24 Eylül‘de yaptığımız grev, eğitimin, eğitim ve bilim emekçilerinin sorunlarına dair grevimize genelde Ortadoğu‘da özelde de Kobane‘de yaşanan gelişmelerin gölgesinde gittik. Bu nedenle Kobane‘de yaşanan gelişmelere özel olarak dikkat çekmek için Şanlıurfa‘daki 24 Eylül grev açıklaması, Genel Sekreterimiz Sakine Esen Yılmaz`ın da katılımıyla Suruç‘ta sınır bölgesinde yapıldı.
Genel Sekreterimizin yaptığı açıklamanın metni:
Kobanê İnsanlık İçin Direniyor!
İnsanlığın Geleceği İçin Direnenleri ve Mücadele Edenleri Selamlıyoruz!
Ortadoğu`da yıllardır emperyalistler tarafından desteklenen eli kanlı çeteler bir süredir Irak`ta, Suriye`de ve Rojava`da mazlum halkları kıyımdan geçiriyor, kadın çoluk çocuk demeden kitlesel katliamlar yapıyor. Yüzyıllardır bir arada kardeşçe yaşayan farklı kimlik, inanç ve mezhepten halkları karşı karşıya getirmek istiyorlar.
Emperyalistlerin yüzyıl önce Ortadoğu`da halkları ve inançları düşmanlaştırarak kurdukları düzen artık çökmüştür. Halkların kendi kaderini belirleme hakkına karşı yapılan her saldırı, her katliam, açıkça insanlığa karşı işlenmiş büyük bir suçtur. Katliamcı IŞİD çetelerini besleyenler, bugün Ortadoğu`da yaşanan katliamların ve acıların bir numaralı sorumlusudur.
Bugün Ortadoğu halklarının başına bela olan katliamcı IŞİD çetelerini kim yaratmıştır? Siyasi iktidar, Suriye rejimini devirmek ve Rojava`da yaşayan Kürtlerin, Arapların ve Süryanilerin kendi ortak geleceklerini kendilerinin belirlemesini engellemek için IŞİD ve diğer El Kaideci-Selefi çetelere başta silah yardımı olmak üzere her türlü desteği veriyor. Bölgede yıllardır sürdürülen ayrımcı ve mezhepçi politikalardan güç alan IŞİD çetelerinin herhangi bir dış destek almadan bu kadar hızlı ilerlemesi, Türkiye sınırlarına dayanması mümkün değildir.
IŞİD`in Irak`taki Ezidilere, Türkmenlere, Şiilere, Hıristiyanlara karşı, Rojava`da Kürtlere karşı vahşi saldırı ve katliamların sorumluları sadece IŞİD çeteleri değil, onlara hem ekonomik hem de siyasi destek veren işbirlikçi ülkeler ve hükümetlerdir. Bugüne kadar yaşanan katliamın, yitirilen her canın sorumlusu yıllardır IŞİD gibi katliamcı çeteleri koruyan ve kollayanlardır.
IŞİD herkesin gözü önünde katliam yaparken, Başbakan Davudoğlu IŞİD katillerine “Öfke birikmesiyle ortaya çıkmış bir topluluk” diyerek, Cumhurbaşkanı Erdoğan tüm dünyanın gözü önünde katliam yapan bu çete üyelerine “yabancı savaşçılar” diyerek IŞİD`e nasıl büyük bir sempati ile baktıklarını göstermişlerdir. Bu tutum ve kullanılan ifadeler, Türkiye hükümetinin IŞİD çetelerinin yaptığı katliamlardaki payını görmemiz açısından ayrıca önemlidir.
Aylardır IŞİD kuşatması altında olan Rojava, emperyalizm ve gericiliğin tüm saldırılarına rağmen halkların kendi geleceklerini kendileri belirleyebileceklerinin; her milliyet ve inançtan halkların birlikte, kardeşçe ve barış içinde yaşayabilmelerinin mümkün olduğunu göstermiştir. Kürtlerin, Arapların, Süryanilerin ve diğer bölge halklarının Rojava`da kurdukları örnek yönetim modelinin kuşatma, ambargo ve saldırılarla yok edilmek istenmesinin nedeni açıktır.
Yıllardır din, dil, etnik kimlik ve inanç farklılıklarına rağmen, halkların barış ve huzur içinde bir arada yaşamasına karşı gerçekleştirilen IŞİD saldırıları ve katliamları karşısında insanlık yeni bir sınavla karşı karşıyadır. IŞİD`in son günlerde giderek şiddetlenen saldırıları ve yaptığı katliamlar karşısında sessiz kalmak, Alevilere, Şiilere, Türkmenlere, Ezidilere, Hıristiyanlara yönelik saldırıların şiddetlenerek artacağının işaretlerini vermektedir.
Ortadoğu`yu kan gölüne çeviren emperyalistlerin ve işbirlikçilerinin mazlum halkların dostu ve kurtarıcısı olamayacağı açıktır. Emperyalistlerin derdi, dünyanın en önemli petrol ve doğalgaz kaynaklarına sahip olan Ortadoğu`nun yeraltı ve yerüstü zenginliklerinin yağmalanmasıdır. Bölge halklarına açlık ve ölümden başka bir şey getirmeyen savaşların bedelini bir kez daha bölge halkları ödemektedir. Her şeye rağmen halklar, sömürüden ve barbarlıktan beslenenlere hak ettiği yanıtı verecektir. Bölge halkları, kendi kaderlerini kendilerinin belirleyecekleri, barış içinde kardeşçe yaşayacakları bir geleceği kendi elleriyle yeniden inşa edeceklerdir.
İnsanlık dışı katliamlarla gündemde olan IŞİD, günlerdir Rojova`nın Kobanê kantonuna büyük bölümü Türkiye tarafından sağlandığı iddia edilen tanklar, füzeler ve ağır silahlarla saldırıyor. Temmuz ayındaki IŞİD saldırısını püskürten Kobanê halkı, günlerdir büyük bir özveriyle direniyor. Biliyoruz ki Kobanê`ye yönelik bu saldırı, sadece Kobanê halkına yönelik bir saldırı değildir. Kobanê`nin, Rojava`nın savunulması, insanlığın ve halkların onurlu geleceğinin savunulması anlamına gelmektedir. Bugün Kobanê, sadece Kürtler için değil, tüm insanlık için, hepimiz için direnmektedir. Bu nedenle Kobanê`nin savunulması, aynı zamanda insanlığın en temel değerlerinin savunulması anlamına gelmektedir.
Bugün ağır bir saldırı altındaki Kobanê`yi savunmak, sadece IŞİD barbarlığına karşı değil; emperyalist ülkelerin savaş ve işgal planlarına karşı da halkların kardeşliğini ve demokratik geleceğini savunmak demektir. Günlerdir insanlık için, halkların geleceği için direnen Kobanê direnişini selamlıyor, IŞİD çetelerine ve arkasındaki siyasi güçlere asla geçit vermeyeceğimizin bilinmesini istiyoruz.
IŞİD barbarlığına ve emperyalist planlara karşı tüm emek ve demokrasi güçleri, farklı kimlik ve inançtan halkları güçlerini halkların kardeşliği için seferberlik ruhuyla dayanışmaya ve mücadeleyi büyütme göreviyle karşı karşıyadır.
Emperyalizmden, işbirlikçi baskıcı rejimlerden ve IŞİD gibi çetelerden ancak ve ancak halkların kardeşliği, birliği ve ortak mücadelesi ile kurtulabiliriz; halkların ve inançların bir arada kardeşçe yaşayacağı bir geleceği hep birlikte kuracağımıza inanıyoruz.
YAŞASIN HALKLARIN KARDEŞLİĞİ!












