Dünya Kadın Yürüyüşü

“KESK’li Kadın Tutuklularla Dayanışma İçinde Olacağız”

21 Nisan’da Karaköy TMMOB’de buluşan dünya kadın yürüyüşçüleri farklı ülkelerde kadınların yaşadıkları sorunları paylaştılar. Forumda dikkati çeken en önemli konu farklı ülkelerde de olsalar kadınların benzer sorunlar yaşadıklarıydı.

DKY toplantısının açılışını ve moderatörlüğünü KESK adına KESK Kadın Birimi üyesi Nevin Kaplan gerçekleştirdi. KESK sözcüsü Nevin Kaplan açılış konuşmasında; ülkemizdeki ve dünyadaki kadın hareketini değerlendirerek, sendikal hareket, küresel ekonomik kriz, yoksullaşma,  barış ve sivilleşme konularına değindi. Kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin durdurulması için acil eylem planlarının yapılması gerektiğini aktaran Kaplan, kadınların hayatı değiştirmek ve örgütlemek için önce kendilerini örgütlenmesi gerektiğini, ancak siyasal yaşamdaki kadınların düşüncelerinden dolayı tutuklandıklarını, KESK’li kadınların halen tutuklu olduklarını vurguladı.

Kaplan konuşmasında; “Tüm dünyada kadınların rengi, dili, dini, ırkı ne olursa olsun sorunlar ortaktır,  dayanışma içinde olmak gerekir, kadınların birlikte hareket etmesi ve mücadeleyi ortak yürütmesi halinde ‘Başka Bir Dünya Yaratmak’  mümkün olacaktır” dedi.

DKY  sözcüsü Myrim kadınların hemen her yerde baskı ve tutuklamalarla karşı karşıya olduğunu devletlerin kadın mücadelesini bu yolla kriminalize  etmek istediklerini belirterek Türkiye’deki tutuklu kadın sendikacılarla dayanışma içinde olacaklarını aynı dayanışmayı başka ülkelerden  kadınları için de  göstermemiz gerektiğini vurguladı.  AVİD’İN  oldukça ticari bir organizasyon  olduğunu belirten Myrim, “Kadınların gelirleri  sınırlı ayrıca böylesi toplantılar daha şeffaf ve herkesin katılımına açık olmalı “dedi. Myrim, “DKY’nin 5 yılda yapılan bir yürüyüşten ibaret olmadığını tüm dünyada ortak sorunlara ortak çözümler üreten bir organizasyon olduğunun altını çizerek 10 Aralık’ta feminist eylem çağrısı yapacağız.” dedi.
Portekiz’den katılan yürüyüşçü, ülkesinde kadınların ekonomik krize bağlı olarak haklarını her geçen gün kaybettiklerini, ülkesindeki bir doğum hastanesinin kapatılmayla yüz yüze olduğunu, kadınları iş güvencesinden ve eğitim hakkından mahrum kaldığını bunlara tepki göstermek istediklerinde polis şiddetine maruz kaldıklarını belirterek, önümüzdeki dönemde krizin etkileri konulu organizasyonlar gerçekleştirmek istediklerini ifade etti.
Amerika temsilcisi, 1974’te Şili’de gerçekleşen darbeden dolayı Kanada’ya siyasi sığınmacı olarak gitmek zorunda kaldığını Kanada’da iş başında olan hükümetin muhafazakâr ve kökten dinci olduğunu, rahiplere para aktardığını buna karşı aile planlaması ve kürtaj ile ilgili düzenlemelerle kadınların var olan bedensel haklarının geri alınmak istendiğini belirtti. Kanada’da yoğun bir özelleştirime programı olduğunu ve buna karşı mücadele ettiklerini  ayrıca Kesk’li kadın tutuklularla dayanışma içerisinde olacaklarını ifade etti.

Guatemala temsilcisi, foruma katılan tüm kadınların şiddet ve tutuklamalardan bahsettiğini bu yüzden dayanışmadan daha fazlasına ihtiyaç olduğunu ifade ederek Guatemala’da yılda 600 kadının öldürüldüğünü, uluslar arası şirketlere karşı yaptıkları eylemlerden ötürü cezalandırıldıklarını şu an 260 kişinin hapse girme ihtimali bulunduğunu, bunlardan birinin de kendisi olduğunu söyledi.

Tunus: Dünya Kadın Yürüyüşü’ne Arap dünyasının ilk defa temsil edildiğini ve bunun son derece önemli olduğunu belirten Demokrat Tunus Kadınlar Derneği üyesi sendikacı temsilci, Tunus’ta kökten dincilerin toplumun % 17’sini oluşturduğunu buna karşı % 47’lik bir destekle anayasanın şerri kurallara göre yeniden düzenlenmek istendiğini belirtti. Yapılmak istenen değişikliklerle çok eşliliğin yeniden getirilmek istendiğini, ayrıca zorunlu eğitimin kaldırılarak kadınların eğitim hakkından mahrum bırakılmak istendiğini vurguladı. Öte yandan Tunus temsilcisi “ Şu anda en çok Filistinli kadınlarla dayanışma içinde olmalıyız “ dedi.

Malezya: Malezya’da hapishanelerde pek çok kadın bulunduğunu, ülkedeki en temel sorunun ise işsizlik olduğunu belirten Malezya temsilcisi, buradaki kadınların çoğunun çağrı merkezlerinde çok ağır koşullarda çalıştığını ayrıca ülkesinde fuhşun çok yaygın olduğunu belirtti.

Bangladeş: Ülkesinde ataerkilliğin baskın bir yapı olduğunu belirten temsilci,kadınların eğitim ve ekonomi konusunda çok geride olduklarını okumak veya çalışmak isteyen kadınların eşleri tarafından ağır şiddete maruz bırakıldıklarını belirtti.

Foruma Türkiye’den SKM (Sosyalist Kadın Meclisleri )temsilcisi kadına yönelik şiddetin AKP iktidarı döneminde %1400 arttığını ve buna yönelik çalıştıklarını ifade etti. DÖKH (Demokratik Özgür Kadın Hareketi) temsilcisi  ise Kürt sorunundan kaynaklı olarak kadınların devlet şiddeti, göç vb. pek çok sorun yaşadığını, buna karşı DÖKH olarak pek çok kampanya yürüttüklerini ifade etti.

Toplantıya KESK adına katılan Eğitim Sen Merkez Kadın Sekreteri Sakine Esen Yılmaz ise sendikal hak ve özgürlüklerin kısıtlandığını KESK’İN yalnızca ekonomik temellerde mücadele yürüten bir sendikal anlayışla değil ülkenin demokratikleşmesi ve Kürt sorunun barışçıl çözümü için de çaba sarf ettiğini bu sebeple de baskılara maruz kaldıklarını belirtti. KESK ve bağlı sendikaların üye ve yöneticilerinin çeşitli cezalara çarptırıldıklarını halen 40 kadar KESK üyesinin cezaevinde olduğunu, son olarak aralarında KESK Kadın Sekreteri Canan Çalağan’ın da bulunduğu 15 kadın üye ve yöneticinin 13 Şubat’ta gözaltına alınarak tutuklandığını belirten Esen, “Arkadaşlarımızın 8 Mart öncesi gözaltına alınmaları KESK’İN yürüttüğü kadın mücadelesi ile ilgilidir. KESK  bir taraftan emek mücadelesi yürütürken diğer taraftan kadın istihdamının arttırılması, kadına yönelik şiddetin son bulması, Kürt sorununun demokratik barışçıl yöntemlerle çözülmesi için mücadele etmektedir. Arkadaşlarımızın tutuklanmasının altında yatan temel neden de budur” dedi.

Tutuklu kadın sendikacılarla dayanışma çağrısında bulunan Sakine Esen Yılmaz, tutuklu kadınlarla ilgili hazırladıkları broşürleri dağıttı.

 

fotograf11-2012-04-26
Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu