AKP hükümetinin baskı sürgün kadrolaşma politikalarının uygulamalarını İstanbul Fatih ilçesinde örgütlü olduğumuz iş yerlerinde sözde demokrasi çığırtkanlığı altında bir kez daha yaşamaktayız. Bu gerici uygulamalarla ne ilk nede son kez karşılaşıyoruz.
En son Eğitim-Sen İstanbul 8 Nolu Şubeye bağlı Çapa Atatürk İlköğretim Okulunda bu politikaların sonucu olarak yaşanan sürgünle ilgili 16.10.2008 tarihinde Eğitim-Sen Şube lokalinde basın toplantısı yapılarak kamuoyu bilgilendirilmiş.
17.10.2008 Cuma günü İstanbul Fatih İlçesi`nde bulunan Çapa Atatürk İlköğretim Okulu önünde çok sayıda eğitim emekçisi-veli ve öğrencilerin katılımıyla İlkay ÖZALP`ın sürgün edilmesine yönelik basın açıklaması yapılmıştır.
Basın açıklamasını yapan Şube Başkanı Hatun İLDEMİR; “Bilimsel, laik, demokratik eğitim mücadelesi veren Eğitim-Sen üyelerine yönelik baskı ve sürgünler artarak devam etmektedir. Her fırsatta üyemiz olan öğretmenleri cezalandırmak isteyen anlayış bir örneğini de ilçemizde sergilemiştir.
36 yıldır öğretmenlik yapan İlkay Özalp arkadaşımız, Çapa Atatürk İlköğretim Okulundan, “okulun huzurunu bozduğu” gerekçesiyle Sultangazi İlçesinde bulunan Mehmetçik İÖO`na sürgün edilmiştir.
Bu ceza ve sürgün tam da Aziz Nesin mizahına uygun bir uygulamadır. Üyemiz hak kaybına uğramış, sürgün edilmiştir.
Bütün bunlar AKP`nin okullarda kadrolaştığının bir göstergesidir. Kara mizah olacak gerekçelerle öğretmenleri sürgün etmek de ki amaç; konuşan, direnen, herkese eşit, bilimsel, demokratik, laik eğitim mücadelesi veren öğretmenleri cezalandırarak bütün öğretmenler üzerinde baskı uygulamak, sindirmek, yıldırmak, susturmak, göz dağı vermek ve örgütlü mücadelemizi engellemektir.
Eğitim-Senin köklü bir mücadele geleneği vardır. AKP hükümetinin adım adım uygulamaya koyduğu gerici, bilimsellikten uzak eğitime karşı; herkese eşit, demokratik, laik, bilimsel eğitim mücadelesini vermeye devam edecektir”…dedi.
Öğrenci velileri adına söz alan Emel ÇOLAK” İlkay öğretmenin okul açıldığından beri çocuklarımızla çok güzel iletişim kurmuş, çocuklarımıza kendini sevdirmiş. İstediğimiz nitelikli eğitimi sınıfında uygulamıştır. Dolayısıyla çocuklarımızın mutluluğu bizim mutluluğumuz olmuştur. Öğretmenimizin başka bir okula gönderilmesi bizleri üzmüş ve yıkmıştır. Çocuklarımız sarsılmış, psikolojileri bozulmuş ve okuldan uzaklaşmışlardır. Öğretmenimizin bir an önce görevine iade edilmesini istiyoruz” dedi.
Basın açıklaması öğrencilerin, velilerin ve eğitim emekçilerinin “İlkay Öğretmen Yalnız Değildir” “Yaşasın Bilimsel, Demokratik, Laik Eğitim” “Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz” sloganları ile sona ermiştir.











