Toplu Sözleşme Hakkımızı Dilenerek Değil Direnerek Kazanacağız!

Bugün iki milyonu aşkın kamu emekçisinin ve Türkiye`nin gözü kulağı, Toplu sözleşme taleplerini dile getirmek üzere Başbakanlığa yürüyen KESK`lilerdeydi. Toplu Sözleşmedeki ısrarını vurgulamak için dün saat 16.00`dan itibaren Başbakanlık Merkez Binası`na 200 metre uzaklıktaki Milli Müdafaa Caddesi`nde oturma eylemi yapan ve geceyi burada geçiren kamu emekçileri, bugün saat 13.30`da Başbakanlığa yürüyüşe geçti. Binlerce kamu emekçisi oturma eylemi yapılan Milli Müdafaa Caddesi`nden Başbakanlık binasına kadar sloganlar atarak, kararlı ve coşkulu şekilde yürüdü.

 Başbakanlık binası önünde bir süre sloganlarla bekleyen kamu emekçileri, toplu sözleşme taleplerini Başbakanlığa iletmek üzere; KESK Genel Başkanı Sami Evren, KESK TİS ve Hukuk Sekreteri Adnan Gölpunar, Kültür Sanat Sen Genel Başkanı Yavuz Demirkaya, Kültür Sanat Sen Hukuk ve TİS Sekreteri Ümit Şimşek, KESK Hukuk danışmanı Öztürk TÜRKDOĞAN ve KESK Uzmanı İsmet ASLAN`dan  oluşan heyeti Başbakanlık Binası`na uğurladıktan sonra aynı coşkuyla yeniden oturma eylemi alanına döndüler.

Başbakanlık görevlilerinin görüşme heyetimizi arka kapıdan almak istemesine sert tepki gösteren genel Başkanımız ve beraberindekiler polis engelini aşarak, Başbakanlık Ana girişine yöneldi. Ana kapı önünde de bir süre polis tarafından engelleme yapılınca, engelleme yapılan yere basın çağrılarak bu tutum protesto edilmiş  ve geri adım atılıncaya burada bekleneceği ifade edilmiştir. Kararlı tutum karşısında ve basının engelleme yapılan yere yönelmesiyle engel aşıldı ve Genel Başkanımız Ana Kapı önünde öncelikle bu tutumu protesto eden bir açıklama yaptı. Açıklamasına devamla; Hükümeti toplu sözleşmeye davet edeceğini, Hükümetin buna uymaması durumunda gerekli hukuki ve meşru mücadele yöntemlerine başvuracağını, diğer konfederasyonlara da toplu sözleşme yapılması için masayı terk etme çağrısında bulunacağını ifade etti.

 Buradaki polis engelini de aşan KESK Heyeti, Başbakanlık binasına girmeden basına açıklama yaparak TİS hakkımızı kullanmak için buraya geldiklerini dile getirdi. Ayrıca hükümetin 15 Ağustos`tan geçerli olmak üzere ek ödeme almayan yaklaşık bir milyon dört yüz bin emekçiye verdiği denge tazminatını kaldırarak ek ödeme verdiğini ve buna ek zam oranını açıkladığını ifade ederek tek taraflı ücret belirlemenin devam ettiğini ve masanın anlamsızlaştığını ifade etmiştir. Bu açıklama canlı olarak yayınlandı. Ardından toplantının yapılacağı binaya girilerek toplantı salonunun önünde Bakanın gelmesi beklendi. Salona önce Kamu-Sen heyeti girdi. Bir süre sonra Memur Sen ve ardından Bakan içeri girdi. Bakanın girişiyle birlikte Heyetimiz de toplantı salonuna girdi.

Genel Başkanımız Heyetin toplantı salonunda yerini almasından sonra kendisine ayrılan yere oturmayarak ayakta toplantı açılmadan müdahale ederek konuşmasına başlamıştır. Genel Başkanımız;  Bu toplantının hukuksuz şekilde yapıldığını, derhal son verilerek dağıtılması gerektiğini, çünkü ortada AİHM`in Baykara ve Diğerleri/Türkiye Davası`nda kamu emekçilerinin toplu sözleşme hakkını kullanması gerektiği yönündeki kararı olduğunu, Avrupa Konseyi üyesi olan Türkiye`nin bu karara uyması gerektiğini, kaldı ki Anayasanın 90. maddesi`nin de bunu zorunlu kıldığını belirtti. Devamla; kamu emekçilerinin iradesini AKP hükümetine teslim edemeyeceğini, KESK`in bugün hukuki süreci başlattığını, AİHM kararlarının ve Anayasanın 90. maddesinin gereğinin yerine getirilmemesi durumunda Avrupa Konseyi`ne başvuracağını, aynı zamanda meşru ve fiili mücadele ile sonuç alıncaya kadar kararlı duruş sergileyeceğini ifade etti.  Genel Başkanımız, diğer Konfederasyonlara dönük olarak da “Hükümet AİHM kararlarının gereğini yerine getirmiyor, peki sizler emekçiler lehine olan kararların gereğini niçin yerine getirmiyorsunuz” diyerek masayı terk etmeleri çağrısında bulundu. Bakan, kısa bir cevap vererek konuyu inceleyeceklerini ancak şu anda mevcut yasaya göre hareket edeceklerini ifade etmiştir. Ardından Heyetimiz toplu halde toplantı salonunu terk etmiş olup TİS taleplerimizi içeren dosyayı muhataplarına vermiştir.

Genel Başkanımız dışarıda bekleyen basın emekçilerine gelişen durumu olduğu gibi aktarmış, Gürcistan`da yaralanan basın emekçileri için geçmiş olsun dileğinde bulunarak Hükümetin yıpranma payı hakkını gasp ettiğine dikkat çekmiştir. Ayrıca Türkiye`nin yeni bir stand-by anlaşmasıyla IMF ile yoluna devam edemeyeceğini, bir an önce halktan ve emekçilerden yana bütçe yapılması gerektiğini ifade etmiştir.

Heyetimiz, alanda coşkulu şekilde karşılanmıştır. Emekçilere dönük olarak yaptığı konuşmada Genel Başkanımız, Hükümetin defalarca söz vermesine rağmen toplu görüşmede ısrar ettiğini ancak KESK`in bu oyunu bozduğunu dile getirmiş, Hükümete en büyük cesareti verenin de diğer Konfederasyonlar olduğunu belirtmiştir. Genel Başkan, yaptığı konuşmada KESK`in önümüzdeki sürece ilişkin eylem programını açıklamış, TİS ve grev hakkımızın önündeki engellerin kaldırılmasının öncelikli hedef olduğunu ifade etmiştir. Yine 1 Eylül`de yapılacak Barış Mitingleri`ne, 12 Eylül`de yapılacak etkinliklere katımın önemli olduğuna dikkat çekmiştir. Genel Başkanımız, artık KESK`in yeni anayasa ve kamu emekçilerinin siyasete girme konusunda aktif olarak müdahil olacağını, buna yönelik yoğun çalışmalar içerisine gireceğini dile getirmiştir.
 
Konuşma ardından kamu emekçileri zılgıtlar, sloganlar ve alkışlar eşliğinde coşkularını illere taşıyacakları kararlılığıyla eyleme son vermişlerdir.

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu