Eğitim Sen 8. Dönem 7. Genel Meclis Toplantısı Başladı

Eğitim Sen 8. Dönem 7. Genel Meclis toplantısı, tüm Merkez Yürütme Kurulu üyeleri, şube başkanları, merkez denetleme ve disiplin kurulu üyelerinin katılımıyla 19 Nisan 2013 günü (bugün) başladı.
 

Eşit, özgür, demokrasi bir ülke mücadelesinde yaşamını yitirenler anıldıktan sonra Merkez Mali Sekreterimiz Abdullah Karahan, 25 Haziran`da gözaltına alınarak tutuklanan Genel Sekreterimiz Mehmet Bozgeyik ve Merkez Kadın Sekreterimiz Sakine Esen Yılmaz`ın özgürlüklerine kavuştuğu, mücadelemizde yeniden yan yana olduğumuz için mutlu olduğumuzu; ancak henüz cezaevinde bulunan 94 KESK`linin de serbest bırakılmasıyla tam mutlu olacağımızı dile getirdi.

    

Karahan`dan sonra konuşan Genel Sekreterimiz Mehmet Bozgeyik, en son 19 Şubat`ta tutuklanan KESK`lilerin ve tüm diğer KESK`lilerin de tez zamanda özgürlüklerine kavuşmasını diledi. 10 aylık tutukluluk dönemlerini, sendikal ve siyasal süreçten kopmadan geçirdiklerini dile getiren Bozgeyik, yeniden KESK`lilerle omuz omuza mücadelede olmalarından mutluluk duyduklarını da belirterek, Genel Kurul`un önümüzdeki döneme uygun bir mücadele hattı belirlememizi sağlayacağına inandığını ifade etti. 

   

Merkez Kadın Sekreterimiz Sakine Esen Yılmaz ise “Cezaevinde mektupları getirdiklerinde ‘Sendikacı olmak böyle bir şey demek ki` derlerdi; çünkü en çok mektup bizlere gelirdi. Diğer tutuklular ise ‘KESK bizim için de eylem, basın açıklaması yapsın, size ne kadar sahip çıkıyorlar` derlerdi. Bu iki olay, KESK`in nasıl bir dayanışma ruhuna sahip olduğunu bir kez daha gösteriyor. Hep birlikte ve daha güçlü mücadele edecek olmamız çok güzel” diyerek konuşmasını yaptı. 

Genel Başkanımız Ünsal Yıldız ise konuşmasında Türkiye ve dünyada yaşananlara ilişkin değerlendirmede bulundu. 

Türkiye`nin AKP eliyle Ortadoğu`da yürütülen sürecin bir parçası kılındığını ve son dönemde yaşananların da emperyalistlerin bölge politikalarında AKP`ye yüklediği taşeronluk rolünü gösterdiğini ifade etti. 

İçinde bulunduğumuz dönemde gerçek laiklik mücadelesinin önemine değinen Yıldız, “Fazıl Say`a verilen ceza, dün açıklanan 4+4+4`ün iptali isteminin red gerekçeleri, ülkemizde dinsel referansların ne denli belirleyici olduğunu gösteriyor. 4+4+4`e ilişkin yargı kararında, din derslerinin, topluma seçenek olarak sunulması olarak yansıtılması, yargının da bu düzenin mevcut siyasal ilişkisinin yerleştirmesinde büyük rol oynadığını gösteriyor. Bu düzen elbette ki sadece Türkiye`ye özgü bir düzen değil. Bölge düzleminde de ABD eliyle Sünni İslamcı bir ittifak yaratılıyor. Bu ittifak, gittikçe bölgesel savaşı ortaya çıkarmaya dönük bir ittifak. Dolayısıyla bugün, gerçek laiklik mücadelesini vermek, emperyalist müdahaleye ve sömürü düzenine de karşı çıkmaktır. Bu nedenle gerçek laiklik temelinde bir mücadele sürdürmek, en önemli görevlerimizdendir” dedi. 

Yıldız, 30 yıldır süren ve halklar arasına nefret tohumları eken savaşın sona ermesinde önemli gelişmelerin yaşandığını ve bunların sevindirici gelişmeler olduğunu dile getirdi. Bugüne kadar barışı savunan emek ve demokrasi güçlerinin akan kanı durdurmaya yönelik her adımı tereddütsüz desteklemesi gerektiğini ifade eden Yıldız, “Bu, bugüne kadar sürdürdüğümüz barış mücadelesinin gereğidir. Şimdi ‘Aman ha uzak duralım` deme zamanı değil; yıllardır savunduklarımızdan hareket ederek yürüttüğümüz mücadeleden aldığımız güçle, bağımsız bir inisiyatif kurma iradesini göstermemiz gerekmektedir” dedi. 

Yıldız, konuşmasına, “Geçtiğimiz günlerde Dicle`de gerçekleştirilen saldırı, AKP`nin artık sadece sokakları sınırlamaya çalışmadığını; muhalefetin önüne istediği her zaman çıkaracağı bir sokak gücü oluşturmaya çalıştığını da gösteriyor. Bu, bizleri yargıda, iş güvencemizde bekleyen geleceğin sokakta da karşılığını daha çok bulacağını gösteriyor” dedi. 

Anayasa sürecine ilişkin ise anayasa ile AKP`nin fiili olarak yürüttüğü sivil dikta rejimini kurumsallaştırmayı amaçladığını dile getiren Yıldız, başkanlık, yarı başkanlık, partili cumhurbaşkanlığı gibi tartışmaların bu hedefi değiştirmeyeceğini de belirtti. Eşitlik ve özgürlükten azade bir anayasa sürecine karşı, bugünden hazırlıklı olmanın da önemine dikkat çekti. 

Taşeronluğu, güvencesiz çalışma koşullarını her alanda yaygınlaştıran AKP`nin 657 sayılı yasada yapmak istediği değişikliklerle emekçilerin kazanılmış haklarını ve iş güvencelerini tamamen ellerinden almaya çalıştığını dile getiren Yıldız, sermayenin geleceğini güvence altına almayı hedefleyen bu sürece mücadelemizi yükselterek yanıt vermemiz gerektiğini de ifade etti. 

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu