İTÜ’lüler Üniversitelerine Sahip Çıkıyor!

İTÜ`de haklarını aramaya devam eden araştırma görevlileri öğrencisiyle, hocasıyla, taşeron işçisiyle İTÜ`ye sahip çıkmak için 28 Mart Perşembe günü saat 12:30`da İTÜ Maslak Dayanışma Meydanı (Yemekhane önü)`nda buluşup Rektörlük`e bir yürüyüş gerçekleştirecekler.
 

Eylem için hazırlanan çağrı metni:

“İTÜ, geleneklerinde barındırdığı etik değerler adına güzel olan ne varsa birer birer yitirmektedir. Öğrencisi, idari personeli ve öğretim elemanlarıyla İTÜ`nün asıl bileşenleri, İTÜ Rektörlüğü`nün üniversitenin kaderini kendilerinin görüşleri alınmadan belirlemesini reddetmektedir. İTÜ başta olmak üzere birçok köklü üniversitenin bilim ve nitelikli eğitim çizgisinden uzaklaşarak yüksekokul olma yolunda hızla ilerlediği artık bir öngörü olmaktan çıkmak üzere iken hepimize İTÜ`yü ve üniversiteleri sahiplenmek gibi tarihi bir sorumluluk düşmektedir. Birkaç yıl sonra haklı çıktığımızı görmek istemiyoruz, bu nedenle üniversitemize bugün sahip çıkıyoruz. 

Ağustos ayından itibaren onlarca araştırma görevlisi, önce YÖK`ten gelen bir görüş yazısı bahane edilerek daha sonra da Rektörlük tarafından icat edilen kriterler aracılığıyla işten çıkarılmıştır. YÖK görüş yazısı 1 Şubat 2013 tarihli Genel Kurul kararıyla tüm hükmünü kaybetmişken, İTÜ Rektörlüğü kararların Resmi Gazete`de yayımlanmadığını bahane ederek niyetini açıkça belli etmektedir. Bununla birlikte bölümlerinin olumlu görüşlerine rağmen, Rektörlük bünyesinde kurulan antidemokratik değerlendirme kurulları, onlarca asistanın 33a kadrosuna geçmesini engellemiş, böylece bölümlerde yapılan oylamalarda 500`den fazla öğretim üyesinin oyunun çöpe atılmasına neden olmuştur. Daha önce çokça “YÖK`ün kararıdır, yapılacak bir şey yok” söylemiyle kamuoyunu yanıltan İTÜ Rektörlüğü, son birkaç ayda yapmış olduğu hukuksuz uygulamaları ve 33/a kadrosuna geçişlerin önünü tıkamak için aldığı yönetim kurulu kararlarını açıklamakta zorlanmaktadır. Rektör yardımcıları ile yapılan görüşmelerde sürekli olarak İTÜ`nün uçuruma sürüklendiği masalı anlatılırken, bölümlerin kendi akademik geleceklerini tayin etme yetkisini ellerinden alan bu sözde üst kurullar, sanılanın aksine İTÜ`yü uçuruma sürükleyecek yeni yapılanmanın en büyük adımını oluşturmaktadır. 

Rektör Karaca, bu süreçte başta asistanlar olmak üzere hiçbir üniversite bileşeninin karşısına çıkmaya cesaret edememiş, yardımcılarını ön plana sürmüştür. Kimi zaman rektör yardımcıları da dahil çok sayıda öğretim üyesinin görüşünü hiçe sayan rektörün, başlatmış olduğu bu süreci ne kadar sağlıklı ve sözü edilen “demokratik teamüllere” uygun olarak işlettiğini tüm İTÜ bileşenleri açıkça görmektedir. Rektör Karaca ile birlikte İTÜ yönetimi üniversitedeki huzuru tamamen yok etmiş, antidemokratik uygulamalar ve hak ihlalleri ile öğrencisinden hocasına, personelinden asistanına tüm üniversiteyi karanlığa boğmuştur. İTÜ`deki huzur ortamını tamamen yok eden mevcut İTÜ yönetiminin, personeli ve öğrencisiyle samimi bir birlikteliği sağlamasının yolu kendisine defalarca iletilen demokratik talepleri dikkate almasından geçmektedir. Yönetimin kendi yarattığı gerçekliklerle yüzleşmekten kaçması, sorunları çözmemektedir. Bizim de kendilerine her fırsatta bu gerçekliklerle yüzleşmelerine yardımcı olacağımız konusunda kimsenin kuşkusu olmamalıdır.

● İşten çıkarılan tüm arkadaşlarımız geri dönene, 

● Özlük haklarımızın gaspına son verilene, 

● 33a kadrosuna geçişlerin önünde gayri hukuki bir şekilde engel teşkil eden tüm kararlar kaldırılana ve bu kadroya geçiş kararları daha önce olduğu gibi yine bölümlerin iradesine bırakılana kadar mücadele edeceğimizi bir kez daha dile getiriyoruz. 

Hocasıyla, öğrencisiyle, idari personeliyle, asistanıyla, taşeron işçisiyle bu üniversite bizimdir! İTÜ`ye sahip çıkmak, İTÜ yönetimini uyarmak ve taleplerimizi bir kez daha haykırmak için 28 Mart Perşembe günü rektörlüğe yürüyoruz. Öğrencilerimizi, idari personelimizi, üniversite çalışanlarını ve hocalarımızı İTÜ‘ye sahip çıkmak için yapacağımız bu büyük yürüyüşe çağırıyoruz.”

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu