Bazı internet siteleri ve gazetelerde “Eğitim-Sen dava açtı, 3.500 geçici öğretici artık işsiz” başlıklı haberler yayımlanmıştır.
Haberlerde; Milli Eğitim Bakanlığ`nını, Eğitim-Sen`in açtığı dava sonrasında alınan Danıştay kararı gereği bilgisayar ve İngilizce branşlarında okullarda derse giren 3 bin 500 ‘kısmi zamanlı geçici öğretici`nin sözleşmesini feshettiği, öğreticilerin hak kaybı olmaması için isteyenlerin ‘ek ders ücreti karşılığı` olarak okullarda görevlerine devam edebileceği, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik`in ‘kısmi zamanlı geçici öğreticiler`le ilgili bir yıldır devam eden dava sürecinde gelinen son noktada nasıl hareket edileceğine dair bir genelge yayınladığı, genelgede, Eğitim-Sen`in Başbakanlık ve bakanlık aleyhine açtığı davada Danıştay 12. Dairesi`nin 14 Mart 2007 günlü kararıyla Bakanlar Kurulu kararının ve bakanlık genelgesinin yürütmesinin durdurulduğunu, kanun gereği mahkeme kararının en geç 1 ay içinde uygulanmasının zorunlu olduğunu, Bakan Çelik`in “Söz konusu kararın bakanlığa 15 Nisan 2007 tarihinde tebliğ edildiği göz önünde bulundurularak, okullarda halen İngilizce dil öğreticisi ve bilgisayar öğreticisi olarak görev yapanların sözleşmelerinin en geç 14 Mayıs 2007 tarihine kadar feshedilmesi ve bu tarihten sonra da kısmi zamanlı geçici öğretici görevlendirilmemesi gerektiğini” ifade ettiği, öğreticilerin ücretli olarak derse girmeye devam etmeleri halinde ellerine en fazla 600 YTL civarında para geçeceğini, bu durumda maaşlarının 100 YTL civarında azalacağı, belirtilmektedir.
Anayasanın 128. maddesinde;
“Devletin kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür.
Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir”
hükmüne yer verilmiştir. Milli Eğitim Bakanlığı`na bağlı eğitim kurumlarında görev yapan personele gördürülen eğitim ve öğretim hizmetin geçici olmadığı, kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler arasında yer aldığı açıktır. Bu nedenle eğitim öğretim hizmeti verenlerin Devlet Memurları Yasasının 4/C maddesi kapsamında ve geçici olarak çalıştırılmaları, Anayasanın 128. maddesine açıkça aykırıdır.
657 sayılı Devlet Memurları Yasasının 4/C maddesinde Geçici personel tanımlanmış;
“Bir yıldan az süreli veya mevsimlik hizmet olduğuna Devlet Personel Başkanlığının ve Maliye Bakanlığının görüşlerine dayanılarak Bakanlar Kurulunca karar verilen görevlerde ve belirtilen ücret ve adet sınırları içinde sözleşme ile çalıştırılan ve işçi sayılmayan kimselerdir”
hükmüne yer verilmiştir. Yasanın anılan hükmü uyarınca geçici personel çalıştırılacak hizmetin, bir yıldan az süreli veya mevsimlik olması gerekmektedir. Oysa, geçici personel olarak görevlendirilenlerin, bir yıldan az süreli veya mevsimlik bir hizmeti yerine getirmek için görevlendirilmedikleri, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okul ve kurumlarda sürekli görevleri yerine getirdikleri açıktır. Dolayısıyla geçici öğretici uygulaması Yasanın anılan hükmüne de açıkça aykırılık oluşturmaktadır.
Milli Eğitim Bakanlığı, Anayasaya ve Devlet Memurları Yasasına aykırı olduğunu bile bile, yayımladığı bir genelge ile binlerce geçici öğreticiye görev vermiştir. Genelgenin hukuka aykırılığı ortaya çıkınca da sendikamızı hedef göstermiştir. Hukuksuzluğun kaynağı da, geçici öğreticileri kapı önüne koyan da Milli Eğitim Bakanlığıdır.
EĞİTİM SEN bugüne kadar yalnızca geçici öğreticiliğe değil, eğitim kurumlarında sözleşmeli öğretmen, geçici öğretici ve ek ders ücreti karşılığında öğretmen çalıştırılmasına karşı çıkmıştır, bundan sonra da karşı çıkacaktır. Bu biçimde personel çalıştırılmasının nedeni, duyulan gereksinimdir. Böyle bir gereksinim varsa, kuşku yok ki vardır, bu gereksinim devlet memuru olarak görev yapacak öğretmenler eliyle giderilmelidir. Eğitim kurumlarında görev yapıp, öğretmen olarak atanma koşullarını taşıyan bütün sözleşmeli öğretmen ve geçici öğreticilerin kadrolu olarak atanması gerekir. EĞİTİM SEN bunu savunmaktadır. İş güvencesinden yoksun, geleceği hem belirsiz hem de eğitim yöneticilerinin iki dudağı arasında olan öğretmenler eliyle sağlıklı bir eğitim hizmeti verilemeyeceği açıktır. Bakanlık, istediği zaman kapının önüne koyabileceği kapıkulu öğretmenler çalıştırmak istemektedir. Bakanlığın, sözleşmeli öğretmenlik, geçici öğreticilik ve ders ücreti karşılığında öğreticilikte ısrar etmesinin nedeni budur.
EĞİTİM SEN bugüne kadar ilkeleriyle var olmuştur, bundan sonra da ilkeleri ile var olacaktır. EĞİTİM SEN, herkese eşit, parasız, nitelikli, kamusal ve ulaşılabilir eğitim hizmeti sunulmasını savunmaktadır. Bunun ilk adımı da kadrolu ve sürekli olarak görev yapacak öğretmenlerin görevlendirilmesidir.











