Ordu Üniversitesi Yönetimi, Yasakçı – Baskıcı Zihniyetini Ele Verdi

İstanbul milletvekili Levent Tüzel`in Meclis`e verdiği soru önergesine Ordu Üniversitesi`nin yanıtı…
 

Sayın İstanbul Bağımsız Milletvekili Abdullah Levent TÜZEL;

Geçtiğimiz günlerde soru önergesi olarak TBMM`ne taşınmış olduğunuz tek taraflı ve tek kişi tarafından üretilen iddialara cevaben hazırlamış olduğumuz yazıyı dikkatinize sunuyoruz.

Saygılarımızla…

Soru 1: Ordu Üniversitesi Ünye İİBF`de görevli 7 öğretim üyesine, kapılarına üyesi oldukları Eğitim-Sen Yükseköğretim Bürosu tarafından hazırlanan kanuna aykırı ve yasadışı hiçbir içeriği olmayan YÖK afişini astıkları için özel güvenlik eşliğinde müdahale edilmiş midir?  

Cevap 1: Fakültemizde görevli 7 öğretim üyesinin (Yrd. Doç.Dr. Umut ULUKAN, Yrd. Doç.Dr. Nihan CİĞERCİ ULUKAN, Yrd. Doç.Dr. Çağatay E.ŞAHİN, Yrd. Doç.Dr. Sebiha KABLAY, Yrd. Doç.Dr. Evren HASPOLAT YILDIRIM, Yrd. Doç.Dr. Deniz YILDIRIM ve Yrd. Doç.Dr. Özgür NARİN)  çalışma bürolarının kapısının dış kısımlarına izinsiz afiş astıkları 5 Şubat 2013 tarihinde tutanakla tespit edilmiş ve söz konusu afişler idari yetkililer ile güvenlik personeli tarafından tutulan tutanakla bulundukları yerden kaldırılmıştır. Afiş içeriğinden ziyade izinsiz olarak asılması nedeniyle kaldırılmıştır. Çünkü 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 53 üncü maddesi ile 65 inci maddesinin (a) fıkrasının (9) bendi gereğince çıkarılan Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı Ve Memurları Disiplin Yönetmeliği`nin 9/s maddesine göre Üniversite içinde yetkililerden izin almadan görevle ilgili olmayan ilân yapıştırmak disiplin suçu olarak sayılmaktadır. Ayrıca, 12 Haziran 2003 tarih ve 25136 sayılı Başbakanlık Genelgesi`nde, 4688 sayılı Kanununun 23. maddesinin son hükmü gereğince, kamu kurum ve kuruluşlarının sendika işyeri temsilcilerine yer tahsisinde ve ilan panosu temininde fiziki imkanları dikkate alması gerektiği ifade edilmektedir. Yine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı`nca 12 Ağustos 2006 tarihinde Resmi Gazete`de yayınlanan 26257 sayılı Tebliğ uyarınca sendika temsilcileri görevlerini yerine getirirken işyerlerindeki çalışmalarını aksatmamak ve iş disiplinine aykırı olmamak koşuluyla hareket etmek zorundadır.  

Soru 2: Kapılarına “İnsan, Toplum, Doğa Yararına Üniversite İstiyoruz” ifadesini taşıyan 5 cm çapında kokart asan yedi öğretim üyesi için -üstelik onlardan beşinin izinli olduğu günde- tutanak tutularak disiplin soruşturması açılıp disiplin cezası verilmiş midir?

Cevap 2: Söz konusu afiş Dekanlık tarafından öğrenildiği gün bir komisyon nezaretinde tutanakla kapılardan indirilmiştir. Kokart ve afiş asan yedi öğretim üyesinin beşinin o gün izinli olması tamamen bir tesadüftür. İlgili öğretim üyeleri hakkında Üniversite içinde yetkililerden izin almadan görevle ilgili olmayan ilân yapıştırmak gerekçesiyle daha sonra soruşturma açılmıştır ve soruşturma hala devam etmektedir. 

Soru 3: Ordu Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Deniz Yıldırım`a dersinin olmadığı, üstelik raporlu olduğu ve dolayısıyla görevini aksatma ihtimali olmadığı bir günde Ankara`da YÖK yasa tasarısı konulu panele katılıp konuşma yaptığı için “uyarı cezası” verilmiş midir? Verildi ise bunun, üniversite sistemi hakkında özgür düşünce geliştirmenin engellenmesi anlamına geldiği açık değil midir?

Cevap 3: Fakültemiz Kamu Yönetimi öğretim üyelerinden Yrd. Doç.Dr. Deniz YILDIRIM hakkında izinsiz olarak 24 Aralık 2012 tarihinde Ankara`da Toplumsal Araştırmalar, Kültür ve Sanat için Vakıf (TAKSAV) tarafından gerçekleştirilen “Yeni YÖK Tartışmaları II” isimli söyleşiye katılması nedeniyle disiplin soruşturması açılmış ve “uyarı” cezası verilmiştir. Yrd. Doç.Dr. Deniz YILDIRIM 17.12.2012 tarihinde verdiği dilekçede Ankara`da TAKSAV tarafından gerçekleştirilen “Yeni YÖK Tartışmaları II” isimli söyleşiye katılma talebinde bulunmuştur. Kendisine Kamu Yönetimi Bölüm Başkanlığı aracılığıyla söz konusu talebinin uygun bulunmadığı bildirilmiştir. Dekanlığın talebi uygun bulmama gerekçesi olarak, kendisine de 26.12.2012 tarih ve 2081 sayılı yazıyla bildirildiği üzere,  2547 sayılı Yükseköğretim Kanunun 39. maddesi ve  “Yurtiçinde ve Dışında Görevlendirmelerde Uyulacak Esaslara İlişkin Yönetmeliğin 3. maddesi gösterilmiştir. İlgili Yönetmeliğin 3. Maddesinde; “Öğretim elemanlarının kurumlarından yolluk almaksızın yurtiçinde ve dışında kongre, konferans, seminer ve benzeri bilimsel toplantılarla, bilim ve meslekleri ile ilgili diğer toplantılara katılmalarına, araştırma ve inceleme gezileri yapmalarına, araştırma ve incelemenin gerektirdiği yerde bulunmalarına, bir haftaya kadar dekan, enstitü ve yüksekokul müdürleri, onbeş güne kadar rektörler izin verebilirler. ………” denilmektedir.  Yrd. Doç.Dr. Deniz YILDIRIM`ın TAKSAV tarafından düzenlenen  “Yeni YÖK Tartışmaları II” isimli söyleşi programına konuşmacı olarak katılma talebi yukarıda zikredilen yönetmelik hükmü kapsamında değerlendirilmediğinden uygun görülmemiştir.

Burada soru önergesinde verilen cezanın üniversite sistemi hakkında özgür düşünce geliştirmenin engellenmesi anlamına geldiği açık değil midir? İfadesinin de gerçeği yansıtmadığını belirtmekte fayda vardır. Yrd. Doç. Dr. Deniz YILDIRIM`a yazılan 26.12.2012 tarih ve 2081 sayılı yazıda, ayrıca, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı`nın, yeni Yükseköğretim Yasa Taslağına ilişkin öğretim elemanlarının görüşlerini almak için  http://yeniyasa.yok.gov.tr web sayfası oluşturduğu; bu web sayfasında öğretim elemanlarının kendileriyle ilgili yasal düzenlemeler hakkında görüşlerini belirtebileceği; Üniversitemiz tarafından, yeni YÖK tasarısına ilişkin görüşlerini almak üzere yardımcı doçent, doçent ve profesör öğretim üyeleriyle toplantılar yapıldığı ve görüşlerini buralarda ifade edebileceği belirtilmiştir.  Buna rağmen ilgili öğretim üyesi Üniversitemizde bu konuda yapılan toplantıya katılmamış ve herhangi bir görüş beyan etmemiştir. Ayrıca, http://yeniyasa.yok.gov.tr uzantılı web sayfasında da yeni YÖK  tasarısına ilişkin beyanda bulunmamıştır. Hal böyle iken, adı geçen öğretim üyesinin formel toplantılarda ve ortamlarda görüş bildirmeyip informel toplantılarda ve ortamlarda görüş bildirmek istemesi ne derece doğrudur. Burada soru önergesinde belirtildiği gibi özgür düşüncenin engellenmesi değil aksine özgür düşüncenin ifade edilebileceği ortamlar hakkında bilgilendirme yapılması da söz konusudur. 

Yapılan soruşturma sonucunda Yrd. Doç.Dr.Deniz YILDIRIM`ın bazı davranışlarının taşıdığı sorumluluk açısından uygun olmadığı, bir öğretim üyesi olarak yasal mevzuata uygun hareket etmesi gerektiği halde etmediği, ilgi sağlık kuruluşu raporunu süresi içersine idareye teslim etmediği, dolayısıyla Dekanlık Makamının izni olmadan görev yerini terk ettiği, delil, bulgu ve belgeler, dosya kapsamında mevcut yazı, savunmalar ve eklerinden açıkça tespit edildiği ifade edilmektedir. Bu nedenle, ilgili öğretim üyesine Yükseköğretim kurumları Yönetici ve Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliği`nin 5. Maddesinin b) bendi gereğince “özürsüz veya izinsiz olarak göreve geç gelmek, erken ayrılmak, görev mahallini terk etmek” suçuna uyan eylemi nedeniyle, UYARMA cezası verilmesi uygun  görülmüştür.

Soru 4: Sendikalı yedi öğretim üyesinin kapılarından güvenlik görevleri eşliğinde sendika kokartlarının ve afişlerin sökülmesi, ifade ve örgütlenme özgürlüğüne anti-demokratik bir saldırı olması yanında, ilgili öğretim üyelerinin itibarını zedelemeye ve eylemlerini kriminalize etmeye yönelik kasıtları bakımından bir yetki aşımı örneği değil midir?

Cevap 4: Sendikalı yedi öğretim üyesinin kapılarından güvenlik görevleri eşliğinde sendika kokartlarının ve afişlerin sökülmesi işlemi, yukarıda da ifade edildiği üzere, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 53 üncü maddesi ile 65 inci maddesinin (a) fıkrasının (9) bendi gereğince çıkarılan Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliği`nin 9/s maddesi hükmü gereği gerçekleştirilmiştir. Dolayısıyla, soru önergesinde iddia edildiği gibi ifade ve örgütlenme özgürlüğüne anti-demokratik bir saldırı  ve ilgili öğretim üyelerinin itibarını zedelemeye ve eylemlerini kriminalize etmeye yönelik kasıtları bakımından bir yetki aşımı örneği sözkonusu değildir.

Soru 5: Rektörlükçe bugüne kadar yardımcı doçent sözleşmeleri yasaya ve teamüllere uygun olarak üç yıl için yapılırken Eğitim-Sen`li Ünye İİBF öğretim üyeleri Yrd. Doç. Dr. Umut ULUKAN ve Yrd. Doç. Dr. Çağatay Edgücan`ın sözleşmesi niçin sadece iki yıl için uzatılmıştır? Bu süre baskısının nedeni, onların sendikalı olmaları mıdır? Bu, sendikalı öğretim üyelerine ve sendikaya üye olmayı düşünenlere yönelik bir yıldırma politikası mıdır? 

Cevap 5: Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atanma Yönetmeliği`nin 9. maddesine göre “yardımcı doçentler, fakültelerde ve fakültelere bağlı kuruluşlarda ilgili dekanın, rektörlüğe bağlı enstitü ve yüksekokullarda ilgili müdürün, bölüm başkanının görüsüne dayanan önerisi ile, bir üniversitede veya yüksek teknoloji enstitüsünde her seferinde ikişer veya üçer yıllık süreler için …….. Rektör tarafından atanabilir”. Bu hüküm doğrultusunda Ünye İİBF öğretim üyeleri Yrd. Doç. Dr. Umut ULUKAN ve Yrd. Doç. Dr. Çağatay Edgücan`ın sözleşmeleri iki yıl uzatılmıştır. Adı geçen öğretim üyelerinin görev süre uzatımları yasal hükümlere uygun bir şekilde yapılmıştır. Nitekim, Üniversitemizin farklı birimlerinde görev yapan birçok yardımcı doçentin de görev süresi 2 yıl süreyle uzatılmıştır. Bu itibarla soru önergesinde adı geçen yardımcı doçentlerin görev sürelerinin iki yıl uzatılmasının nedeni olarak gösterilen sendikalı olmaları ve sendikalı öğretim üyelerine ve sendikaya üye olmayı düşünenlere yönelik bir yıldırma politikası gerekçeleri gerçeği yansıtmamaktadır. 

