Kamu Emekçilerinin Toplu Sözleşme Hakkı Vardır

Vicdan BAYKARA

TÜM BEL SEN GENEL BAŞKANI

Kamu emekçilerinin sendikal hakları hemen her dönem tartışma konusu olmuştur. Bu tartışma, sendikalarımızı kurduğumuz ilk yıllarda örgütlenme hakkı üzerinde sürdürülürken, sonraki yıllarda toplu sözleşme ve grev hakkımız üzerinde devam ettirilmek istenmiştir. Ancak gelinen noktada, artık toplu sözleşme hakkımız üzerindeki tartışmalar sona ermiştir.

Kamu emekçileri de dahil olmak üzere, bütün çalışanların toplu sözleşme yapma hakkı, Uluslar arası Çalışma Örgütü`nün (ILO) 8 temel sözleşme arasında saydığı 98 sayılı Sözleşmesinde yer almaktadır.

Teşkilatlanma ve Kolektif  Müzakere Hakkı Prensiplerinin Uygulanmasına Müteallik 98 No`lu ILO Sözleşmesi 14.08.1951 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. 98 Sayılı Sözleşmenin 4. maddesi toplu pazarlık hakkını düzenlemektedir. Bu sözleşme uyarınca tüm çalışanların toplu sözleşme hakkı vardır.

Anayasa Değişikliği Yeni Olanak Yarattı

Anayasa`nın 90.maddesinin son fıkrası, “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmalar kanun hükmündedir, bunlar hakkında Anayasa`ya aykırılığı iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz.” hükmünü içermektedir.

Ayrıca Anayasanın bazı maddelerini değiştiren 5170 sayılı yasa 22.05.2004 tarih ve 25469 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Buna göre Anayasanın 90. maddesinin son fıkrasına “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır.” hükmü eklenmiştir.

Anayasadaki yeni düzenlemeye yönelik olarak, bu kanunun madde gerekçesinde,  “Uygulamada usulüne göre yürürlüğe konulmuş insan haklarına ilişkin milletlerarası antlaşmalar ile kanun hükümlerinin çelişmesi halinde ortaya çıkacak bir uyuşmazlığın hallinde hangisine öncelik verileceği konusundaki tereddütlerin giderilmesi amacıyla 90. maddenin son fıkrasına hüküm eklenmektedir.” denilmiştir.

Anayasanın 90. maddesine eklenen fıkra, yoruma gerek bırakmaksızın, yasa ile uluslar arası antlaşmanın çelişmesi durumunda, antlaşmanın esas alınacağını ve öncelikle uygulanacağını, değişikliğin de konuyla ilgili “tereddütlerin giderilmesi amacıyla” yapıldığını göstermektedir.

Yasalar Değil, Uluslararası Sözleşmeler Geçerlidir

Dolayısıyla, işçiler ya da kamu emekçilerinin sendikal hakları için yalnızca mevcut kanunlara göre uygulama yapılamayacağı ortaya çıkmıştır. Artık, tek başına yasalar geçerli değildir. Yasalardan önce, uluslar arası sözleşmelerin esas alınması Anayasal bir gerekliliktir. Bu bakımdan gerek 4688, 657 gerekse de 2821 ve 2822 sayılı yasaların başta ILO sözleşmeleri olmak üzere, insan haklarıyla ilgili uluslar arası sözleşmelere aykırı olan maddeleri geçersizdir.

Son Anayasa değişikliği ile birlikte sendikal hak ve özgürlükler açısından uluslararası belgeler ve sözleşmeler kanunlar karşısında öncelikle uygulama niteliği kazanmıştır. Yukarıda belirtilen ve onaylanan 98 sayılı ILO sözleşmesi iç hukukumuzla bütünleşerek bağlayıcılık kazanmıştır, dolayısıyla kamu emekçilerinin toplu sözleşme yapma hakları vardır.

Nitekim konuyla İlgili olarak Danıştay Birinci Dairesi (Esas No: 2005/1067, Karar No: 2005/1363) 17.11.2005 tarihli kararında, sendikamız TÜM BEL SEN ile Niğde Ulukışla Belediyesi arasında yapılan toplu sözleşmenin suç teşkil etmediğini, dolayısıyla kamu emekçileri sendikalarının toplu sözleşme yapmak hakkı olduğunu bir kez daha teyit etmiştir.

Bu kararın ardından Maliye Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı da 2006 yılı başlarında yayınladıkları yazılarla, Anayasanın 90. maddesi ve ILO sözleşmelerine atıfta bulunarak “belediye memurlarının” toplu sözleşme hakkı olduğu belirtmek zorunda kalmışlardır. Böylece idari engellerde ortadan kalmıştır.

Tüm Bel Sen Toplu Sözleşme Hakkını Kullanıyor

Tüm Bel Sen, 1993 yılından bu yana çeşitli belediyeler ile toplu sözleşme imzalamaktadır. Bütün engelleme girişimlerine rağmen halen 150`yi aşkın belediyede toplu sözleşmelerimiz uygulanmaktadır ve yeni toplu sözleşmeler imzalanmaya da devam edilmektedir. Uygulanan toplu sözleşmelerimizden beş bin civarında kamu emekçisi yararlanmaktadır.

Danıştay Birinci Dairesinin olumlu kararından sonra, TİS imzalama önündeki engeller daha da azalmış ve sendikamızın yaptığı TİS`ler giderek çoğalmaya başlamıştır. Yapılan TİS`lerle belediyelerin ekonomik durumuna göre, kimi yerlerde bir maaşa yakın tutarda ekonomik ve sosyal haklar kazanılmakta, ayrıca diğer konularda da çeşitli kazanımlar sağlanmaktadır.

Şimdi Toplu Sözleşme Hakkımıza Sahip Çıkmalıyız

Kamu emekçilerinin toplu sözleşme ve grev hakkına dair hukuksal dayanağının alabildiğine güçlendiği bu dönemde, anayasal hakkımıza sahip çıkılmamaktadır.

Toplu sözleşme mücadelemizin ne yazık ki, kamu emekçileri tarafından yeterince anlaşıldığı ve sahiplenildiği söylenemez. KESK kamuoyunda, sendikamız tarafından yapılan toplu sözleşmelerin çoğunlukla, CHP ve DTP`li belediyelerle olduğu kanısı yaygındır. Bu nedenle de, hak ettiği önem yeterince verilmemiştir. Oysa, yapılan toplu sözleşmeler içerisinde birinci sırayı AKP`li belediyeler almaktadır.

Şimdi yapılması gereken, yıllardır verilen mücadelenin bir birikimi olan toplu sözleşme hakkımıza sahip çıkmak, kullanmak ve bunun mücadelesini vermektir. Önümüzdeki dönem kamu emekçileri sendikalarının toplu sözleşme hakkını kullanma dönemi olmalıdır.

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu