Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) Raporu’na Göre, Eğitim Sistemleri Göçmen Çocuklarını Batağa İtiyor

Gelişmiş Batılı devletlerin göçmen sorunuyla yüz yüze olduğu şu günlerde, OECD`nin sonuçlarını kamuoyuyla paylaştığı bir rapor oldukça anlamlı. OECD`nin sonuçlarını 15 Mayıs 2006`da kamuoyuyla paylaştığı bu rapora göre, gelişmiş ülkelerin eğitim sistemleri, göçmen aile çocuklarının içinde yaşadıkları yeni toplumsal dokuyla bütünleştirilmeleri konusunda oldukça başarısız. Bazı OECD ülkelerinde göçmen çocukları, o ülkede doğup büyüyen yaşıtlarının eğitim seviyesinden iki yıl geride kalabiliyor.

Rapor özellikle Avrupa ülkelerinde artan göçmen nüfusun gereksinimleri doğrultusunda, mevcut eğitim sistemlerinin tehditleri ortadan kaldırmakta etkisizleştiğinin altını çiziyor ve çözümün hiçbir şey yapmamaktan geçmediğini belirtiyor. Özellikle gelişmiş ülkelerde göçmenlerin işsizlik oranlarının ev sahibi toplumun işsizlik oranlarının 2 veya 3 kat fazla olabildiğine vurgu yapan OECD Raporu, bu konuda eylemsizliğin faturasının eylemliliğe göre çok daha fazla olabileceği uyarısını yapıyor.

Yine araştırmaya göre, Avusturya, Belçika, Danimarka, Almanya, Norveç ve ABD gibi gelişmiş ülkelerde yaşayan ve eğitim yaşamlarının tamamını göç edilen ülkede geçiren göçmen çocukların yaklaşık %30`undan fazlası, PISA Araştırması kapsamındaki matematik performansı bakımından da oldukça geride. Avustralya ve Kanada dışındaki tüm OECD üyesi ülkelerde, ikinci kuşak göçmen çocuklarının en az % 20`si standartların gerisine düşüyor.

Rapor aynı zamanda göçmen aile çocuklarında yarattığı etkiler bakımından okul sistemlerinin farklılaştığının da altını çiziyor. Kanada ve Avustralya`da göçmen aile çocuklarının ev sahibi ülkede doğup büyüyen çocuklarla aynı düzeyi yakaladığını da belirten rapor, diğer OECD üyesi ülkelerde bu sonuca ulaşmanın oldukça zor olduğuna da vurgu yapıyor.

Rapora göre, göçmen aile çocuklarının başarısızlıklarında dilin ve kendi ülkelerinin coğrafi özelliklerinin de etkisi olabilir. Ancak bu, ülkeler arasındaki farklı performansları açıklamak için yeterli bir neden değil. Rapor bu noktada Türkiyeli göçmen çocuklar örneğini veriyor. Buna göre Türkiye`den Almanya`ya göç eden ailelerin çocukları, Türkiye`den İsviçre`ye göç eden ailelerin çocuklarına göre oldukça başarısız bir eğitim performansı sergilemektedirler. Bu da, tek faktörün dil ya da coğrafi özellikler olmadığının kanıtı olarak sunulmaktadır.

Ayrıca bir dizi ülkede ikinci kuşak göçmen çocuklarının birinci kuşak göçmen çocuklarıyla hemen hemen aynı düzeyde kötü performans sergileyebildiğinin de altını çizen rapor; bazı OECD ülkelerinde ise ikinci kuşak göçmen çocuklarının ev sahibi toplumun çocukları ile hemen hemen aynı eğitim performansını gösterebildiğini belirtmekte ve kamusal politikaların bu noktada fark yaratıcı olabileceğine dikkatleri çekmektedir.

 

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu