Eğitim Kurumları Yönetici Atamaları

Bakanlığın Eğitim Kurumları Yöneticileri başlıklı 25.06.2008 tarih ve 2008/50 numaralı genelgesi ile Valiliklere bazı kurumların açık olan yöneticiliklerini duyurmama yetkisi vermesine ilişkin düzenlemesinin iptali için dava açtık.

 Ancak, açtığımız davada hemen yürütmenin durdurulması kararı alınamaması olasılığına karşılık, özellikle sınav kazanmış ve sınav sonucunun geçerlik süresi dolacak olan üyelerimizin ;

  1. a)Açıklanan boş yönetici kadrolarından kendileri için uygun gördükleri, atanmaları olası olan kurumlara başvurmalarının,
  2. b)Kendileri için uygun buldukları yöneticiliği boş ilan edilmiş eğitim kurumu bulunmayan arkadaşlarımızın ise yöneticilik kadrosu boş ilan edilmemiş, ancak boş olduğunu bildikleri uygun eğitim kurumu yöneticiliği için – kendileri için elektronik ortamda başvuru ekranı açılmayacağından – normal dilekçe ile başvurmaları ve bu dilekçelerini mutlaka resmi kayda geçirtmelerinin uygun olacağını düşünüyoruz.

İleride yaşanması olası hak kayıplarında dava açılması durumunda bunun gerekli olduğunu arkadaşlarımız bilmelidirler.

Dava dilekçesi aşağıdadır:

DANIŞTAY BAŞKANLIĞINA,

 ANKARA.

 Yürütmenin durdurulması istemlidir.

 

DAVACI : EĞİTİM SEN (Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası)

 Cinnah Cad. Willy Brant Sok. No:13 Çankaya / ANKARA.

VEKİLLERİ : Av. Zühal ÇOLAK, Av. Mahmut Nedim Eldem , Av. Necmiye BAŞEL,

 Av. Mehmet Rüştü TİRYAKİ. ( Davacı ile aynı adresteler)

DAVALI : Milli Eğitim Bakanlığı. Bakanlıklar / ANKARA.

DAVA KONUSU : Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yöneticileri Yönetmeliği`nin uygulanmasına ilişkin olarak ; Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün 25.06.2008 günü yayımlanan 1379/43753 sayı ve 2008/50 numaralı genelgesinin 3. paragrafındaki “… öncelikle yönetici ihtiyacı en çok olan ve nitelikli yönetici atanmasında zorluk çekilen özellikle il ve ilçe merkezleri dışındaki kenar semtlerde yer alan eğitim kurumları olacak şekilde” ibaresinin   yürütmesinin durdurulması ve iptali istemidir.

SÜRE :

Davaya konu Milli Eğitim Bakanlığı genelgesi 25.06.2008 tarihinde yayımlandığından davamız süresinde açılmaktadır.

OLAYLAR:

  1. Davalı Milli Eğitim Bakanlığı; resmi eğitim kurumu yöneticiliklerine atama ve yer değiştirme işlemlerinde son Ecevit hükümetince hazırlanıp, yayımlanarak yürürlüğe konulan vedeğerlendirmede sınavı esas alan, demokratik ve objektif değerlendirme ölçütleri içeren Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Atama ve yer Değiştirme Yönetmeliği siyasal kadrolaşma ve keyfiliğe engel olarak görülmüş olmalı ki; sözü edilen yönetmelik son iki hükümetin Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik zamanında üz kez değiştirilmişti.

2 . Her üç değişiklik de bir öncekine göre daha antidemokratik, daha keyfiliğe açık, objektif değerlendirmeye daha az olanak veren ve idarenin taktir hakkını çok genişleten hükümler içerdiğinden sendikamız tarafından Danıştay`da iptal davalarına konu edildi.

12.12.2004, 04.03.2006 ve 13.04.2007 tarihli yönetmelik değişiklikleri için açtığımız davaların tümünde Danıştay, dava ettiğimiz hükümlerin pek çoğunun yürütmesini “… en uygunun seçilmesi yönünde nesnel ölçüt öngörmeyen, … atamaya yetkili makamın öznel değerlendirme ve mutlak takdirine meydan verecek mahiyet taşıyan, … hukuka ve Danıştay`ın önceki kararlarına da aykırı” değerlendirmeleri ile durdurdu .

  1. Son olarak 13.04.2007 tarihli yönetmelik değişikliği nedeniyle açtığımız davada da Danıştay İkinci Dairesi 2007/1198 sayılı dava dosyasında, 30.04.2007 tarihinde oybirliği ile verdiği kararla dava konusu ettiğimiz maddelerin biri dışında tümü için yürütmenin durdurulmasına karar verilmişti.

Karara uyulmaması üzerine açtığımız davada Danıştay İkinci Dairesince 2007/2076 Esas sayılı dosyada 27.08.2007 günü verilen yürütmenin durdurulması kararına davalı bakanlık sonunda uydu. Hukuka aykırı biçimde atanan eğitim yöneticileri görevlerinden alındılar. Ama yerlerine yeni atama yapılmadı. Aynı kişiler bu kez de aynı görevlere idari kararla geçici olarak görevlendirildiler. Bu kişiler hala da görevdeler. Kısaca; hukuka aykırılık sürüyor, yürütmesi durdurulmuş yönetmelik hükümlerine göre atanmış olan eğitim kurumu yöneticileri şu anda da geçici görevlendirme ile yöneticilik yapmaya devam ediyorlar.

  1. Davalı bakanlığın yürütmenin durdurulması kararından bir yıl sonra, 24 Nisan 2008 gün ve 26856 sayılı Resmi Gazetede yayımladığı Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yöneticileri Yönetmeliğide siyasal kadrolaşma amacına yönelik olduğundan, bu yönetmelik için yürütmenin durdurulması istemli olarak açtığımız iptal davamız da Danıştay İkinci Dairesinin 2008 / 4155 esas sayılı dosyasında görülmektedir.

YÜRÜTMESİNİN DURDURULMASI İLE İPTALİNİ İSTEDİĞİMİZ DÜZENLEME

VE HUKUKSAL DEĞERLENDİRMELERİMİZ :

Davalı Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü, söz konusu davalı yönetmeliğin uygulanmasına yönelik olarak 1379/43753 sayılı yazıya bağlı 2008/50 sayılı genelgesini de 25.06.2008 günü yayımladı. (Ek.1) Bu dilekçemizle dava konusu ettiğimiz genelgenin üçüncü paragrafında “… atama duyurularının öncelikle yönetici ihtiyacı en çok olan ve nitelikli yönetici atanmasında zorluk çekilen özellikle il ve ilçe merkezleri dışındaki kenar semtlerde yer alan eğitim kurumları olacak şekilde yapılması gerekmektedir ” denilerek; valiliklere yönetici norm açığı bulunan bazı – özellikle merkezi konumdaki – okul ve eğitim kurumlarının yönetici açığı duyurusunun yapılmayabileceği yetkisini vermekte ve Bakanlık il milli eğitim yetkililerini bu doğrultuda yönlendirmektedir. Ayrıca o yetki var sayılırsa illerdeki milli eğitim yöneticileri, bakanlığa yaranma yarışına girecek, verilen sınırsız denilecek denli geniş yetkilerini keyfi bir şekilde siyasal yandaşlar lehine kötüye kullanacaklardır. Bu kabul edilemez.

Nitekim söz konusu yönlendirme nedeniyle bugün itibariyle başta Ankara İli olmak üzere (Ek.2) Sivas, Gaziantep, Kayseri, Eskişehir, Samsun, Denizli, Malatya ,Isparta, Batman, Erzurum ve Bursa gibi çok sayıda il duyurusunu yaparken, yöneticiliği boş olan merkezi konumdaki hiçbir eğitim kurumunun duyurusunu yapmamış, yalnızca il ve ilçe merkezleri dışında ve “kenar semtler”deki yöneticiliği boş olan eğitim kurumlarının duyurusunu yapmışlardır.

Kaldı ki, yetkisiz biçimde, hukuka aykırı olarak illere tanınan bu taktir yetkisi sınırsızdır da. Oysa taktir yetkisinin kullanılması ancak hukuk sınırları içinde ve asla keyfiliğe meydan vermeyecek biçimde olmalıdır. Davalı idarenin daha önceki benzer uygulamasının; Eğitim Kurumları Yöneticileri konulu 16.06.2006 gün ve 49625 sayılı Genelgesinde valiliklere tanıdığı takdir yetkisinin yürütmesi, açılan davalar nedeniyle Danıştay On İkinci Dairesinin 2006/3201 esas ve 2006/3322 esas sayılı dava dosyalarında ” takdir yetkisinin keyfiliğe yol açacağı ” gerekçesi ile verdiği kararlarla durdurulmuştu. Bu davamızda da benzeri bir kararın çıkacağına inanıyoruz.

Davalı bakanlık, söz konusu genelgenin davaya konu hükmündeki doğru olmayan gerekçelerle kamu yararı ve hizmet gerekleri ile hareket ediyormuş görüntüsü vererek !..,- ki ne taşrada daha çok yöneticiye ihtiyaç vardır ne de buralara nitelikli yönetici atanmasında zorluk vardır, eğer bunların varlığı iddia ediliyorsa bile bu sorunların kaynağı hukuka aykırı uygulamalarda ısrar eden davalı bakanlıktır – dayanak Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yöneticileri Yönetmeliği`nin 9/1 ve 10. maddelerine aykırı hareket etmektedir. Bundan dolayı da yönetici adayı, üyemiz çok sayıda öğretmen mağdur olmaktadır. Dava konusu genelge hükmü bir çok bakımdan hukuka aykırıdır. Yürütmesi durdurulmalı ve iptal edilmelidir. Çünkü; a) Yönetmeliğin 10 maddesi hükmüne göre atama yetkisi ve 9/1. maddedeki duyuru görevi valiliklerindir. Davalı bakanlığın ne atama, ne duyuru ve ne de bir kısım eğitim kurumlarının yönetici norm kadro açığını ilan edip, bir kısmını ilan etmeme yetkisi yoktur ki bu yetkisini devredebilsin. Yönetmelik gereği atama yetkisi ve duyuru görevi Valiliklerdedir. O nedenle bakanlığın yönlendirme ve yetkilendirmesine gerek olmaksızın valilikler yöneticiliği boş olan tüm eğitim kurumlarının duyurusunu ve atamaları en kısa sürede yapmak zorundadırlar. Olmayan yetkinin devri de söz konusu olamayacağından dava konusu hüküm yetki yönünden sakattır. Dava konusu genelgenin üçüncü paragrafındaki “… öncelikle yönetici ihtiyacı en çok olan ve nitelikli yönetici atanmasında zorluk çekilen özellikle il ve ilçe merkezleri dışındaki kenar semtlerde yer alan eğitim kurumları olacak şekilde” ibaresinin öncelikle yürütmesinin durdurulması ve dava sonunda da iptali gerekir. b) Dava konusu genelgenin , yürütmesinin durdurulması ve iptalini istediğimiz ibaresi amaç yönünden de hukuka aykırıdır. Her ne kadar davalı bakanlık “…yönetici ihtiyacı en çok olan ve nitelikli yönetici atamasında zorluk çekilen” diyerek kamu yararı ve hizmet gereklerini göz önünde tuttuğu görüntüsü verse de, asıl amaç – çok büyük bir bölümü üyemiz olduğu için davalı bakanlıkça önemli görevlere atanması istenilmeyen, ancak kazanılmış hakları nedeniyle de atanmaları zorunlu olan – söz konusu genelgenin 13. maddesinde sözü edilen, daha önce yapılan yönetici atama sınavını kazanmış öğretmenlerin iyi görev yerlerine atanmasını engellemek, onları hiç olmazsa bu yolla cezalandırmaktır. Çünkü söz konusu adayların hakları, sınav kazandıkları tarihten sonra iki yıl içinde – Danıştay İkinci Dairesinin 2008/4155 esas sayılı dava dosyasındaki dilekçemizde ayrıntılı olarak açıkladığımız gibi 24 temmuz 2008` e kadar- atanamazlarsa sona erecek, o nedenle de bu adaylar şimdi ilan edilen, “kenar semtlerde“, kıyıda köşede kalmış kurumların yöneticiliklerini hakları yanmasın diye tercih etmek zorunda kalacaklardır. En az iki yıl yer değiştirme isteğinde bulunamayacaklarından dolayı da ileride açıklanacak daha iyi okulların yöneticilik görevlerine talip olamayacaklardır. Bu okulların yöneticiliklerine de daha sonra yapılacak duyurulardan sonra siyasal yandaşları atayabileceklerdir. Ama, bu örtülü amacı hem öğretmenler hem de sendikaları sezmişlerdir. Genelgedeki davaya konu ibare amaç bakımından da hukuka aykırıdır. Yürütmesi durdurulmalı ve dava sonunda da iptal edilmelidir. c) Genelgedeki davaya konu ibare anayasal eşitlik ilkesine de aykırıdır. Hukuk devletinde, hizmete alınmada görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayırım gözetilmemesi gerekirken ; genelge ile özellikle ayırım yapılmakta, bir kısım adaylar cezalandırılırken, yandaş adaylar da ödüllendirilmek istenilmektedir. Bir kısım adaylar “kenar semtlerde” ve  küçük yerleşim yerlerindeki, hizmet koşulları iyi olmayan okulların yöneticiliğini tercihe zorlanırken, kadrolaşmada gözetilecek yandaşlara da “siz şimdilik bekleyin, sizi iyi yerlerde görevlendirmenin yolunu bulduk” denilmek istenmektedir. Bu da hukuka aykırıdır. Genelgedeki dava konusu ibarenin bu nedenle de yürütmesi durdurulmalı ve dava sonunda iptal edilmelidir. ç) Dava konusu genelgedeki yürütmesinin durdurulması ve iptalini istediğimiz ibare anayasal eşitlik ilkesine aykırı olduğu gibi, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile 657 sayılı yasanın öngördüğü kariyer ve liyakat ilkelerini de yok saymaktadır. Bir kısım yeterli ve yetenekli yönetici adayının önü daha baştan dava konusu genelge hükmü ile kesildiğinden, yetkin ve yetenekli olduklarını sınav kazanarak ispatlayan öğretmenlerin hak ettikleri görevlere gelmesi böylece engellenmekte, öte yandan da yandaş kayırma ve siyasal kadrolaşmaya hizmet edilmektedir. Bu kamu yararı ve hizmet gerekleri ile bağdaştırılamayacağı gibi, kariyer ve liyakat ilkelerini de yok sayar bir tutumdur. Bu durumu hukuka bağlı devlet düzeni ile bağdaştırmak olası değildir.

Dava konusu yasal düzenleme bu nedenlerle de hukuka aykırıdır. Yürütmesi durdurulmalı ve dava sonunda da iptal edilmelidir.

YÜRÜTMENİN DURDURULMASI İSTEMİMİZİN GEREKÇESİ: 

Söz konusu genelgedeki dava konusu ibarenin iptali için ileri sürdüğümüz hukuka aykırılıklar çok açıktır, ilk bakışta görülmektedirBilindiği gibi, davalı idare de idari yargı kararlarına uymamayı, olup bitti yaratmayı siyasal kadrolaşma amacının gereği saymaktadır. Eğitim kurumu yöneticiliğinde halen yaşanan kargaşanın temelinde bu vardır. Bu davamızda kısa sürede yürütmenin durdurulması kararı verilmez ise aynı kargaşa yinelenecek, özellikle yöneticilik sınavını kazanmış üyelerimiz açısından telafisi çok zor zararlar oluşacaktır. İdari Yargılama Usul Yasasının öngördüğü koşullar birlikte oluşmuştur. O nedenle olası iptal kararınızdan önce yürütmenin durdurulmasını da istiyoruz.

DELİLLER :

 1 . Dava konusu 2008/50 numaralı genelge. (Ek.1)

2 . Ankara İlinde “Boş Olan Eğitim Kurumu Yöneticilikleri” ilanı ve ekleri.(Ek-2 ,10 sayfa)

  1. Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yöneticileri Yönetmeliği.

 4 . Danıştay İkinci Dairesi`nin 2004/8022 , 2006/493, 2006/878, 2007/1198, 2007/2022, 2007/2076 esas sayılı ve ilgili öteki kararları.

 5 . Danıştay İkinci Dairesinin 2008/4155 esas sayılı dava dosyası.

 6 . Danıştay On İkinci Dairesinin 2006/ 3201 ve 2007/3322 esas sayılı dava dosyaları.

 7 . Her türlü yasal delil.

HUKUKSAL NEDENLER :

 1 . İdari Yargılama Usulü Kanunu,

 2 . Devlet Memurları Kanunu.

 3 . Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun.

 4 . Dilekçemizde sözü edilen idari yargı kararları.

 5 . İlgili öteki yasal düzenlemeler.

SONUÇ VE İSTEM :

 Açıkladığımız ve Dairenizin kendiliğinden gözeteceği diğer gerektirici nedenle, Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü`nün 2008/50 numaralı genelgesinin üçüncü paragrafındaki “öncelikle yönetici ihtiyacı en çok olan ve nitelikli yönetici atanmasında zorluk çekilen özellikle il ve ilçe merkezleri dışındaki kenar semtlerde yer alan eğitim kurumları olacak şekilde” ibaresinin yürütmesinin durdurulması ve iptali ile yargılama giderleri ve yasal avukatlık ücretinin davalı idareden alınmasına karar verilmesini vekil edenimiz adına saygılarımızla dileriz. 03.07.2008

DAVACI VEKİLLERİ

Av. Zühal Çolak  Av. Mahmut Nedim ELDEM

Av. Necmiye BAŞEL Av. Mehmet Rüştü Tiryaki

EKLERİ : Onaylı vekaletname örneği

 1 adet (2 örnek )Genelge.

  1 adet (2 örnek) Ankara İli Boş Eğitim Yöneticilikleri İlanı

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu