12 Mayıs 2007`de Anneler Günü dolayısıyla Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Nimet Çubukçu`ya gönderdiğimiz mektuplara yanıt geldi. Anneler Günü mektuplarında, kadınlar ve annelerin ekonomik, sosyal, siyasal sorunlarına, yoksulluğa, çalışma yaşamında karşılaştıkları güçlüklere ve çatışmalı ortama dikkat çekerek, bu sorunlar çözülmeden anneler gününü kutlamanın mümkün olmayacağına dikkat çekmiştik. Sendikamızın bu sorunların çözümüne ilişkin önerilerini dile getirmiştik. Dile getirdiğimiz ve çözüm önerdiğimiz sorunlar çok ve çeşitli idi. Bunlar arasında kreş sorunu ile kadın öğretmenlerin emzirme iznine ilişkin pratikte karşılaşılan güçlükler de yer almaktaydı.
Başbakanlık sendikamızın gönderdiği mektubu inceleyerek Milli Eğitim Bakanlığına iletmiş. Dile getirdiğimiz sorunlardan ise sadece kreş ve emzirme izniyle ilgili olanlar Milli Eğitim Bakanlığınca yanıtlanmıştır.
Kuşkusuz hükümetin sendikamızın gönderdiği mektuba duyarsız kalmamış olması önemlidir. Ancak gerek dile getirdiğimiz yoksullukla mücadele, çalışma yaşamında cinsiyet ayrımcılığının ortadan kalkması ya da çatışmalara son verilmesi gibi hayati önemdeki sorunların görmezden gelinmiş olması gerekse de yanıt verilen sorunlarda da çözüme dair bir açılımın yapılmaması hayal kırıklığına yol açmıştır. Anlaşılan o ki Milli Eğitim Bakanlığı kadın öğretmenlerin süt izinlerini kullanamamaları sorununu görmezden gelmeye devam etmek istiyor. Mektupta emzirme iznine ilişkin olarak “Çalışan kadınlar çoğunlukla süt izinlerini kullanamıyorlar. Nitekim eğitim iş kolunda çalışan annelerin bu haklarını kullanmaları okul müdürlerinin insafına bırakılmıştır” demiştik. Bilindiği gibi 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, memurlara bir yaşından küçük çocuklarını emzirmeleri için günde toplam bir buçuk saat süt izni vermekte ve anneye bu sürenin kullanımında saat seçme hakkı tanımaktadır. Ancak yasanın uygulamasını düzenleyici metinler, öğretmenlerin bu haklarını kullanmalarını “eğitim ve öğretim faaliyetlerinin aksatılmadan yürütülmesi” kaydına bağlamıştır. Bu kayıt, özellikle rehber ve sınıf öğretmeni annelerin emzirme izinlerini belirleme tasarrufunu müdürlerce kullanılmasına yol açmaktadır. Mektupta bu soruna dikkat çekmiştik. Ancak bakanlığın verdiği yanıtta, düzenleyici metinlerde yer alan eğitim ve öğretim faaliyetlerinin aksatılmaması hususuna bir kez daha vurgu yapmakla yetinilmiştir.
Hükümeti anneler günü dolayısıyla gönderdiğimiz mektupta yer alan talepleri yerine getirmeye, Milli Eğitim Bakanlığını da kadın öğretmenlerin süt izinlerini kullanmalarını engelleyen bu kaydı kaldırmaya çağırıyoruz.











