Derslik Açıkları Bir Yandan, Yıkılmak Üzere Olan Derslikler Diğer Yandan: Yöneticilerin Vurdumduymazlığı, Çocuklarımızın Yaşamını Tehdit Ediyor

Eğitim Sen Genel Başkanı Zübeyde Kılıç`ın açıklaması.

TBMM Araştırma Komisyonu`na bilgi veren Milli Eğitim Bakanlığı Yatırım ve Tesisler Daire Başkanı Salih Altınay, kurumlarına ait 51 bin dersliğin yıkılması ve 238 bin dersliğin depreme karşı güçlendirilmesi için 10 milyar dolara ihtiyaç olduğunu, mevcut bütçeden sağlanan ödenekle tüm dersliklerin ancak 100 yıl içinde güçlendirilebileceğini söylemiş ve bu sözler basına yansımıştır.

Dersliklerin sadece yüzde 9`unun sağlam olduğunun tespit edildiğini belirten Altınay, “kuruma ait 490 bin derslikten 51 bininin yıkılması, 238 bininin ise güçlendirilmesi gerekiyor” diyerek, okulların içler acısı durumunu ve çocuklarımızın bir saatli bombaya benzeyen dersliklerde eğitim gördüğü gerçeğini çıplaklığıyla açığa vurmuştur.

Her şeyden önce belirtmek gerekir ki bu büyük tehlike karşısında çocuklarımızın can güvenliği tehdit altındadır. Bir yandan parası olana sağlam binalarda eğitim imkanı sağlayıp diğer yandan yoksul çocuklarının okuduğu okullara ödenek ayırmayan mantık, çökmeye mahkumdur. Deprem riskiyle karşı karşıya kalan dersliklerden önce, uygulanan piyasacı, özel çıkarı, zengini gözeten program çökmüştür. Veriler bu tespiti doğrulamaktadır.

Bilindiği üzere MEB, bu yıl ilk kez açıkladığı İç Denetim Raporu`nda derslik açığının boyutlarını gözler önüne sermiştir. Bir yandan ülkede derslik açıkları ülkede uygulanan, kamu yararını gözetmeyen politikalarla kapatılamamış; diğer yandan da aynı piyasacı program varolan dersliklerin de derslik olmaktan uzak olduğunu gözler önüne sermiştir. Bir depremle yıkılmayı bekleyen bu derslikler, derslik açığını mı kapatmaktadır, yoksa gerçeklerin üstünü mü? sorusu yanıtlanmayı beklemektedir.

Öte yandan açıklamaları yapan kişinin MEB Yatırım ve Tesisler Daire Başkanı olması da üzerinden durulması gereken bir konudur. Bilindiği üzere AKP Hükümeti ve ona bağlı Milli Eğitim Bakanlığı, her fırsatta bütçede eğitime ayrılan payı arttırdıklarını söyleyerek övünmektedir. Oysaki MEB bütçesi içinde yatırımlara ayrılan payda en büyük düşüş de bu dönemde gerçekleşmiş ve 2002`de MEB bütçesinde yatırımlara ayrılan pay yüzde 17 iken bu oran 2009 sonunda yüzde 4`ün altına gerilemiştir. Dersliklerin güçlendirilmesi için ayrılan ödenekle bu işin ancak 100 yılda başarılacağını belirten Daire Başkanı da sanıyoruz ki bu gerçeği bilmektedir. Dersliklerin iyileştirilmesini, yeni dersliklerin yapılmasını engelleyen mantık, tam da yatırım harcamalarının payını kısarak üst sınıflara krizlerde kaynak aktarma yolunu seçen program sahiplerinin uygulamalarıyla örtüşmektedir. Güvenli derslikler, güvenceli istihdam, içinde “güven” sözcüğünün geçtiği hiçbir ifade, piyasacılıkla yan yana gelememektedir. Daire Başkanı`nın açıklamaları bunu kanıtlamıştır.

Bu noktada Eğitim Sen, çocuklarımızın yaşamını tehdit eden bu piyasacı zihniyete karşı, yatırımlara ayrılan payın derhal arttırılmasını, kamu kaynaklarının kamusal yarar için kullanılmasını sağlayacak, okul ve dersliklerin bir an önce güvenli hale getirildiği, derslik ve öğretmen açıklarının giderildiği bir yeni eğitim ve ekonomi programının uygulanması için tüm gücünü kullanma kararlılığındadır.

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu