İzmir’de Öğretmenlere Yine Soruşturma!

Milli Eğitim Bakanlığı`nın ilköğretim-ortaöğretimde okutulmak üzere önerdiği 100 temel eserinde bulunan `Şeker Portakalı` ve `Fareler ve İnsanlar` kitaplarının ‘sakıncalı` bulunmasının ardından İzmir`de zümre kararıyla çocuklara okutulan üç kitap sakıncalı bulundu, kitabı okutturan öğretmenlere soruşturma açıldı.
 

Geçtiğimiz hafta, MEB`in milli eğitimde okutulmak üzere önerdiği 100 temel eser kitaplarından olan, “Şeker Portakalı” kitabını ödev olarak okutan bir öğretmen hakkında soruşturma açıldı, İzmir`de “Fareler ve İnsanlar”, bir velinin şikâyeti üzerine ‘sakıncalı` bulundu. İzmir`de öğretmenlere açılan yeni bir soruşturma ise önümüzdeki dönemde, AKP`nin yayınları dışında tüm kitapların sakıncalı bulunacağını gösteriyor. 

Sendikamız İzmir Şubeleri, konuya ilişkin açıklama yaptı. Açıklamayı, İzmir Şubelerimiz Adına İzmir 1 No‘lu Şube Başkanı Abdullah Tunalı yaptı.

Açıklama metni:

Milli Eğitim Bakanlığı ve Laik Eğitim

Laik eğitim ilkesi bilimsel eğitimin ayrılmaz bir parçasıdır. Herhangi bir eylemin, işlemin veya fikrin KUTSAL OLANA dayandırılmaması onunla meşrulaştırılmaması gerekir. Eleştirel aklın, bilimin yaşam bulması için bu ilk ve en önemli koşuldur. Demokrasi içinde olmazsa olmazdır. Eğitim Sen olarak ülkemizin de eğitim sisteminin de gerçek bir laiklikten uzak olduğunu yıllardan beri söylüyoruz. Diyanet İşleri Başkanlığı gibi bir kurumun, eğitiminde zorunlu din derslerinin olduğu,  müfredatından ders kitaplarına kadar bir dinin ve onun bir mezhebinin empoze edildiği bir ülkenin laik olduğunu söylemek mümkün değildir.  Ancak tüm bunlara rağmen laiklik adına olumlu kazanımları görmezden gelmek de doğru değil. 

10 yıllık AKP iktidarında özellikle Milli Eğitim Bakanlığı eliyle laiklik ve laik eğitim adına elde edilmiş kimi olumlu kazanımlara da ciddi bir saldırı ile karşı karşıyayız. Uzun yıllardır süren bu saldırıların tavan yaptığı yer ise 4+4+4 eğitim yasasıdır. Bu yasa ile zorunlu din derslerinin yanına (zorunlu) seçmeli üç din dersi daha konulmuş imam hatip liselerinin ortaokul kısımları ihtiyaç ve talep analizi yapılmaksızın siyaseten pıtrak gibi açılmış ve yasa ile ayrı bir statü kazandırılmıştır. Bu yasa tam bir dönüm noktası olmuş ve bundan sonra bu yönelimden kendine görev çıkaran il /ilçe milli eğitim ve okul müdürlükleri laik eğitime gedik açma harekâtının öncü güçleri haline gelmişlerdir. Kraldan çok kralcılık olarak adlandırabileceğimiz bu durum kimi zaman Bakanlığı bile şaşkına çevirecek hal almıştır. İzmir Milli Eğitim Müdürlüğü`ne bir okul müdürünün veli sıfatı ile “Fareler ve İnsanlar” adlı kitabı şikâyet etmesi sonucu komisyon eliyle incelenip gayri ahlaki bulunması, MEB`in 100 temel eserinden çıkarılmasını ya da gayri ahlaki bulunan kısımlarının TERCÜMEDE ahlaki hale getirilmesini önermesi, müfredatta bulunan evrim teorisini derste işlediği için bir üyemize, İstanbul`da  “Şeker Portakalı” adlı kitabı öğrencilere tavsiye eden bir öğretmene soruşturma açılması bu duruma ilişkin örneklerdendir.

İnceleme/soruşturma baskısı sadece bununla sınırlı kalmadı. Daha dün Konak İlçesi Güzelyalı Ortaokulu Türkçe öğretmenlerine imzasız bir şikayet sonucunda, “Türk örf, adet ve dini inançlarına aykırı bilgi vermek ve davranmak; bilimsel olarak çürütülen Evrim Teorisini ideolojik olarak zorla çocuklara empoze etmek” iddiası ile soruşturma açıldı. Bu soruşturmaya konu olan Türkçe öğretmenleri zümre toplantılarında çocuklara okumaları için önerilecek kitap listesi hazırlamaktır. Bu liste içerisinde bulunan Bilgin Adalı`nın öykü kitabı olan Çatalhöyük Öyküleri 1- Dünyamızın İlk Şafağı adlı kitap ilk sayfalarında Dünya oluşumunu ve ilk canlının suda meydana geldiği bilimsel gerçeğini ifade ettiği için, diğer iki kitap Ömer`in Çocukluğu ve Çılgın Babam adlı kitaplar ise Türk örf ve adetlerine uymadığı iddiası ile şikâyete konu olmuş, kraldan çok kralcı olan Konak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü durumdan vazife çıkararak öğretmenlerin ifadelerinin alınması ile ilgili okul idaresini görevlendirmiştir. 

İzmir merkezde bunlar yaşanırken cin fikirli Ödemiş İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ise laik ve bilimsel eğitime karşı başka bir proje yürütüyor.  Ödemiş Kaymakamlığı ve İlçe Milli eğitim Müdürlüğü bir proje hazırlıyorlar. Projenin tam adı “Paramı Biriktiriyorum, Kitabımı Alıyorum, Okumayı Seviyorum, Okuyorsan Varsın, Var mısın Okumaya, Kitap Okuma Günleri”. Proje Kapsamında Ödemiş merkezindeki tüm ilk ve ortaokul öğrencilerine kumbara dağıtılarak öğrencilerin para biriktirmesi ve sonra bu biriken paralarla sırf bu proje için açılacak olan mini kitap fuarından kitap alışverişinde bulunulması planlandı. Buraya kadar sorun bunun neresinde dendiğini duyuyor gibiyiz. Ama bu mini kitap fuarında satışa sunulacak kitapları ve yayınevlerini gördüğünüzde durum hemen anlaşılıyor: Gonca, Muştu, Altın Burç, Işık, Sütun, Rehber Yayınevleri. Satışa sunulan 538 kitaptan 137`sinin ismi Allah bizi seviyor seti, Benim dinim seti, Konuşan bebek Hz. İsa, Sahabe hayatından tablolar, Peygamberimizin hatıralar serisi,  Allah`ın güzel isimleri serisi,  İnanç serisi, Risale hikâyeler serisi vb. Kalan kitapların da içeriği incelendiğinde bu 137 kitaptan hiçbir farkı olmadığı görülüyor. Gerçi haksızlık yapmayalım arada çocuk ve gençlik edebiyatından (TERCÜMELERİ ahlaki yöne dikkat edilerek yapılmış) kitaplar da yok değil.

 Bu projeyi yürüten Ödemiş İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü okuma alışkanlığı kazandırma bahanesi ile bilimsel ve laik eğitime yönelik bu tutum ve uygulamalardan ve belli yayınevlerine dolaylı maddi destek sağlamaktan derhal vazgeçmelidir.

Biz eğitim emekçileri gerek Bakanlık tarafından gerekse il ve ilçe milli eğitim müdürlükleri tarafından imzasız dilekçeler, ALO 147 şikâyet hatları gerekçe gösterilerek çağdaş, bilimsel, laik eğitime karşı yürütülen saldırılara izin vermeyeceğiz.  

Karanlığı karşı aydınlığı, hurafeye karşı bilimi savunmaya devam edeceğiz.

        Abdullah TUNALI

                                   EĞİTİM SEN İZMİR ŞUBELERİ ADINA

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu