‘Ya Gül’ü Kabul Et Ya da Türkiye’yi Terk Et’ Yaklaşımı Kabul Edilemez

Bilindiği üzere, geçtiğimiz günlerde Hürriyet gazetesi köşe yazarlarından Bekir Coşkun, Abdullah Gül‘ün cumhurbaşkanı adaylığını kabullenmediğini belirtmiş ve seçilmesi halinde Gül “benim cumhurbaşkanım olmayacak” demiştir.

Bekir Coşkun, düşünce özgürlüğünün bir gereği olarak siyasal tercihini ifade etmişken, bu açıklamaya yanıt olarak Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ancak totaliter sistemlerde görülmesi mümkün olan bir tahammülsüzlükle “Gül‘ü cumhurbaşkanı olarak benimsemeyen kişinin vatandaşlıktan çıkması gerektiği” yönünde sözler sarf etmiştir.

Türkiye toplumunu kutuplaştırmaya dönük açıklamalardan kaçınması gereken kişilerin başında gelen Başbakan‘ın “ya benimlesin ya da karşı cephedesin” anlayışını “Ya Sev Ya Terk Et” tarzı, faşizmi andıran bir tutumla harmanlaması, demokratik bilinç ve herkesin başbakanı olma iddiaları konusunda şüpheleri güçlendirmektedir.

Unutmamak gerekir ki burada söz konusu olan, Bekir Coşkun‘un görüşlerine katılıp katılmamak değildir. Önemli olan, Bekir Coşkun‘un ya da diğer yurttaşların Tayyip Erdoğan‘ı ve iktidarını eleştirebilme özgürlüğünü yasal güvenceye kavuşturan bir özgürlükçü siyasal çerçevenin toplumun geniş kesimlerinde kabul görmesini sağlayacak bir siyasi irade ile desteklenmesidir. Herkesi kapsayan bir hükümet olmak, bu doğrultuda bir siyaseti pratiğe geçirmekle mümkündür. Unutmamak gerekir ki demokratik rejimlerde bir iktidarın gücü, iktidarı eleştirenlerin özgürlüğüyle ölçülür.

AKP‘nin politikalarını eleştiren tüm aydınlara, demokratik kitle örgütlerine, sivil toplum kuruluşlarına, muhalif seslere, sendika ve siyasi partilere dönük bir sindirme olarak da değerlendirilebilecek bu talihsiz açıklamalar karşısında, Eğitim Sen olarak başbakanı sağduyulu davranmaya davet ediyoruz.

 

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu