanında sokağa çıktı, insanca yaşam istediklerini seslerini, sözlerini birleştirerek haykırdılar.
Ankara:
Saat:10.00’da Güvenpark’ta buluşan Eğitim Sen’liler buradan MEB’e doğru bir yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüş boyunca “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz”, “Kahrolsun ücretli kölelik düzeni”, “Parasız eğitim, parasız sağlık”, “Öğrencime dokunma, umudumuz onlarda”, “Toplu sözleşme hakkımız grev silahımız”, “İnsanca yaşamak istiyoruz”, “Devlet güdümlü sendikaya hayır”, “Zam zulüm işkence işte AKP”, “Yaşasın örgütlü mücadelemiz”, “Savaşa değil eğitime bütçe”, “Hak verilmez alınır zafer sokakta kazanılır”, “Genel grev genel direniş”, “Bilim düşmanı Bakan istifa” sloganları atıldı.
MEB önünde yapılan konuşmalarda “Bülent Arınç yaptığı bir konuşmada Bakan Dinçer’in öğretmenlere şahsiyet kazandırmak istediğini söyledi. Buradan kendilerine sesleniyoruz: Kendinde olmayanı başkasına veremezsin. Şahsiyetli öğretmenleri ve bilim insanlarını görmek isteyenler, bugün greve çıkan onbinlere bakmalıdır. Burada Kanlı Pazarları yaratanlar yok, ama 6. Filo’yu denize dökenlerin izinden yürüyenler var.
Onlar ataması yapılmayan öğretmenler mücadelesinin simgesi olan Şafak öğretmenin ölümünden sorumlu olanlar, 55 bin atama sözü verip umut tacirliği yapanlar, depremzedelere konakta oturuyorsunuz diyenler, Hopa’da öğretmen arkadaşımız Metin Lokumcu’yu katledenler. Onlar, düşünen insana, vatana düşman olanlar; biz ise insanca yaşam, söz-eylem-karar hakkı isteyenleriz; çocuklarımıza onurlu bir gelecek bırakmak için, emeğimiz-özgürlüğümüz için, grev hakkımız için bugün sokaklarda buluşanlarız.” dendi.
Eğitim Sen Merkez Mali Sekreteri Abdullah Karahan ise yaptığı konuşmada, KESK’in ve Eğitim Sen’in AKP’nin yarattığı faşizme karşı boyun eğmeyeceğini belirterek “Ne alnımızda bir ayıp ne koltuk altında saklı haçımız, biz bu halkı sevdik ve bu ülkeyi, işte bağışlanmaz korkunç suçumuz” dedi.
MEB önünde yapılan açıklamanın ardından Meşrutiyet Caddesi’nden Ziya Gökalp Caddesi’ne yürüyen Eğitim Sen’liler alanda yüreği emekten ve özgürlükten atanlarla buluştu.

KESK Başkanı Lami Özgen: Bizim teminatımız fiili meşru mücadele geleneğimizdir!
“Türkiye’nin her yerinde yüreği aydınlık bir gelecek için çarpan tüm dostlarımızı selamlıyoruz. Selam olsun bu ülkenin onurlu kamu emekçilerine, selam olsun kamu emekçileri mücadelesinin yüz akı olduğunu bir kez daha gösterenlere” diyerek alanı selamlayan Konfederasyonumuz KESK Genel Başkanı Lami Özgen, bugün mecliste onaylanacak bütçede grevli toplu sözleşme mücadelesi yürüten kamu emekçilerinin, 659 TL’ye mahkûm edilen milyonlarca asgari ücretlinin, kıdem tazminatı gasp edilmek istenen işçilerin, gübre parası bulamayan çiftçiler, köylülerin, vergi yükü altında ezilen küçük esnafın olmadığını; sermayenin, asgari ücretten vergi kesintisinin, tüm kamu hizmetlerinin tamamen paralılaştırılması olduğunu dile getirdi.
Yoksulluğun, adaletsizliğin, hukuksuzluğun hâkim kılınmak istendiği bir ülkede, emeğin, emekçilerin haklarının tanınmadığı bir ülkede demokrasiden de sendikal hak ve özgürlüklerden de söz etmenin mümkün olmadığını dile getiren Özgen, “Buradan AKP Hükümeti’ni Son Kez Uyarıyoruz! Emek düşmanı politikalardan vazgeçin! Uluslararası sözleşme ve anlaşmalarla sahip olduğumuz grevli toplusözleşme hakkımızı tanımak zorundasınız! Eğer taleplerimize olumlu bir yanıt alamazsak, bizi çok daha kararlı olarak karşınızda bulacaksınız. Siz neo-liberal politikaları uygulamakta ne kadar kararlıysanız biz de haklarımız ve geleceğimiz için mücadele etmekte en az o kadar kararlıyız. Yaratmak istediğiniz korku imparatorluğuna teslim olmayacak; emeğin, eşitliğin, adaletin ve barışın safında olmaya devam edeceğiz! “Durmak yok yola devam” diyerek, baskı ve şiddetle tüm toplumu tahakkümü altına almak isteyenlere karşı “yılmak yok mücadeleye devam” diyerek dimdik ayakta duracağız. Sizin tek teminatınız şiddet, baskı ve daha fazla yoksulluksa bizim teminatımız fiili meşru mücadele geleneğimizdir” dedi.

