Türkiye, çalkantılı bir sürecin içinden geçmekte ve ABD emperyalizmi tarafından Irak‘taki kaos ve işgal ortamına çekilmek istenmektedir. Tezkere tartışmalarının da gündeme getirildiği bu günlerde yeniden altını çizerek vurgulamamız gereken nokta, savaşların, bombaların sorunları çözüme değil çözümsüzlüğe sıkıştırdığıdır.
Çatışmalar sonucunda her gün gençlerimiz hayatlarını kaybetmekte, kaybolan canlar toplumumuza büyük acılar vermektedir. Toplumumuz barışa özlem duymakta, acılara son verilmesi için gerekli adımların atılmasını beklemektedir.
Bilindiği gibi içinden geçtiğimiz şu günlerde, Irak‘a bir askeri operasyon yetkisini de içeren tezkere gündemdedir. Söz konusu tezkerenin doğuracağı sonuçlar sağlıklı biçimde değerlendirilmeden, Türkiye‘nin hangi kuvvetler tarafından Irak‘ta ABD‘nin işgal bataklığına çekilmek istendiğini kavramak da mümkün olmamaktadır. Türkiye‘yi bir bölge savaşının içine çekmek isteyen kuvvetlerin amaçlarına ulaşamamaları için “barış” talep etmek, en iyi direniştir.
Öte yandan unutulmamalıdır ki Türkiye, ABD işgali başlamadan önceki yıllarda da defalarca Kuzey Irak‘a askeri operasyon düzenlemiş, ancak sorun askeri yollarla çözülememiştir.
Bu durum da göstermektedir ki Kürt sorunu öncelikle Türkiye‘de çözüme kavuşturulmalı ve ülkenin demokratik ve ekonomik gelişimine hız verilmeli, barış kültürü savaş çağrılarının yerini almalıdır. Savaş, yüzyıllardır birlikte yaşadığımız halkları ABD emperyalizminin kollarına iterek değil, onları barışa ve toplumsal/demokratik bütünleşmeye katarak sona erdirilebilir.
Biz de Eğitim Sen Merkez Yürütme Kurulu olarak son günlerde yaşanan acı gelişmelerden duyduğumuz üzüntü ve endişeyi dile getiriyor ve demokratik, barışçıl çözüm yollarını gündeme almaları için ilgili tüm kesimleri sağduyulu davranmaya ve barış kültürünü sahiplenmeye davet ediyoruz.











