Üyelerimiz bağlı olduğumuz Kamu Emekçileri Konfederasyonu(KESK)‘in aldığı karar doğrultusunda 25 Kasım 2009 günü bir günlük uyarı grevine katılmıştır. Üyelerimizin hizmet üretimden gelen gücün kullanılması yönündeki karara katılmaktaki amaçları suç işlemek değil, AKP hükümetinin 2008 yılından bu yana tüm ekonomik, demokratik ve sendikal talepleri geri çevirmesi, toplu görüşmelerle kamu emekçilerinin oyalanarak önceden belirlenen zam oranlarının dayatılması, toplu sözleşme ve grev hakkının AHİM kararlarına rağmen tanınmamasıdır. Bu eyleme katılmaları nedeniyle birçok üyemiz hakkında disiplin soruşturması açılmış ve bir gün mazeretsiz olarak göreve gelmedikleri suçlamasıyla savunmaları istenmiş ve soruşturma sonucunda üyelerimizin büyük çoğunluğuyla ilgili Danıştay ve AHİM kararları doğrultusunda işlem yapılmasına gerek olmadığı ve sendikal bir hak olduğu belirtilerek mazeretli sayılmaları yönünde karar verilirken bir kısım üyelerimize ise disiplin cezaları verilmiştir. Bu cezalardan aylıktan kesme gibi iç hukukta yargı yolu tanınmış olanlara karşı sendikamız üyeleri adına idari yargı yoluna başvurmuştur. Söz konusu cezalardan 657 sayılı yasa kapsamında verilen uyarma ve kınama cezaları içinse bir üst disiplin amirine itiraz edilmiş. büyük çoğunlukla söz konusu itirazların reddine karar verilmiştir. Bu durumda olan üçyüzü aşkın üyemiz içinse iç hukukta bir yargı yolu olmadığından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi‘ne bireysel başvuru yapılmıştır. İzmir, Diyarbakır, Siirt, Kayseri, Mardin, Malatya, Osmaniye, Kars, Konya, Muğla, İstanbul, Eskişehir ve Hatay illerinden kınama cezası alan üyelerimiz ve sendikamız adına yaptığımız başvuruda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi‘nin ihlal, tazminat ve başvuru masrafları ile avukatlık ücretine karar vermesi talep edilmiştir.
Mehmet BOZGEYİK