Miting türkülerle, halaylarla son buldu.




İstanbul:

İzmir:
Eylem işyerlerinde başladı, şubelerin belirlediği güzergahlardan Konak Meydanı’na doğru yürüyüş gerçekleştirildi. Ortak açıklamayı Konfederasyonumuz KESK Hukuk, TİS ve uluslar arası İlişkiler Sekreteri Ali Kılıç ortak açıklamayı okudu.


Adana:

Amasya:

Afyon:

Antalya:
Güllük TRT Kavşağı`ndan başlayan yürüyüş Y. Özcan Parkı`nda kitlesel basın açıklamasıyla son buldu. Eyleme KESK`e bağlı sendikalar ve Eğitim Sen tam katılım sağladı. Eğitim Sen üyesi olmayan yaklaşık 500 eğitim iş kolu çalışanı greve destek verdi.

Aydın:
Bartın:

Batman:

Çaycuma:
Çaycuma Çarşı Meydanı`nda yapılan basın açıklamasının ardından Atatürk Anıtı`na yürüyüşe gerçekleştirildi. Grev halaylarının çekildiği eylem coşkulu katılımıyla dikkat çekti.

Burdur:

Çorum:
Özdoğanlar Sinaması önünden Gazi Caddesi`ndeki Eğitim Sen önüne doğru bayraklar ve dövizlerle coşkulu bir yürüyüş gerçekleştirildi. Yürüyüş boyunca; “Toplu sözleşme hakkımız grev silahımız, Parasız eğitim parasız sağlık, Söz yetki karar çalışanlara, Esnek güvencesiz çalışmaya hayır, KHK darbesine hayır, Yaşasın iş ekmek özgürlük mücadelemiz” sloganları atıldı.
Gazi caddesinde farklı işyerlerinden gelen emekçilerle buluşan KESK bileşenleri, yolu trafiğe kapatarak Saat Kulesi`nin bulunduğu Hürriyet Parkı`nda basın açıklaması yaptı.

Çanakkale:
Denizli:

Diyarbakır:
Edirne:
Saat 11.00`de T.Ü. Tıp Fakültesi`nde yapılan basın açıklamasının ardından Devlet Hastanesi önünde de bir basın açıklaması gerçekleştirildi. Daha sonra Londra Asfaltı`ndan Saraçlar Caddesi`ne yüründü, ortak açıklama burada yapıldı. Yoğun katılımla gerçekleştirilen eylem, halaylarla son buldu.

Eskişehir:
İşyerlerine gitmeyip greve katılan KESK`e bağlı sendikalar üyesi emekçiler, saat:10.00 da İl Sağlık Müdürlüğü önünde toplanıp Hamamyolu güzergahından Saat Kulesi meydanına kadar sloganlarla yürüdüler. Çevrede izleyen Eskişehir halkının da zaman zaman alkışlarla destek verdiği yürüyüşün sonunda Saat Kulesi meydanında halaylar çekildi.
Burada grevciler adına Haber Sen Genel Başkanı Ufuk Beytekin tarafından bir basın açıklaması yapılarak grevin gerekçeleri anlatıldı. Ufuk Beytekin, “Emek düşmanı politikalardan vazgeçin! Uluslararası sözleşme ve anlaşmalarla sahip olduğumuz grevli toplu sözleşme hakkımızı tanımak zorundasınız! Eğer taleplerimize olumlu bir yanıt alamazsak, bizi çok daha kitlesel ve çok daha kararlı olarak karşınızda bulacaksınız.” dedi.

Gaziantep:
-2011-12-22.jpg)
Gebze:
21 Aralık 2011 Çarşamba günü saat:12:00`de Gebze Evlendirme Dairesi önünde toplanarak, trafiğin en yoğun olduğu cadde üzerinden Gölcü Meydanı`nda basın açıklaması yapıldı.

Giresun:

Hakkari:

Isparta:

Kars:

Kastamonu:

Karabük:
Saat 11.00’de Karabük Şirinevler Devlet Hastanesi önünde greve giden kamu emekçileri, TTB ve diğer destek olan kesimlerden katılımcılarla birlikte buluşuldu. Burada yapılan açıklama ardından Karabük Devlet Hastanesi`ne yüründü.

Kayseri:

Kırıkkale:
Saat 11.00’de greve katılan ve destek veren 400’ü aşkın KESK/Eğitim Sen üyesi ve dostları alkışlar ve sloganlarla birlikte Cumhuriyet Meydanı’nda toplandı. Çalınan müziklere halaya durarak, şarkıları söyleyerek eşlik eden kitle, yer yer sloganlarla, ıslıklarla AKP Hükümeti`ni protesto etti.
-2011-12-22.jpg)
Kırşehir:

Konya:

Muğla:
Muş:

Niğde:
Saat 12.00`de KESK Şube Sekreteri Doğan Güneş tarafından okunan açıklamanın ardından eylem sona erdi.

Nevşehir:

Ordu:
Samsun:
Samsun`da İstiklal Caddesi Kız Meslek Lisesi`nde toplanan kamu emekçileri, Konak Sineması önüne yürüyüş gerçekleştirildi. Çekilen halaylar sonrasında eylem son buldu.

Siirt:

Sinop:

Sivas:
C.Ü.Hastanesi önünde toplanılan eyleme yoğun katılım gerçekleştirildi. Saat 11.00`de halaylarla başlayan eylem, KESK Dönem Sözcüsü Eğitim Sen Şube Başkanı İbrahim Erdoğan`ın yaptığı basın açıklaması ardından halaylarla sona erdi.

Şırnak:

Tarsus:

Torbalı:

Tekirdağ:

Tire:
21 Aralık sabahı okullardan çıkan eğitim emekçileri saat 9.00’da Öğretmen Evi`nde toplanmaya başladı. Saat 10.30’da Cumhuriyet Meydanı’na doğru yürüyüşe geçen kitle, yürüyüş sırasında “Baskılar bizi yıldıramaz”, “Parasız sağlık, parasız eğitim”, “Biz çocuklarımıza onurlu bir gelecek bırakacağız ya siz” sloganları attı.

Tokat:
Eğitim Sen ve SES üyeleri, saat 8:00`den itibaren sendikaları binasında toplandı. Eğitim Sen Turhal, Niksar ve Zile temsilcilikleri, ilçelerinde basın açıklamaları gerçekleştirdikten sonra saat 12:00`de Tokat’taki eylem alanına geldi. Saat 11:30`da Tokat Eğitim Sen binasından Tokat İl Milli Eğitim Müdürlüğü önüne yürüyüş gerçekleştirildi, alanda bekleyenlerle buluşularak eylem alanı, miting alanına dönüştürüldü. Daha sonra 13.30`da SES`in Tokat Devlet Hastanesi önünde gerçekleştireceği eyleme destek için yürüyüş gerçekleştirildi. Burada yapılan açıklamanın ardından eylem sona erdi.
















