Melih Aşık’ın Köşesinden Yorumsuz

AKP hükümetinin 2008 yılında kamu emekçilerine yüzde 2+2 zam vereceğini söylemesi üzerine Kamu Sen ve Memur Sen‘in birbiri ardına “bu zammın kabul edilemeyecek olması” açıklamaları yaptı. Bu iki konfederasyonun toplu görüşme tutanaklarına geçen 2+2 önerilerini daha önce kamuoyu ile paylaşmıştık. Şimdi Milliyet gazetesi Köşe Yazarı Melik Aşık’ın 02.09.2007 tarihinde ve 20.10.2007 tarihinde köşesinde yazdığı yazıları sizlerle paylaşıyoruz. Ayrıca adı geçen iki konfederasyonun Toplu Görüşme Tutanaklarına geçen tekliflerini de yazının devamında bulabilirsiniz. “Aynası iştir kişinin lafa bakılmaz”

Melih Aşık’ın Köşesi / 20.10.2007

Ciddi Şok!

Hükümetin, 2008 yılında kamu çalışanlarına uygulayacağı zam oranları açıklandı…Ocakta yüzde 2, temmuzda yüzde 2 olmak üzere toplam yüzde 4 zam…

Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız zam oranları karşısında “Ciddi bir şok yaşadıklarını” söyledi… Memur – Sen de “Bu, memurla alay etmektir” dedi.

KESK dün basına kimi belgeler gönderdi…

Kameralar karşısında ağlaşan Kamu – Sen‘in Başkanı Bircan Akyıldız‘ın imzasıyla hükümete yapılan teklifte aynen “Kamu görevlisinin maaşını oluşturan kalemlerin Ocak 2008‘de yüzde 2 ve Temmuz 2008‘de yüzde 2 artırılması” öneriliyor. Memur – Sen de tıpatıp aynı teklifi yapmış…

Peki kameralar önünde gösterdikleri tepkinin sebebi ne?

KESK Haber Sen Ankara Şube Başkanı Osman Köse‘nin görüşü: “Üyelerin karşısında kendilerini kurtarma telaşı.”

Bu arada Türkiye Kamu – Sen, üye aidatının 5 YTL‘den 10 YTL‘ye çıkarılmasını talep ediyor. İşçiye yüzde 2 zam iste aidatı yüzde yüz artır… Memurlara sabır…

http://www.milliyet.com/2007/10/20/yazar/asik.html

Melih Aşık’ın Köşesi / 02.09.2007

Sendika Sporu…

Malum… Memurların sendika hakkı var ama grev hakkı yok. Bu nedenle de memur sendikalarının hükümetle yaptığı toplu sözleşme görüşmeleri aslında bir anlam ifade etmiyor. Komediden, dostlar alışverişte görsünden öteye gitmiyor. Son karar daima hükümetlerin oluyor. Ne kadar ağlayıp sızlansalar da memur sendikalarına hükümetin verdiği karara uymak düşüyor. Peki, böyle bir komediye sendikalar neden alet oluyorlar? Grev hakkımız tanınıncaya kadar biz böyle bir aldatmacanın aleti olmayacağız, neden demiyorlar? Hem üyelerini hem de kamuoyunu kandırmaya devam ediyorlar? KESK‘e bağlı Haber-Sen‘in Ankara Şube Başkanı Osman Köse‘ye kulak veriyoruz:

-Hemen belirteyim ki, KESK bu komediye alet olmuyor. Biz toplu sözleşme görüşmelerini boykot ettik, katılmıyoruz. Alet olmaya devam edenler Kamu Sen ile Memur Sen…

– Onlar neden böyle yapıyor peki?

-Bu iki konfederasyonun yöneticileri kendi tatlı hayatlarını sürdürebilmek için gerek üyelerine gerekse kamuoyuna sanki gerçek sendikacılık yapıyormuş, hak mücadelesi veriyormuş görüntüsü vermek zorundalar da ondan…

– Nedir o tatlı hayat?

-Bir tek bizim KESK‘in tüzüğünde, “Yöneticilerin maaşları fiilen memurluk yaparken aldıkları maaştan fazla olamaz, çünkü sendikacılık bir meslek değildir, o yüzden kimseye avantaj sağlanmaz” diye bir hüküm var. Diğer iki konfederasyonda ise yönetici maaşları en yüksek devlet memuru maaşına endekslenmiştir. İkramiyeler, yolluklar, kimi yan ödemeler vs. düşünüldüğünde bu iki konfederasyonun yöneticilerinin aldıkları maaşlar bırakın sendikacı olmadan önceki maaşlarını, Başbakanlık Müsteşarı‘nın maaşının bile çok çok üstündedir. Makam odaları, makam araçları, sekreterler vs. gibi imkânlar da dikkate alındığında bu arkadaşlar bunları kaybetmemek için mecburen sendikacılık oynuyorlar.

http://www.milliyet.com.tr/2007/09/02/yazar/asik.html

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu