Danıştay 2. Dairesinin Yürütmenin Durdurulması Kararının İçeriği
Danıştay 2. Dairesi, Milli Eğitim Bakanlığının 23 Ağustos 2005`te yayımladığı “Anadolu Liselerine Öğretmen Seçimine” ilişkin genelgenin yürütmesini oybirliği ile durdurdu.
Daire`nin kararında, Anadolu Liselerinde görev yapacak öğretmenlerin, “Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Anadolu Liseleri Öğretmenlerinin Seçimi ve Atamalarına İlişkin Yönetmelik” gereği yapılacak sınavla atanması gerektiği, Anadolu liselerine öğretmen ataması için 2000 yılında yapılan seçme sınavından sonra hiç sınav yapılmamasının yönetmelikte yer alan emredici hükümler karşısında sınavsız atamayı gerektirmeyeceği, genelgede yeterli belirleme yapılmaksızın sınavsız, hatalı uygulamalara yol açacak şekilde düzenlemeler getirildiği kaydedildi.
Kararda ” ana kuralın ihlal edilerek, sınavsız atamalarla boş kadroların doldurulmaya çalışılması, sicil, liyakat ve kıdem gibi unsurların yönetmelikte öngörüldüğü şekilde dikkate alınmaması sonucu bu okullara atamaları düzenleyen yönetmelik hükümlerine aykırı bir genelge yürürlüğe konulmuştur.” Denildi.
Kararda, bakılan davayla aynı nitelikte açılmış dava dosyalarının incelenmesinden, adaylığı kaldırılarak 2004 yılında Anadolu liselerine atanan öğretmenlerin çok kısa bir süre sonra norm kadro fazlası öğretmen olarak dava konusu genelge uyarınca başka Anadolu liselerine atandıklarının anlaşıldığı ifade edildi.
“Bu ve benzeri uygulamalar da, 5 yıl sınav açılmayarak fırsat eşitliğinin zedelendiğini göstermektedir” denilen kararda, şöyle denildi:
“Anadolu liselerine atanmada asıl olan sınav olduğuna ve normlar hiyerarşisinde daha alt sırada bulunan dava konusu genelgeyle yönetmeliğin seçme sınavına ilişkin hükümleri uygulanmayarak sınav usulü kaldırılmak suretiyle sınavı kazanamayan veya sınava girmeyenlere de yönetmelik hükümlerine aykırı biçimde Anadolu liseleri öğretmenliğine atanma önceliği tanındığı anlaşıldığından dava konusu genelgenin tümünde hukuka uyarlık görülmemiştir.”
Kararın İdare Hukuku İlkelerine Göre Değerlendirilmesi
İdare Hukuku İlkelerine göre, bir iptal davasında verilmiş olan Yürütmenin Durdurulması kararları, iptali istenen idari tasarrufu ve ona bağlı işlemleri kuruldukları tarihten itibaren ortadan kaldırarak, o tasarrufun kurulmasından önceki hukuki durumu ortaya koyar. Yürütmenin durdurulması kararı üzerine, eski durumun geri gelmesi, kimi durumlarda kendiliğinden, kimi durumlarda da idarenin alacağı yeni bir karar ile olur. Kısaca belirtmek gerekirse, yürütmenin durdurulması kararı verilmesi üzerine, eski durum geriye gelir. Eski durumun geri gelebilmesi için, idarenin bunu sağlayacak bazı işlemlerde bulunması gerekir.
Yine İdari Yargılama Usulü Kanununa göre İdare, yürütmenin durdurulması kararını 30 gün içinde uygulamak zorundadır.
İdare Hukukunu Kurallarının Söz Konusu Dava Açısından Değerlendirilmesi
Milli Eğitim Bakanlığı söz konusu Genelgeyi yayımlamış ve bu Genelgeye göre bazı işlemler tesis etmiştir. Bu uygulama üzerine, bazı öğretmenler, Anadolu Liselerine Öğretmen olarak seçilmiş, atanmış ve görev yapmaktadır. Bazı öğretmenler ise, yürütmesi durdurulan genelge nedeniyle, kriterlere uymadığı gerekçesiyle Anadolu Liseleri öğretmenliğine atanamamıştır.
Milli Eğitim Bakanlığı, İdare Hukuku kurallarına göre, Danıştay 2. Dairesinin yürütmenin durdurulması kararını 30 gün içinde uygulamak ve Genelgeye göre yaptığı işlemleri iptal etmek zorundadır. Akabinde de, eğitimde kargaşaya yol açmamak için ivedilikle, “Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Anadolu Liseleri Öğretmenlerinin Seçimi ve Atamalarına İlişkin Yönetmelik” e uygun olarak bir sınav yapmak ve Anadolu Liselerinde görev yapacak öğretmenleri bu yöntemle seçmek zorundadır.
Ancak Milli Eğitim Bakanlığı`nın bu güne kadar ki tavırlarından, söz konusu yürütmenin durdurulması kararını, çeşitli bahanelerle uygulamayacağı yönünde bir sonuç çıkarmaktayız. Bu nedenle, yürütmesi durdurulan Genelgedeki kriterlere uymadığı gerekçesiyle Anadolu Liselerine Öğretmen olarak atanamayanların, öncelikle Bakanlığa başvurarak, “Genelgenin yürütmesinin durdurulduğunu, dolayısıyla Genelgeye bağlı olarak yapılan kendi branşına ilişkin, bulunduğu ildeki atamaların iptal edilmesini talep etmeleri, eğer başvuruları reddedilirse de İdare Mahkemesine dava açarak, başvurularının reddine ilişkin işlemin iptalini ve dolayısıyla Genelgeye göre yapılan atamaların iptal edilmesini istemeleri gerekmektedir.
Böyle bir davanın sonucunda yargının ne yönde bir karar alacağını kestirmek şu an için mümkün olmamakla birlikte, Mili Eğitim Bakanlığı Danıştay 2. Dairesinin yürütmenin durdurulması kararını kendiliğinden uygulamazsa, söz konusu Genelge nedeniyle hak kaybına uğrayan öğretmenler için, başkaca bir hukuki yol da bulunmamaktadır.











