Kadınlar Mor Çatı ve Sığınakları Meclise Soktular

40

adınlar Mor Çatı ve Sığınakları Meclise Soktular

Mor Çatı`nın sığınağına Kaymakamlık kaynağı kesilince kadınlar imza kampanyasıyla başladıkları kampanyayı Meclis`e kadar götürdüler. 13 gün süreleri kalan Mor Çatı adına Keleş “Sesimizi duyurduk siyasilere de duyurduk kamuoyuna da. Kadınlardan destek çok” diyor.

Kadınlar Mor Çatı Kadın Sığınağında Mor Çatı çalışanlarına kaynağın kesilmesi ve sığınakların çoğaltılıp iyileştirilmesi talebiyle topladıkları 3500 imzayı Meclis`e götürdüler.

30`u İstanbul`dan yaklaşık 60 kadın adına Mor Çatı`dan Melike Keleş velilerle görüşen heyetteydi.

Keleş, DTP`li Sevahir Bayındır, AKP Kadın Kolları Başkanı Fatma Şahin, CHP`li milletvekilleri Gaye Erbatur ve Özlem Çerçioğlu`yla görüştüklerini aktardı.

“Bayındır ve Erbatur o gün yapılan bütçe görüşmelerinde sığınaklar meselesini gündeme taşıdılar. Özellikle Nimet Çubukçu`yla görüşmek istedik. Fatma Şahin dışında AKP`li vekillerle görüşemedik. Ancak dosyalarımızı ilgili vekillerin sekreterliklerine ulaştırdık.”

Erbatur, Bayındır ve ÖDP Genel Başkanı, İstanbul Milletvekili Ufuk Uras, İstanbul Milletvekili daha önce Meclise sığınaklar konusunda önerge vermişlerdi.

“Şahin Çubukçu`ya sorunlarımızı iletecek”

Keleş, Şahin`le görüşmelerinde Şahin`den taleplerini Bakan Çubukçu`ya iletecekleri sözü aldıklarını söyledi.

“Görüşmelerimiz sıcak geçti. İktidar partisinin milletvekili ve kadın kollarından sorumlu olarak Şahin elçi olacağını söyledi. Biz bir kampanya yürütüyoruz. 13 günümüz kaldı. Takipçi olmaya devam edeceğiz. Ancak biz sesimizi duyurduk. Kamuoyunda oluşan duyarlılık sonucunda hemen her gün değişik kesimlerden kadınlar arıyor.”

Mor Çatı Kadın Sığınağı, 2003-2005 yılları arasında sığınak deneyimini edindi. Proje bittikten sonra Dünya Bankası finansmanıyla Beyoğlu Kaymakamlığı ile ortak bir projeye daha imza attılar.

Yaklaşık iki yıl süren projenin altı ay önce sonlanmasının ardından Kaymakamlık Mor Çatı`nın altı çalışanına 31 Aralık`tan sonra kaynak ayıramayacağını açıkladı. Mor Çatı`ya gönderilen belge de kaynak kesintisinin altında imza olarak Başbakanlık Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Başbakanlığı var.

Mor Çatı, günde 20 başvuru alıyor. Kadınlar sığınak dışında hukuki ve psikolojik destek almak için de Mor Çatı`yı arıyorlar. Bugüne kadar Mor Çatı`nın sığınağından 106 çocuk, 152 kadın yaralandı.

Türkiye`de toplam 36 kadın sığınağı var. Kadınlar feminist bakışıyla sığınak alanında özel bir yeri olduğunu savundukları Mor Çatı`nın sığınaklardan dışlanmamasını talep ediyor.

Mor Çatı örnek bir model

Mor Çatı`yı özel kılan nedir? diye sorduğumuz Keleş anlattı:

“Her şeyden önce bu bir model. Kadın odaklı hareket ediyoruz. Bizim amacımız birincil amacımız sığınma evine gelen kadının ‘güçlenmesini` sağlamak. Yoksa geçici olarak barınma imkanı hiçbir işe yaramıyor.”

Örneğin Mor Çatı sığınağına kabul edilen bir kadına asla zaman kısıtlaması konulmuyor. Keleş`e göre her kadından aynı süre içinde güçlenip, hayata adapte olması beklenemez.

Mor Çatı`nın altı çalışanı içinse Keleş şu bilgileri verdi.

“Personel Mor Çatı`nın eğitimini alan, feminist perspektifi hayatlarına yerleştiren kadınlardan oluşuyor. Kadınlarla kişisel olarak ilgileniyorlar. Örneğin Kaymakamlığa ya da Belediyeye başvurmalarını gerektirecek durumlarda yol gösteriyorlar. Bir kadının tek başına yeşil kartını alabilmesi ya da haklarını kağıt üzerinde öğrenip takipçi olmaları teknik işler gibi gözükse de aslında özel bir iş. Daha kadınlar sığınağa adım attıklarında geçmişte yaşadıkları şiddet, travma nedeniyle hassas olunması gerekiliyor. Herkesin yapabileceği bir iş değil.”

Sığınağın kapasitesine dair sorunlar da var. Keleş Meclis`e taleplerinden birinin de şartların düzeltilmesi olduğunu ekledi:

“Zaten çocuk evi kapatılalı 6 ay oldu. Sığınağın kapasitesi 18 kadın ve çocuk. Ancak şimdi 28 kadın ve çocuk var. Sığınak yetersiz geliyor. Mor Çatı`nın altı çalışanı bile yetmiyor, kadın ve çocuklara olması gerekilen desteğin verilmesi için.”

“Sığınaklarda birincil olan hassasiyet”

Olması gereken destek nedir?

“Şiddet görüp sokakta kalan ve gideceği yeri olmayan kadınlardan bahsediyoruz. Şiddet herkese anlatılabilir bir şey değil. Uzun ve travmatik bir süreç. Güven kaybı olan kadınlar… Bazı sığınaklarda üç ya da altı ayın sonunda kadınlara gitmeleri yönünde baskı yapılıyor, bazılarında evlendirilmeye çalışılıyorlar. Biz anlık ihtiyaca hizmet etmiyoruz. Yani sığınaklarda olması gereken feminizmle dirsek teması olan bir destek sürecidir.”

Sığınak için ayrıca Mor Çatı gönüllülerinin verdiği hukuki, psikolojik destek de var.

Sığınaklardan ayrı olarak Mor Çatı`ya her isteyen gönüllü olabilir mi? diye sorduğumuz Keleş “Olabiliyor. Başvurular çoğaldığında bir atölye düzenliyoruz. O atölyenin sonunda eğitim alan gönüllüler zamanla başvuru almaya başlıyorlar” dedi.

Sadece bir başvuruya cevap vermek demekse yaklaşık 3 saate mal oluyor. Keleş`e göre ortada titizlikle sürdürülen ancak çok emek isteyen bir çalışma var.

Başbakanlık`ın 2006`da yayınladığı genelge nüfusu 50 binden fazla olan belediyelerin sığınak açmalarını öngörürken Keleş “Mevzuat uygulanmıyor” diyerek eleştirdi.

Kaynak:BİA Haber Merkezi – İstanbul

22 Aralık 2008, Pazartesi

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu