Eğitim Sen Üniversiteler Şubesi, Ortadoğu Öğretim Elemanları Derneği ve ODTÜ Mezunları Derneği birlikte düzenlediği “Öğrencime Dokunma” eylemini gerçekleştirdi.
12.30‘da Fizik önünde buluşan öğretim elemanları ve öğrenciler buradan Yener‘in ateşe atıldığı yer olan A4 kapısına doğru yürüyüşe geçti. Yürüyüşe Sendikamız Merkez Eğitim Sekreteri Betül Korkut ve Merkez Basın Yayın Sekreteri Ali Paşa Şanlı da katıldı.
Haziran direnişinde yaşamını yitiren arkadaşlarımızın da anıldığı yürüyüşte sık sık “Faşizme karşı omuz omuza”, “Polis defol öğrencime dokunma”, “Yener Çıracı onurumuzdur”, “Polis defol üniversiteler bizimdir” sloganları atıldı.
“Verecek Başka Canımız Yok!”
A4 kapısı önüne gelen öğretim elemanları adına Prof. Dr. Hakan Mıhcı açıklama yaptı. Mıhcı açıklamasında, kampüsleri ve sokakları hedef alan polis şiddetinin sınır tanımadan devam ettiğini; bu şiddetin akıl almaz bir örneğinin 26 Ekim`de Yener Çıracı adlı öğrencinin ateşe itilmesiyle gerçekleştiğini belirtti. Mıhcı, açıklamasına şöyle devam etti: “Kamuoyunun bildiği üzere ODTÜ`de hukuki süreçlerin sonuçlanması beklenmeden, üniversitenin kurumsal özerkliği ayaklar altına alınarak, halkın yaşam alanları hakkında söz söyleme hakkı yok sayılarak ve binlerce ağaç ile canlı yok edilerek başlatılan rant yolunun inşaatı devam ediyor. Ancak ODTÜ`de sadece talanın ve rantın yolu değil; bir başka yol daha yapılıyor: Polisin üniversiteye kalıcı olarak yerleşmesinin yolu! Bizler özerk ve demokratik üniversitenin savunucuları olarak bunu asla kabul etmiyoruz, etmeyeceğiz. Öğrencilerimizi ateşe itenlerin üniversitede yeri yoktur, olamaz. Üniversite kavramsal ve tarihsel olarak özerk bir kurumdur; ne polisin ne askerin ne de özel güvenliğin üniversitede yeri yoktur, olmamalıdır. Polisin üniversitedeki varlığı kampüs barışını bozmakta, öğrencilerimizin ve üniversite emekçilerinin güvenliğini tehdit etmektedir.
Ali İsmail`i, Abdocan`ı, Mehmet`i, Medeni`yi, Ahmet`i ve Ethem`i aldılar. Verecek başka canımız yok! Öğrencilerimizi ve halkın çocuklarını hedef alan polis şiddetine sessiz kalmayacağız, izin vermeyeceğiz” dedi. Mıhcı, tüm üniversitelerin eğitim ve bilim emekçileri başta olmak üzere, kamuoyunu ODTÜ`de yaşanan polis şiddetine ve her türlü hukuksuzluğa karşı duyarlı olmaya çağırarak açıklamasını sonlandırdı.
“Bu daha başlangıç, mücadeleye devam”
Merkez Yürütme Kurulumuz adına açıklama yapan Betül Korkut ise yol bahanesiyle binlerce ağacı katleden AKP`nin yaşam hakkına sahip çıkan ve bunun için direnme hakkını kullanan üniversitelilere ve halka saldırmaya devam ettiğini; Haziran isyanından bu yana biber gazi, cop, tazyikli su ile yaptığı saldırılara bir yenisini daha ODTÜ`de eklediğini belirtti. Polisin, Yener Çıracı`yı ateşe iterek ‘destan yazma` sınırlarını da zorladığını dile getiren Korkut, bu destanı yazanların da Başbakan tarafından ödüllendirileceğine hiç kuşku olmadığını söyledi; “Onlar ‘durmak yok yola devam` demeye devam etsinler, biz Haziran isyancıları ise ‘Bu daha başlangıç, mücadeleye devam` demeye devam edeceğiz” diyerek sözlerini bitirdi.
“Öğrencilerimize Saygıyla Yaklaşın”
Korkut`un ardından, ODTÜ`ye yapılmak istenen yola karşı çıkışı ve öğrencilerinin yanında duruşu nedeniyle Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek`in açık hedefi haline gelen ODTÜ Öğretim Elemanları Derneği Başkanı Prof. Dr. Ali Gökmen söz aldı. Gökmen, yapılmak istenen yol ile ODTÜ ile mahallelinin arasına bir duvar örüldüğünü, bu duvar ile üniversitelilerin ve mahallelinin yaşam alanının hukuksuz bir biçimde işgal edildiği dile getirerek, “Polisin ve devletin, yaşam alanına sahip çıkan, demokratik hakkını kullanan öğrencilerimize saygıyla yaklaşmasını diliyorum” dedi.














