Öğrenciler Devlet Eliyle Cemaat Yurtlarına Gitmek Zorunda Bırakılıyor!

Eğitim Sen Merkez Yönetim Kurulu`nun “Öğrenciler Devlet Eliyle Cemaat Yurtlarına Gitmek Zorunda Bırakılıyor!” başlıklı açıklama metni:

İzmir`in Tire ilçesinde Milli Eğitim Bakanlığı`nın uygulaması, kamu hizmetini örgütlerken kamu yararı amacı yerine hangi çıkar ilişkileri üzerinden hareket ettiğini açıkça göstermektedir. İlçedeki Melahat Aksoy Anadolu Öğretmen Lisesi arazisinde 11 milyon TL ödenek harcanarak 200 kişi kapasiteli öğrenci yurdu yapılmıştır. 2010 – 2011 eğitim yılı için 150 kişinin konaklaması için gerekli koşullar sağlanmasına rağmen, Milli Eğitim Bakanlığı sadece 25 kişinin kabul edilmesi konusunda talimat vermiştir.

Anadolu Öğretmen Lisesi`ni İzmir dışından birçok öğrencinin de tercih ediyor olması karşısında 150 kişi yerine 25 kişinin kabul edilmesi isteğinin nedeni sorgulandığında konunun barınma sorunundan daha vahim yönleri olduğu görülmektedir. Öyle ki ilçede cemaat yurtları ve evlerinin yaygın olduğu bilinmektedir. Yurt kapasitesinin bu şekilde düşürülmesi, bizzat kamu görevlilerinin yönlendirmesiyle özel yurt, cemaat yurtları ve evlerine prim verilmek istendiğini açıkça göstermektedir.

Eğitim hizmetinin kamusal, nitelikli ve parasız örgütlenmesi ilkesinin temel amaçlarından birisi eğitim hizmetinden yararlanabilme adına sosyal eşitsizliklerin etkilerini olabildiğince etkisiz kılmaktır. Bu uygulamada ise var olan eşitsizliklere temas etmeyen politikalarla mağdur olabilecek gençlerin içinde bulunduğu durum kullanılarak cemaatlerin örgütlenmesi için özellikle alan açmaktadır. Çocuğunu özel yurda ya da cemaat yurtlarına göndermek istemeyen aileler ve bu yerlerde kalmak istemeyen öğrenciler zorunlu olarak kazandıkları okula gidemeyeceklerdir. Kaldı ki ekonomik yetersizlikler sonucu özel yurtlara gidemeyen öğrenciler için özellikle cemaat evlerinin ekonomik olarak da cazip hale geleceği de açıktır.

Başarılı, çalışkan öğrencilere yapılacak böylesi yardım ve destek süreçleri ile “minnet etme” duygusu üzerinden nasıl ilişkiler içerisine çekilmek istendiği ortadadır. Milli Eğitim Bakanlığı`nın görevi bu süreci desteklemek değil engellemektir. Kamu hizmetinin amacı kamu yararı güdülmesidir, bazı cemaatlerin ya da girişimcilerin yararının güdülmesi değildir.

Eğitim Sen olarak var olan eşitsizliklerden rant elde etme çabaları yerine kamusal, nitelikli, bilimsel, parasız ve demokratik bir eğitim hizmetinin örgütlenmesi zorunluluğunun altını bir kez daha çiziyoruz. Sendikamız bu güne kadar olduğu gibi yaratılmaya çalışılan muhafazakar kuşatmaya asla izin vermeyecek ve bunun için gerekli mücadeleyi kararlılıkla sürdürecektir.

MERKEZ YÖNETİM KURULU

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu