Sayın Çubukçu Tehdit Tavrıyla Eğitim Emekçilerini Sözleşmeli Çalıştırmaya Mahkum Etmenin Asıl Amacını Ortaya Koymuş Oldu

Eğitim Sen Merkez Yürütme Kurulu`nun “Sayın Çubukçu Tehdit Tavrıyla Eğitim Emekçilerini Sözleşmeli Çalıştırmaya Mahkum Etmenin Asıl Amacını Ortaya Koymuş Oldu.” başlıklı açıklama metni:

“İl Emri Ataması” kapsamında eş durumundan tayin konusunda yaşanan mağduriyeti ortaya koymak amacıyla Milli Eğitim Bakanlığı önünde eylem yapan sözleşmeli öğretmenler, Bakan Çubukçu tarafından tehdit edilmişlerdir.

Bakanlık`tan gelen yazılı açıklamada “İmzaladıkları sözleşme hükümlerini yerine getirmeyenler ise bundan doğacak her türlü hukuki durumu kabul etmek durumundadır. Bakanlığımız bu süreçte, eğitim öğretimin sağlıklı bir şekilde devam etmesi amacıyla hukuki haklarını kullanacak olup, izinsiz eylemlerde yer alacak kişilerle ilgili disiplin işlemleri başta olmak üzere her türlü işlemi yapacaktır.” denilerek sahip olunan zihniyet açıkça ifade edilmiştir. Kadrolu ve sözleşmeli öğretmenler arasında hiçbir fark yoktur diyenlerin mumu artık sönmüştür.

Emekçilerle ve onların sorunlarıyla her karşı karşıya gelindiğinde AKP`nin demokratlık maskesinin düşmesi artık ezber halini almıştır. Ancak maskelerinin her düşüşü sonrasında emekçilere yönelen zihniyetleri de daha tahammülsüz ve tehditkar bir hal almaktadır. Son olarak Bakan Çubukçu`nun sözleşmeli öğretmenleri statüleri üzerinden tehdit etmesi bu kapsamda oluşan bir tavırdır. Çubukçu, her ne kadar hukuksal araçlar üzerinden bir tehdit geliştiriyor olsa da hukukun ona böyle bir yetki vermediğini bilmelidir.

Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu`nun temsil ettiği kurumun personelini tehdit ederek baskı altına almaya çalışması karşısında ona görevini hatırlatma gereği duyuyoruz. Bakan Çubukçu, sorunların üzerini baskı araçlarını kullanarak örtmek yerine, sorunları çözmeye dönük bir tavır takınmalıdır. Kamu hizmeti gerekleri ve kamu görevlileri hakları kapsamında yöneticilik ödevlerini yerine getirmelidir. Eğitim ve bilim emekçilerini tehdit eden bir Milli Eğitim Bakanı`nın varlığı, her şeyden önce eğitim biliminin özüne aykırıdır. Nimet Çubukçu bilmelidir ki eğitim süreci bilimsel ve demokratik olmayan,  insani yaklaşımları dahi içermeyen değerlendirmeler ve ifadelerle yürütülemez.

Bu süreç göstermiştir ki her türlü hak arama mücadelesi AKP zihniyeti tarafından bir tehdit olarak algılanmakta ve bastırılmaya çalışılmaktadır. Bilinmelidir ki Eğitim Sen, dün olduğu gibi bugün de siyasal iktidarın tehdit ve baskılarına karşı boyun eğmeyecektir. Eğitim ve bilim emekçilerine dönük sindirme ve tehdit politikalarına karşı da her zaman gereken cevabı verecektir.


MERKEZ YÜRÜTME KURULU

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu