Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Okul ve Kurumların Yönetici ve Öğretmenlerinin Norm Kadrolarına İlişkin Yönetmelikte 22.2.2011 günlü, 27854 sayılı Resmi Gazete‘de yayımlanan değişiklikler yapılmıştır. Bu değişikliklerden hukuka, kamu yararı ve hizmetin gereklerine aykırı olan hükümlerin iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle dava açtık.
Dava dilekçesi aşağıdadır :
DANIŞTAY BAŞKANLIĞI‘NA
” YÜRÜTMEYİ DURDURMA İSTEMLİDİR”
DAVACI : Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası
VEKİLİ : Av. Mahmut Nedim Eldem-Cinnah Cad. Willy Brant Sok.
No: 13 Çankaya/ANKARA
DAVALI : Milli Eğitim Bakanlığı-ANKARA
KONU : 10.8.1999 günlü, 23782 sayılı Resmi Gazete‘de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Okul ve Kurumların Yönetici ve Öğretmenlerinin Norm Kadrolarına İlişkin Yönetmeliğin 22.2.2011 günlü, 27854 sayılı Resmi Gazete‘de yayımlanan yönetmeliğin 2.maddesiyle değişik 10.maddesinin birinci fıkrasının b bendinin 4 numaralı alt bendinde yer alan “1” İbaresinin, 4.maddesiyle değişik 13.maddesinin ikinci fıkrasının b alt bendinde yer alan “250” ibaresinin, 5.maddesiyle değişik 15.maddesinin birinci fıkrasının c bendinin 3 numaralı alt bendinin, aynı fıkranın d bendinin 1 numaralı alt bendinin, aynı fıkranın e bendinin 1 numaralı alt bendinde yer alan “2” ve “kadar” ibarelerinin, aynı bendin 2 numaralı alt bendinde yer alan “kadar” ibaresinin, 6.maddesiyle değişik 18.maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Haziran” ibarelerinin iptali ve öncelikle yürütmesinin durdurulması istemidir.
BİLDİRİM GÜNÜ : 22.2.2011
O L A Y VE HUKUKSAL DURUM :
1.Davalı bakanlık 10.8.1999 günlü, 23782 sayılı Resmi Gazete‘de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Okul ve Kurumların Yönetici ve Öğretmenlerinin Norm Kadrolarına İlişkin Yönetmeliğin bazı maddelerinde 22.2.2011 günlü, 27854 sayılı Resmi Gazete‘de yayımlanan bir değişiklik yapmıştır. Değişen hükümlerden dava konusu olan hükümler hukuka, kamu yararı ve hizmetin gereklerine aykırı olduğundan dava açma zorunluluğu doğmuştur. Dava konusu olan hükümler eğitim ve öğretimin niteliğini dikkate almaksızın yetersiz olan öğretmen ve yönetici sayısını daha düşürerek eğitim-öğretim hizmetlerin devamını sağlamaya dönük hükümlerdir. Çünkü;
a)10.8.1999 günlü, 23782 sayılı Resmi Gazete‘de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Okul ve Kurumların Yönetici ve Öğretmenlerinin Norm Kadrolarına İlişkin Yönetmeliğin 22.2.2011 günlü, 27854 sayılı Resmi Gazete‘de yayımlanan yönetmeliğin 2.maddesiyle değişik 10.maddesinin birinci fıkrasının b bendinin 4 numaralı alt bendinde yer alan “1” İbaresi yönünden : Bu ibareyle iş eğitim merkezleri ile iş okullarında her grup, sınıf veya şube için sınıf öğretmeni norm kadrosu 2 iken bire indirilmiştir. Bu değişiklik yapılırken iş eğitim merkezlerinin ve iş okullarının özel eğitim kurumları olduğu, bu okullarda eğitim-öğretim gören çocukların niteliğini ve engel düzeylerini, tek öğretmenin söz konusu eğitim kurumlarındaki çocuklara yarar sağlayamayacağı ve bu şekilde ulaşılmak istenen hedeflere ulaşılamayacağı davalı yönetimce göz önünde tutulmamıştır. Yine dava konusu ibareyle örgün eğitimin parçası olan ilköğretim ile iş eğitim merkezleri ve iş okulları bazında özel eğitim kurumlarının hiçbir farkı kalmadığı, aynı çerçevede değerlendirildiği anlaşılmaktadır. Bu, dava konusu düzenlemenin eğitimbilimin gereklerine değil daha az özel eğitim öğretmenine aynı görevleri yaptırma amacına dayandığı göstermektedir. Bu nedenle dava konusu ibare kamu yararı ve hizmetin gereklerine açıkça aykırıdır.
b) 10.8.1999 günlü, 23782 sayılı Resmi Gazete‘de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Okul ve Kurumların Yönetici ve Öğretmenlerinin Norm Kadrolarına İlişkin Yönetmeliğin 22.2.2011 günlü, 27854 sayılı Resmi Gazete‘de yayımlanan yönetmeliğin 4.maddesiyle değişik 13.maddesinin ikinci fıkrasının b alt bendinde yer alan “250” ibaresi yönünden: Bu ibareyle okul rehberlik servislerinde ilköğretim okullarında öğrenci sayısı 150 ve daha fazla olanların her birine 1 rehber öğretmen verilirken 250 ve daha fazla olanların her birine 1 rehber öğretmen verileceği öngörülmüştür. Bu düzenlemede de, yukarda yer verilen az sayıda öğretmene aynı işi yaptırma mantığını aynen görmekteyiz. Oysa günümüzde eğitim ve öğretim hizmetlerinde öğrencilerin ilgi ve yeteneklerinin dikkate alınmasının önemi herkesce kabul edilen bir olgudur. Bu bağlamda eğitim sistemimizde de rehberlik hizmetlerinden daha etkin biçimde yararlanılması için yeni arayışlar gündeme gelmekte ve rehber öğretmenlere duyulan gereksinim her geçen gün artmaktadır. Ülkemizde öğrenci başına düşen rehber öğretmen sayısı çağdaş ülkelerdeki sayının çok gerisinde kalmaktadır. Aynı şekilde okullarımızda hemen her gün kamuoyuna yansıyan öğrencilerin eğitsel, psikolojik ve ailevi sorunlarından kaynaklanan olumsuzluklar gündeme gelmektedir. Bu durumda davalı yönetimden rehberlik hizmetlerinden daha fazla yararlanmak için çaba göstermesi beklenirken okul polisi gibi eğitim-öğretim düzeninde ciddi sorunlara yol açacak uygulamalar gündeme gelmekte ve bu da yetmezmiş gibi dava konusu ibareyle ilköğretim okullarında rehber öğretmen sayısını azaltacak düzenlemeler yürürlüğe girmektedir.
Dava konusu düzenlemenin temelinde aynı zamanda ilköğretim kurumlarında rehber öğretmen norm kadrosunun belirlenmesinde ilköğretim okullarında okul öncesi ve ilköğretim 1-5 sınıflardaki öğrencileri dikkate almayan 10.8.1999 günlü, 23782 sayılı Resmi Gazete‘de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Okul ve Kurumların Yönetici ve Öğretmenlerinin Norm Kadrolarına İlişkin Yönetmeliğin 13.maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “ilköğretim kurumlarında okul öncesi ile 1-5 sınıf öğrenci sayıları hariç” ibaresi hakkında Danıştay 2.Daire‘nin 20.5.2008 gün ve E: 2008/666 sayılı yürütmeyi durdurma kararını dolaylı biçimde etkisiz kılma amacı da vardır. Anılan yönetmelikte ortaöğretim kurumlarında öğrenci sayısı 150 ve daha fazla olanların birine 1 rehber öğretmen öngörülürken ilik öğretim okullarında farklı bir düzenleme yapması da bu amacı açıkça kanıtlamaktadır. Kaldı ki ilköğretim okullarında okul öncesi ve 1. sınıf öğrencilerinin eğitim sürecine yeni adam attıklarından rehberlik hizmetlerine ortaöğretim kadar ihtiyaçları vardır.
Ayrıca dava konusu ibare daha çok köy, belde ve bazı ilçelerde öğrenci sayısı 250‘nin altında olan ilköğretim okullarının rehber öğretmensiz kalmasına yol açacağından rehberlik hizmetlerinden yararlanma açısından da söz konusu eğitim kurumlarının, bu okullarda okuyan öğrencilerin ve ailelerinin aleyhine sonuçlar doğuracaktır.
Bu bağlamda yukarda belirtilen nedenlerle dava konusu ibarenin hukuka, kamu yararı ve hizmetine uyarlılığı bulunmamaktadır.
c) 10.8.1999 günlü, 23782 sayılı Resmi Gazete‘de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Okul ve Kurumların Yönetici ve Öğretmenlerinin Norm Kadrolarına İlişkin Yönetmeliğin 22.2.2011 günlü, 27854 sayılı Resmi Gazete‘de yayımlanan yönetmeliğin 5.maddesiyle değişik 15.maddesinin birinci fıkrasının c bendinin 3 numaralı alt bendi yönünden: Dava konusu düzenleme, okul ve kurumların yönetici ve öğretmen norm kadrolarının belirlenmesinde yöneticilerin girecekleri ders saatlerinin dikkate alınmayacağını kurala bağlamaktadır. Dava konusu düzenleme, Eğitim yöneticilerine haftada altı saat aylık karşılığı ders girme zorunluluğu getiren 16 Aralık 2006 gün ve 26378 sayılı Resmi Gazete‘de yayımlanan 1.12.2006 gün ve 2006/1350 sayılı Milli Eğitim Bakanlığı Yönetici ve Öğretmenlerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Bakanlar Kurulu Kararının 6/1-a maddesiyle açıkça çelişmekte, bu madde düşünülmeksizin yürürlüğe girmiştir. Böylece eğitim yöneticilerinin söz konusu yükümlülüklerini yerine getirmeleri önemli ölçüde zorlaştırılmaktadır. Aynı zamanda dava konusu düzenleme eğitim yöneticilerin aylık karşılığı okutabileceği derslerin alan öğretmenlerinin aylık ve zorunlu ek dersini yerine getirmelerini, tamamlamalarını da ciddi biçimde engelleyebilecektir. Bu bakımdan dava konusu düzenleme, anılan Bakanlar Kurulu Kararı ile eğitim yöneticilerine söz konusu yükümlülük getirildiği halde bu yükümlülüğü nasıl yerine getirebileceğini düşünmemek anlamına gelmektedir. Bu nedenle dava konusu düzenleme açıkça hukuka, kamu yararı ve hizmetin gereklerine aykırıdır.
ç) 10.8.1999 günlü, 23782 sayılı Resmi Gazete‘de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Okul ve Kurumların Yönetici ve Öğretmenlerinin Norm Kadrolarına İlişkin Yönetmeliğin 22.2.2011 günlü, 27854 sayılı Resmi Gazete‘de yayımlanan yönetmeliğin 5.maddesiyle değişik 15.maddesinin birinci fıkrasının d bendinin 1 numaralı alt bendi yönünden: Anılan yönetmeliğin 15.maddesinin birinci fıkrasının d bendinde; “mesleki ve teknik örgün ve yaygın eğitim kurumlarında uygulamalı atölye ve laboratuar derslerine ilişkin ders yükü, haftalık ders çizelgesine göre her bir sınıfta okutulan ders miktarının grup sayısı ile çarpımı sonucunda bulunur. Ancak, her şubede 4‘ten fazla grup oluşturulmaz.” denilmektedir. Bu bendin 1ve 2 numaralı alt bentlerinde ise gruplarda yer alacak öğrenci sayıları belirlenmektedir. Söz konusu bentlerde gruplarda yer alacak öğrenci sayıları 10. sınıf ile 11. ve 12.sınıflara göre farklı saptanmıştır. Böylece grup sayıları söz konusu bendin 2 numaralı alt bendinde 11. ve 12.sınıflar için 8-16 öğrenciye kadar 1, 16-24 öğrenciye kadar 2, 24-31 öğrenciye kadar 3, 31 ve daha fazla öğrenci için 4 olarak öngörülmüşken 1 numaralı alt bendinde 10.sınıflar için 10-21 öğrenciye kadar 1, 21-31 öğrenciye kadar 2, 31-41öğrenciye kadar 3, 41 ve daha fazla öğrenci için 4 olarak ifade edilmiştir. Bu, mesleki ve teknik örgün eğitim kurumlarında gruplarda yer alacak öğrenci sayıları açısından 11. ve 12.sınıflara göre 10.sınıflar için farklı bir düzenleme yapılması anlamına gelmektedir. Oysa mesleki ve teknik eğitim açısından söz konusu farklılığı haklı kılacak herhangi bir neden bulunmamaktadır. Bu durumda dava konusu düzenleme mesleki ve teknik eğitim kurumlarında 11. ve 12.sınıflarda ders görevi olan öğretmenlere göre 10.sınıflarda ders görevi olan atölye ve laboratuar dersleri öğretmenlerinin aleyhine sonuçlar doğuracak, onların diğerleri karşısında daha çok öğrenciyle çalışmak zorunda bırakacak, eğitim-öğretimin niteliğini düşürecektir. Bu nedenle dava konusu düzenlemenin hukuka, kamu yararı ve hizmetin gereklerine uyarlılığı bulunmamaktadır.
d) 10.8.1999 günlü, 23782 sayılı Resmi Gazete‘de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Okul ve Kurumların Yönetici ve Öğretmenlerinin Norm Kadrolarına İlişkin Yönetmeliğin 22.2.2011 günlü, 27854 sayılı Resmi Gazete‘de yayımlanan yönetmeliğin 5.maddesiyle değişik 15.maddesinin birinci fıkrasının e bendinin 1 numaralı alt bendinde yer alan “2” ve “kadar” ibareleri yönünden: Anılan yönetmeliğin 15.maddesinin birinci fıkrasının e bendinde güzel sanatlar ve spor liselerinin bölümler itibarıyla alan derslerinin yükü öğrencinin öğretmenle bire bir çalışmasını gerektiren dersler bakımından haftalık ders saati sayısına her iki öğrenci için 6 saate kadar eklenerek bulunacağı kurala bağlanmıştır. Söz konusu liselerde her bir öğrenci için 6 saat ders eklenerek ders yükü saptanırken dava konusu düzenlemelerle her iki öğrenci için ve 6 saate kadar ders eklenerek ders yükünün saptanacağı belirtilmiştir. Dava konusu düzenlemelerden “2” ibaresinin temelinde Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı‘nın Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Kurumları Haftalık Ders Çizelgeleri konulu 20.7.2010 günlü ve 76 sayılı kararı vardır. Bu kararda ortaöğretim kurumlarının haftalık ders çizelgelerinin 2010-2011 öğretim yılından itibaren uygulanmak üzere ekli örneklerine göre kabulüne ve kurulun konuyla ilgili önceki 11.9.2009 tarih ve 151 sayılı kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Talim ve Terbiye Kurulu kararının ekinde Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Haftalık Ders Çizelgelerinde Yer Alan Derslerin Uygulanmasına Yönelik Açıklamalar yer almaktadır. Bu açıklamaların 15.maddesinde; “Güzel sanatlar ve spor liselerinde; haftalık ders çizelgesine ağırlık verilmek kaydıyla grup derslerinde haftada 10 saat, bireysel derslerde ise(en az 2 veya 3 öğrenci) grup dersi gibi haftada 10 saate kadar ilave ders yapılabilir. Ancak bu süreler devamlılık arz etmez, okulda yapılan çeşitli aktiviteleri içermez. Müzik alanında; “piyano, çalgı ve bireysel ses eğitimi” dersleri öğrencinin öğretmen ile birebir(en az 2 veya 3 öğrenci) yaptığı derslerdir.” denilmektedir. Anılan düzenlemenin iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle davacı sendikanın açtığı dava Danıştay 8.Daire‘nin 2010/9385 esas sayılı dosyasında derdesttir.
Dava konusu “kadar” ibaresiyle de yürürlükten kaldırılan yönetmelikte söz konusu liselerde öğrenciyle öğretmenin birebir çalışmasını gerektiren derslerde bir öğrenci için 6 saat ders yükü eklenirken dava konusu “kadar” ibaresiyle iki öğrenci için 6 saate kadar ders yükü ekleneceği belirtilmiştir. Bu, davalı yönetime adı geçen liselerde söz konusu durumlarda 1 ile 6 saat arasında ders yükü ekleme yetkisi vermektedir. Böylece öğrenciyle öğretmenin birebir çalışmasını gerektiren derslerin öğretmenlerin norm kadrolarının belirlenmesinde iki katı yük için 1 saate kadar ders yükü dikkate alınabilecektir. Bu bağlamda yürürlükten kaldırılan yönetmelikteki hüküm ile dava konusu “kadar” ibaresiyle ortaya çıkan düzenleme karşılaştırıldığında öğrenciyle öğretmenin birebir çalışmasını gerektiren derslerin öğretmenlerin önemli bir hak kaybına uğrayacakları açıktır. Davalı yönetimin söz konusu hak kaybını gerektirecek haklı bir neden bulunmadığından ve bu derslerin özellikleriyle bağdaşmayacak biçimde kötüye kullanılmasına yol açacak oranda geniş yetkiler veren özel dava konusu “kadar” ibaresinin hukuka, kamu yararı ve hizmetin gereklerine uyarlılığı bulunmamaktadır.
e) 10.8.1999 günlü, 23782 sayılı Resmi Gazete‘de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Okul ve Kurumların Yönetici ve Öğretmenlerinin Norm Kadrolarına İlişkin Yönetmeliğin 22.2.2011 günlü, 27854 sayılı Resmi Gazete‘de yayımlanan yönetmeliğin 5.maddesiyle değişik 15.maddesinin birinci fıkrasının e bendinin 2 numaralı alt bendinde yer alan “kadar” ibaresi yönünden: Güzel sanatlar ve spor liselerinin bölümler itibarıyla alan derslerinin yükünün koro eğitimi, çalgı toplulukları, atölye ve benzeri grup çalışmasını gerektiren dersler bakımından haftalık ders saati sayısına her grup için 10 saate kadar eklenerek bulunacağı belirtilmiştir. Yürürlükten kaldırılan yönetmelik hükmünde koro eğitimi, çalgı toplulukları, atölye ve benzeri grup çalışmasını gerektiren dersler bakımından haftalık ders saati sayısına her grup için 10 saat ders ekleneceği öngörüldüğü halde dava konusu “kadar” ibaresiyle 1 saat ile 10 saat arasında değişen ders saati belirtilmiştir. Yukarda 1 numaralı alt bentte yer alan “kadar” ibaresi için ileri sürdüğümüz gerekçeler dava konusu düzenleme içinde aynen ileri sürmek fazlasıyla olanaklıdır. Bu gerekçeler ışığında dava konusu “kadar” ibaresi açıkça hukuka, kamu yararı ve hizmetin gereklerine aykırıdır.
f) 10.8.1999 günlü, 23782 sayılı Resmi Gazete‘de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Okul ve Kurumların Yönetici ve Öğretmenlerinin Norm Kadrolarına İlişkin Yönetmeliğin 22.2.2011 günlü, 27854 sayılı Resmi Gazete‘de yayımlanan yönetmeliğin 6.maddesiyle değişik 18.maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Haziran” ibareleri yönünden: Yürürlükten kaldırılan yönetmelik hükmünde okul ve kurumların norm kadro sayılarının bu yönetmelikte yer alan norm kadro ölçütleri çerçevesinde değişmesi halinde bu değişikliğe konu olan okul ve kurumların norm kadro sayıları Eylül ayında 16 ve 17.maddeler doğrultusunda yenden belirleneceği kurala bağlanmışken dava konusu düzenlemeyle Eylül ayının yanı sıra Haziran ayı eklenmiştir. Yine buna bağlı olarak yeni okul ve kurum veya yeni derslik açılması halinde, bu okul ve kurumların norm kadroları Eylül ayı beklenmeksizin belirlenirken Eylül ayının yanı sıra Haziran ayı da eklenmiştir. Anılan yönetmelikte yönetici ve öğretmen norm kadroları öğrenci sayısına ve buna bağlı olarak ders saatine göre belirlenmektedir. Eğitim-öğretim kurumlarında ders saatleri ise eğitim-öğretim yılının başladığı Eylül ayında okutulacak derslerin belirlenmesiyle ortaya çıkmaktadır. Yürürlükten kaldırılan yönetmelikte Eylül ayının belirlenmesinin nedeni budur. Bu nedenle Haziran ayının Eylül ayının yanı sıra okul ve kurumların norm kadro sayılarının belirlendiği ay olarak belirlenmesinin haklı bir nedeni yoktur. Daha da kötüsü dava konusu ibareyle okul ve kurumların norm kadroları bir yıl içinde iki defa değişebilecek ve bu da eğitim-öğretim düzeninde olumsuzluklara neden olacaktır. Aynı şekilde davalı yönetime okul ve kurumların norm kadrolarında sık sık değişiklik yapma yetkisi tanımak, kolaylıkla kötüye kullanılabilecek, keyfi tutumlara yol açabilecektir. Ayrıca okul ve kurumların norm kadro sayıları atama ve yer değiştirmelere esas olduğundan, norm kadro sayılarında sık sık değişiklik yapmak eğitim kurumları bazında planlama yapılmasını da engelleyebilecektir. Bu bağlamda dava konusu ibareler açıkça hukuka, kamu yararı ve hizmetin gereklerine aykırıdır.
2. Olayımızda yürütmeyi durdurmanın koşulları vardır. Yukarıdaki açıklamalar, uyuşmazlık konusu yönetmelik hükümlerinin hukuka ve kamu yararı ve hizmetin gereklerine açıkça aykırı olduğunu göstermektedir. Yönetmelik hükümlerinin uygulanması durumunda davacı sendikanın üyeleri giderilmesi güç ya da olanaksız zararlara uğrayacaktır. Norm kadro sayıları atama ve yer değiştirmelere esas alındığından davacı sendika üyelerinin bu işlemler sırasında mağduriyeti ortaya çıkabilecektir.Davacı sendikanın özel eğitim öğretmeni üyelerini hiçbir zaman yerine getiremeyeceği oranda öğrenciden sorumlu tutmak, bile bile görevlerini yerine getirememesine zemin hazırlamaktır. Ayrıca dava konusu yönetmelik hükümleri yüzünden norm fazlası sayılabilecek davacı sendika üyelerinin geçici görevlendirilmesi gündeme gelebilecektir. O nedenlerle, olayımızda, yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi için 2577 sayılı yasanın 27. maddesinin aradığı tüm koşullar gerçekleşmiştir.
SONUÇ VE İSTEM : Yukarda açıklanan nedenlerle;
1.10.8.1999 günlü, 23782 sayılı Resmi Gazete‘de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Okul ve Kurumların Yönetici ve Öğretmenlerinin Norm Kadrolarına İlişkin Yönetmeliğin 22.2.2011 günlü, 27854 sayılı Resmi Gazete‘de yayımlanan yönetmeliğin 2.maddesiyle değişik 10.maddesinin birinci fıkrasının b bendinin 4 numaralı alt bendinde yer alan “1” İbaresinin, 4.maddesiyle değişik 13.maddesinin ikinci fıkrasının b alt bendinde yer alan “250” ibaresinin, 5.maddesiyle değişik 15.maddesinin birinci fıkrasının c bendinin 3 numaralı alt bendinin, aynı fıkranın d bendinin 1 numaralı alt bendinin, aynı fıkranın e bendinin 1 numaralı alt bendinde yer alan “2” ve “kadar” ibarelerinin, aynı bendin 2 numaralı alt bendinde yer alan “kadar” ibaresinin, 6.maddesiyle değişik 18.maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Haziran” ibarelerinin iptaline,
2. Öncelikle yürütmeyi durdurma kararı verilmesine,
3. Yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin davalı yönetime yükletilmesine,
karar verilmesini,
saygılarımla dilerim.25.4.2011
Davacı Vekili
Av. Mahmut Nedim Eldem
Eki: Onaylı vekaletname örneği