Soru 6: Özerk ve bilimsel olması gereken üniversiteler, öğrencilerini bilimsel bir ortamda yetiştirmek ve halka açık panel ve konferanslarla yöre halkından ilgi duyanları böyle bir ortamla tanıştırmak için vardır. Ordu Üniversitesi`nde bu tür panel ve konferansların özellikle de Eğitim-Sen üyesi öğretim üye ve yardımcılarınca düzenlenmesini engelleyici tutumlar olduğu doğru mudur? Doğruysa bu tür etkinliklere niçin izin verilmemektedir? Sendikalı öğretim üyelerinin ve Eğitim-Sen`in bilimsel etkinlikler için talep ettiği üniversitenin konferans salonlarının kullandırılmamasındaki gerekçe nedir?

Cevap 6: Ordu Üniversitesi`nde bu tür panel ve konferansların özellikle de Eğitim-Sen üyesi öğretim üye ve yardımcılarınca düzenlenmesini engelleyici tutumlar olduğu iddiası doğru değildir. Eğitim-Sen üyesi öğretim üyesi ve yardımcılarının Üniversitemizden panel ve konferans düzenleme konusunda yazılı talepleri olmamıştır. Ayrıca, Eğitim-Sen tarafından 3-4 Kasım 2012 tarihlerinden müsait bir günde panel yapmak için Ünye İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Konferans Salonu`nun tahsis edilmesi istenmiştir. Talep edilen tarihte konferans salonunda bakım ve onarım yapılacağından Eğitim-Sen`in bu talebine olumlu cevap verilememiş ve durum kendilerine yazılı olarak iletilmiştir.

Soru 7:  Öğretim üyelerinin, şehir dışındaki panel, konferans ve akademik çalışmalara katılımı konusunda üniversitenin engelleme yapmasının ve öğretim üyeleri arasında bu bakımdan bir çifte standart uygulamasının siyasal ve ideolojik bir gerekçesi mi vardır?

Cevap 7: Öğretim üyelerinin, şehir dışındaki panel, konferans ve akademik çalışmalara katılımı konusunda üniversitenin engelleme yapması sözkonusu olmayıp, öğretim üyeleri arasında bu bakımdan siyasal ve ideolojik nedenlerden dolayı bir çifte standart uygulanmamaktadır. Nitekim son 1,5 yıl içerisinde Yrd. Doç.Dr. Umut ULUKAN, Yrd. Doç.Dr. Nihan CİĞERCİ ULUKAN, Yrd. Doç.Dr. Çağatay E.ŞAHİN, Yrd. Doç.Dr. Sebiha KABLAY, Yrd. Doç.Dr. Evren HASPOLAT YILDIRIM, Yrd. Doç.Dr. Deniz YILDIRIM ve Yrd. Doç.Dr. Özgür NARİN dahil görevlendirme talebinde bulunan tüm öğretim elemanlarına bütçe imkanları çerçevesinde ve eğitim-öğretim faaliyetleri ile fakültedeki görevlerini aksatmamaları şartıyla izin verilmiştir.     

Soru 8: Akademik ve mesleki gelişimin bir parçası olarak YÖK`ün verdiği yurtdışı burslarını kullanmak isteyen Ünye İİBF Öğretim Üyeleri Yrd. Doç. Dr. Çağatay Edgücan ve Yrd. Doç. Dr. Evren Haspolat`ın iki İngiliz üniversitesinden aldıkları davetlerin fakülte yönetim kuruluna dahi sokulmadan dekanca reddedilmesi bir skandal değil midir? Bunlardan birisi eğitim- öğretimi aksatma ihtimali dahi olmayan yaz dönemini kapsadığı halde hangi gerekçeyle işleme konulmamıştır? İlgili öğretim üyeleri sendikalı olduğu için mi? Şimdi bu sendikalı öğretim üyelerinin yıldırma politikalarına karşı haklarını koruyabilmek için yargıya başvurmalarını, bu üniversite ve fakülte yönetimlerinin keyfi yönetim tarzlarını sorgulamak için bir vesile sayar mısınız?

Cevap 8: Soru önergesinde Ünye İİBF Öğretim Üyeleri Yrd. Doç. Dr. Çağatay Edgücan Şahin ve Yrd. Doç. Dr. Evren Haspolat`ın iki İngiliz üniversitesinden aldıkları davetlerin fakülte yönetim kuruluna dahi sokulmadan dekanca reddedildiği iddia edilmektedir. Yrd. Doç. Dr. Evren Haspolat`ın talebi, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunun Dekanın görev, yetki ve sorumluluklarını düzenleyen 16/b maddesinin son paragrafındaki hüküm gereğince Yönetim kuruluna gerek görülmeden Dekan tarafından karara bağlanmıştır. Sözkonusu madde Dekanın Fakültenin ve bağlı birimlerinin öğretim kapasitesinin rasyonel bir şekilde kullanılmasında ve geliştirilmesinde gerektiği zaman güvenlik önlemlerinin alınmasında, öğrencilere gerekli sosyal hizmetlerin sağlanmasında, eğitim – öğretim, bilimsel araştırma ve yayını faaliyetlerinin düzenli bir şekilde yürütülmesinde, bütün faaliyetlerin gözetim ve denetiminin yapılmasında, takip ve kontrol edilmesinde ve sonuçlarının alınmasında rektöre karşı birinci derecede sorumlu olduğunu hükme bağlamaktadır.  Bu hüküm gereğince Yönetim kuruluna gerek görmeden Dekan yetkisini kullanarak karara bağlamıştır. 

Ayrıca soru önergesinde belirtilen Yrd. Doç. Dr. Evren Haspolat Yıldırım`ın yurt dışı burs talebinin Dekanca reddedildiği iddiası da doğru değildir. Kamu Yönetimi Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Evren Haspolat Yıldırım ile birlikte aynı bölüm öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Deniz Yıldırım 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanunun 39. Maddesi çerçevesinde misafir öğretim üyesi olarak 22 Haziran-17 Eylül 2012 tarihleri arasında İngiltere`de Nottingham Üniversitesinde görevlendirilme talebinde bulunmuştur. Dekanlık Makamı tarafından Kamu Yönetimi Bölüm Başkanlığına yazılan 02.05.2012 tarih ve 437 sayılı yazıda bölümde yeterli öğretim üyesinin bulunmaması, 2 öğretim üyesinin aynı anda görevlendirilmesinin uygun olamayacağı, böyle bir durumun eğitim öğretim planlamasını sekteye uğratabileceğinden bahisle yalnız Yrd. Doç.Dr. Deniz Yıldırım`ın, görevlendirilme isteğinin uygun görülebileceği, adıgeçen öğretim üyesinin görevlendirme süresi sona erdikten sonra Yrd.Doç.Dr. Evren HASPOLAT YILDIRIM`ın, yeniden talebi halinde durumunun değerlendirileceği öğretim üyelerine bildirilmiştir. Yrd. Doç. Dr. Deniz YILDIRIM`ın, 16.05.2012 tarihli dilekçesi ile yurt dışına gitmekten vazgeçmesi nedeniyle, talep etmesi durumunda Yrd. Doç. Dr. Evren HASPOLAT YILDIRIM`ın, görevlendirilmesinin yapılacağı Dekanlığın 29.05.2012 tarih ve 541 sayılı yazısı ile Bölüm Başkanlığına bildirilmiştir.  Ancak bu zamana kadar ilgili öğretim üyesinin herhangi bir talebi ve engellenme durumu söz konusu olmamıştır. 

Aynı şekilde, Yrd. Doç.Dr. Çağatay Edgücan ŞAHİN`inin yurt dışı burs talebinin Dekanca reddedildiği iddiası da doğru değildir. Yrd. Doç.Dr. Çağatay Edgücan ŞAHİN`inin 15 Şubat -15 Mayıs 2012 tarihleri arasında İngiltere`de bulunan Londra Royal Üniversitesinde misafir araştırmacı olarak 2547 sayılı Kanunun 39. maddesine göre 3 ay süre ile görevlendirilme isteği de Dekanlık tarafından incelenmiştir. İlgili öğretim üyesinin yurtdışı görevlendirme talebinin bölümde gerek 1. öğretim, gerekse 2. öğretimde eğitim öğretim faaliyetlerinin sürdürülmesi, öğretim üyesi sayısının az olması, görevlendirilmesi durumunda eğitim öğretimin işleyişinde sıkıntılar yaşanabileceği ve I. Ulusal İşletmecilik Sempozyumu`nda görevli olması gerekçeleriyle uygun bulunmadığı ve bu isteğinin ilerideki dönemlerde değerlendirilmesinin daha uygun olacağı Bölüm Başkanlığı aracılığıyla kendisine bildirilmiştir.  

Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, öğretim üyeleri sendikalı olduğu için bir yıldırma politikası olarak yurt dışı görevlendirme taleplerinin reddedilmesi söz konusu değildir.

Soru 9: Bilimsel Araştırma Projeleri`ne destek sağlanması aşamasında öğretim üyeleri arasında bir ayrımcılık yapılması sözkonusu mudur?

Cevap 9: Bilimsel Araştırma Projeleri`ne destek sağlanması aşamasında öğretim üyeleri arasında bir ayrımcılık yapılması kesinlikle sözkonusu değildir. Zira, bilimsel araştırma projelerinin değerlendirilmesi Ordu Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinasyon Birimi Yönergesi hükümlerine göre hazırlanmayan ya da hakemler tarafından uygun görüş verilmeyen projeler red edilmektedir.

Soru 10: Ünye İİBF`de nitelikli kamusal eğitim hakkı doğrultusunda öğrencilerin haklarını savunan öğretim üyelerine dönük baskılar yapılmakta mıdır? Ders dağılımları konusunda uzmanlık ve ders yükü gibi ölçütlerin gözetilmemesi söz konusu mudur?

Cevap 10: 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunun 22. Maddesinde öğretim üyelerinin görevleri açıkça sıralanmaktadır. Sözkonusu madde öğretim üyelerine öğrenci haklarını savunma görevi yüklememektedir. Öğrenciler eğitim haklarına ilişkin taleplerini kişisel olarak ilgili idari birimlere yapmaktadır. Bunun yanı sıra öğrenci temsilcileri ve öğrenci konseyi aracılığıyla taleplerini en üst mercilere kadar ulaştırabilmektedir. Ayrıca öğreniciler Öğrenci Konseyi Başkanı aracılığıyla Senato`da temsil edilmektedir.

Ders dağılımları, ilgili mevzuat doğrultusunda öğretim elemanlarının uzmanlık alanlarına uygun bir şekilde yapılmakta ve ders yükü ölçütlerine (öğretim görevlileri için 12 saat ve öğretim üyeleri için 10 saat) dikkat edilmektedir. 

Soru 11: Ordu Üniversitesi yönetimince Eğitim-Sen`li öğretim üyeleri tarafından açılmak istenen hiçbir öğrenci kulübünün kurulmasına izin verilmediği doğru mudur? Sendikalı öğretim üyelerinin öğrencilere danışmanlık yapmaları üniversite yönetimlerince engellenmekte midir?

Cevap 11: Ordu Üniversitesi yönetimince Eğitim-Sen`li öğretim üyeleri tarafından açılmak istenen hiçbir öğrenci kulübünün kurulmasına izin verilmediği iddiası doğru değildir. Örneğin Eğitim-Sen üyesi Yrd. Doç.Dr. Umut Ulukan Sinema Kulübünün akademik danışmanlığını yürütmektedir. Öğrenci kulübü kurma talepleri Öğrenci Kulüpleri Üst Kurulu tarafından karara bağlanmaktadır. Eğitim-Sen üyesi Yrd. Doç.Dr. Sebiha KABLAY`ın kurmak istediği “Sosyal Politika Araştırmaları Kulübü başvurusu kulübün amacının mevcut kulüplerin amaçlarını kapsaması nedeniyle Üst Kurul tarafından uygun görülmemiştir. Kulüp başvurularının uygun bulunmaması durumu yalnızca Eğitim-Sen üyesi öğretim üyelerine özgü bir uygulama değildir. Yrd. Doç.Dr. Sebiha KABLAY ile aynı dönemde herhangi bir sendikaya üyeliği bulunmayan Yrd. Doç.Dr. Zeynel ŞEN`in kulüp başvurusu da red edilmiştir.      

Soru 12: 12 Eylül 1980 rejiminin baskıcı YÖK mevzuatı, 1402`likler dalgası geçtikten sonra, 1980`lerde bile üniversite yönetimlerince akademik özgürlükleri ve öğretim üyelerinin akademik etkinliklerini bu kadar vesayet ve baskı altına alacak biçimde uygulanmamışken, Ordu Üniversitesi`ndeki bu yöndeki gayretkeşlik acaba hangi “demokratik üniversite” anlayışına uygun olmaktadır? Yoksa “demokratik üniversite” anlayışı AKP dönemi üniversitelerinde ulaşılması gereken bir ideal olmaktan ziyade yok edilmesi gereken bir anlayış durumuna mı gelmiştir?

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu