Sözleşmelinin Kadrolu Yapılma Aldatmacası

04/06/2011 tarih, 27954 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 632 sayılı kararname ile devlet kadrolarında çalışan tüm sözleşmeli personelin kadroya geçirileceği yasallaştırılmaya çalışılmıştır. Resmi Gazetede yayınlanan bu KHK’ den sonra uygulama başlamış, uygulama ile birlikte sorunların ardı arkası kesilmemiştir. Sorun ağırlıklı Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde çalışanları mağdur etmektedir.
 

04/06/2011 tarih, 27954 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 632 sayılı kararname ile devlet kadrolarında çalışan tüm sözleşmeli personelin kadroya geçirileceği yasallaştırılmaya çalışılmıştır.

Resmi gazete de yayınlanan bu KHK‘ den sonra uygulama başlamış, uygulama ile birlikte sorunların ardı arkası kesilmemiştir. Sorun ağırlıklı Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde çalışanları mağdur etmektedir.

İdare öyle bir karmaşaya yol açmıştır ki tamamen bir belirsizlik hakimdir.

Örneğin adaylık sorunu. Aday memurluk 657 sayılı yasa ile düzenlenmiştir. İlgili KHK de adaylığın kaldırıldığına ilişkin bir düzenleme yoktur. 22/06/2011 tarih, 29772 sayılı resmi Gazetede Maliye Bakanlığı ve Devlet Personel Başkanlığı tarafından yayımlanan 632 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN UYGULANMASINA İLİŞKİN TEBLİĞ‘ de de böyle bir açıklama yok iken Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü tarafından 22/06/2011 tarihinde yayınlanan, Maliye Bakanlığı ve Devlet Personel Başkanlığı tarafından hazırlandığı belirtilen 632 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN UYGULANMASINA İLİŞKİN REHBER‘ in Memur Kadrosuna Atamayla İlgili Diğer Hususlar başlıklı bölümün 3. Maddesinde 657 sayılı kanunun adaylığa ilişkin hükümlerinin uygulanmayacağı belirtilmektedir. Yani 657 sayılı yasa hükmü bir rehberle ortadan kaldırılmaya çalışılmaktadır.

Yine aynı rehberde; 04/06/2011 tarihinde önce görevinden ayrılmış olanlara, bu KHK den yaralandırmak için, geri dönüş şartlarını kaybetmemiş olmak şartıyla, yediden hizmete dönmeleri halinde hizmete döndükleri tarihten itibaren 30 günlük başvuru hakkı tanırken, son bir yılda kadroya alınanlara tanımamaktadır. Son bir yılda kadroya atananlar KHK ne ile kadrolu olanlarla eşitlemeyi beklerken birde böyle bir istisna getirilmiştir. Bu rehberin yasal bir dayanağı yoktur.

Zorunlu hizmete ilişkin, il içi ve il dışı atamalara ilişkin de sorunların ardı arkası kesilmemektedir. Alan değişikliği ile ve yer değişikliği ile ilgili kontenjanlar neredeyse yok denecek kadar az ilan edilmekte, bunun nedeni de KHK den yararlanalar olduğu düşündürülmeye çalışılmaktadır.

Sebebi belirsiz bir şekilde; bazıları sistemde aday memur bazıları değilken, bazıları yer değişikliği isteyebilir bazılar isteyemezken, bazıları eş durumundan yararlanır bazıları yararlanamazken, kimilerinin bilgi ve puanları hiçbir şekilde düzeltilemezken, kimileri sistem izin vermesine ve başvurusunu yapabilmesine rağmen Milli Eğitim Müdürlüklerince bu başvurular onaylanmazken, bunun bir hak verilmesi olduğunu iddia etmek tüm Milli Eğitim çalışanları ile dalga geçmektir.

Sözleşmeli iken sendikalı olanların sendika üyelikleri bir anda aday memurluk gerekçesi ile iptal edilmişken bunun bir hak vermek olduğundan söz edilemez.

Süreç göstermiştir ki bu durum bir aldatmacadır. Zira KHK ile bu düzenlemeden yararlananlara bir takım haklar tanındığı belirtilirken, son bir yıl içerisinde kadroya geçen aynı durumdaki sözleşmelilere bu haklar tanınmamış, onlar yok sayılmıştır. Sözleşmelilerin kadroya alınması uygulamasında sözleşmeliler kendilerine tanındı diye bildikleri hakları kullanamazken, yıllardır kadrolu çalışanların da hakları kullanılamaz hale gelmiş, üstelik buna gerekçe de KHK ile kadroya geçirilenlermiş gibi gösterilmektedir.

Tüm bu sorunlar böyle bir rehberle mi çözülmeye çalışılacaktır. Böylesi önemli, çalışanların tamamını ilgilendiren sonuçlar doğuran bir düzenleme nasıl olurda bu kadar işlemez şekilde düzenlenir. Bu şaka mıdır? Herhangi bir vatandaşın dava açması halinde iptal edilme şartlarını taşıyan bu düzenleme ile ne yapılmaya çalışılıyor. Biz istedik ama yargı izin vermedi aldatmacası mı dayatılıyor.

İktidar verdiği sözü gerçek anlamda yerine getirmeli, bunu yaparken de, tüm çalışanları mağdur etmeden, hak kayıplarına yol açmadan var olan yasal düzenlemelerde gerekli değişiklikleri en kısa sürede yapmalıdır. İşlemez haldeki bu düzenleme ile hak verildiği iddia edilemez. Bir kısım çalışana hak verildiği ileri sürülerek diğer çalışanların hakları kullanılamaz hale getirilemez.

Çalışanlara çıkan sorunların kaynağını birbirleri olarak göstermek hukuk devletinde kabul edilir bir şey değildir. Bu kargaşaya bir an önce son verilmeli, hükümet hiç bir çalışanı mağdur etmeyecek, sözleşmelilerin de kadroluluk hakkını koruyacak yasal düzenlemeleri ivedilikle yapmalı, Milli Eğitim mevzuatına öncelik tanımalıdır. Zira atama ve yer değiştirme dönemidir ve sistem işlemez haldedir.

Bu sorunun çözümü için Eğitim Sen tüm katkılarını sunmaya hazır olduğu gibi, durumun takipçisi olmaya da devam edecektir.

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu