Her bugünün bir yarını da vardır…
İstanbul`un belli başlı devlet üniversitelerinin dün akşamüstü ODTÜ yönetimini ve öğrencilerini kınayan bir bildiri yayımlaması…
ODTÜ Rektörü Prof. Ahmet Acar`ın öğrencilerin protestosuna müdahale eden polisle ilgili “Böylesini hiç görmedik. Kreşlerin bulunduğu yerlere bile biber gazı sıkıldı” açıklamasından sonra İTÜ, İstanbul, Galatasaray, Yıldız Teknik, Mimar Sinan üniversiteleri olarak bunu yapmaları…
Ve evet, bunu öğretim görevlileriyle hiç paylaşmadan, yangından ganimet kaçıran korsanlar gibi yapmaları…
100 üstünden 100 puan. Mutlaka sınıfı geçtiler. Ama kimin sınıfı?
* * *
Hayrete düşmüş olan var mıdır bilmiyorum. Ama benim dün akşam saatlerinde düştüğüm hal daha çok bıkkınlık olarak tarife gelirdi.
Ta ki kınama metnine imza atan söz konusu üniversitelerin öğretim elemanları ses çıkarana dek.
Galatasaray Üniversitesi`ndeki hocalar, bir üniversite hocasında olması gereken doğal refleksi göstererek akşam akşam oturup bir mektup yazıp imzaladılar:
“ODTÜ`de yaşanan olaylarda öğrencilerin maruz kaldığı polis şiddetini kınıyoruz. ODTÜ`lü meslektaşlarımızın tüm ifadelerine rağmen, söz konusu açıklamayı yapan üniversite yönetimlerinin, polisin olayları başlattığı, olayların ilk aşamasından itibaren iyi niyetli davranmadığı ve orantısız güç kullandığı gerçeğini göz ardı etmelerini manidar buluyoruz. Polis şiddeti karşısında tek vücut olarak tepki gösteren ODTÜ`lü meslektaşlarımızın ve öğrencilerin yanında olduğumuzun bilinmesini istiyoruz.
Üniversitenin özgürlüğü sadece öğretim elemanlarının araştırma ve ifade özgürlüğünden ibaret değildir. Öğrencilerin düşünce, ifade ve protesto özgürlükleri de üniversite ortamının ayrılmaz bir parçasıdır. Türkiye`de son yıllarda öğrenciler üzerinde artan baskılara sessiz kalan, akademik özgürlüklere yapılan müdahaleler karşısında susan üniversite yönetimlerinin, iktidarı elinde tutanlara hoş görünmek maksadıyla yaptıkları açıklama, akademi tarihine kara bir leke olarak düşmüştür.”
* * *
Galatasaray`dan çıkan bu sese İstanbul Üniversitesi öğretim elemanları, İstanbul Teknik Üniversitesi öğretim elemanları, Marmara Üniversitesi öğretim elemanları, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi öğretim elemanları, Yıldız Teknik Üniversitesi öğretim elemanları ve Hacettepe Eğitim-Sen temsilciliği de katıldı. Karakter göstermenin, dik durmanın, mesleğinin ahlakına uygun davranmanın hapse girmekten itibar kaybetmeye, işsiz kalmaktan bir tür terörist ilan edilmeye kadar bedelleri olan günümüzde bu ses, bu katılımdır beni hayrete düşüren. Ve aynı zamanda bıkkınlıktan kurtaran.
* * *
Anlamış bulunuyoruz: Üniversite rektörleri resmi açıklamalara meslektaşlarınınkinden, öğrencilerininkinden daha çok önem veriyor. Devletin gözünde makbul olmayı, öğrencilerinin saygısına yeğliyor. Onlar böyle. Kimin rektörü olarak kimin sınıfından mükafatlı pekiyi alacaklarına çoktan karar vermişler.
Bir de bir avuç üniversite nedir, gerçek eğitim nedir, şiddetin kaynağı ve devletin tutumu nedir muhakeme edebilen öğretim görevlileri var. Onlar da böyle. Muktedirin sınıfında ikmale kalmayı göze alıp öğrencilerinin hocaları olmayı tercih ediyorlar. Bugün için sıfırdır onların notu. Ama her bugünün bir yarını da vardır.
Radikal Gazetesi
26 Aralık 2012












