Sendikamız Usulsüz Şef Atamasını Yargıya Taşıdı

Bilindiği gibi bir süre önce Milli Eğitim Bakanlığı 773 boş kadro için şef atamasını yapacağını duyurmuş, tercihler ile açık kadrolar uyuşmadığından bu kadroların 38`i dışında tümüne atama yapmıştı. Milli Eğitim Bakanlığı bu atamayla birlikte Bakanlar kurulu kararıyla ek olarak tahsis edilen 571 şeflik kadrosuna ve ataması yapılmayan 38 kadro içinde atama yaptı. Ancak 38 kadro ile ek olarak tahsis edilen 571 kadroya yapılan atamayı duyuru, görevde yükselme eğitimi ve görevde yükselme sınavına dayanmaksızın yapıldığından yeni bir kadrolaşma girişimi ve usulsüz bir atama olarak öne çıktı.  Sendikamız bu atamayı yargıya taşımaya karar vererek  26 Şubat 2007 günü Danıştay`a dava açtı. Bu atamaya kadrolaşma ve usulsüz atama diye açıklama yapan her sendikanın dava açması beklenirdi.

Dava dilekçesi

DANIŞTAY BAŞKANLIĞI`NA

                                   ”  Yürütmeyi durdurma ve duruşma istemlidir”

DAVACI             :  Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası

VEKİLİ                 : Av.Akay Sayılır, Av. Nadir Selvi, Av. Utku Emre Ses, Av. Zuhal Çolak, Av. Mahmut Eldem, Av. Mehmet Tiryaki, Av. Necmiye Başel – Cinnah Cad. Willy Brant Sok. No: 13

                              Çankaya/ANKARA

DAVALI              : Milli Eğitim Bakanlığı-ANKARA

KONU                   : Milli Eğitim Bakanlığı taşra teşkilatı şef kadrolarına atanabilmek

                             için 18 kasım 2006 tarihinde yapılan görevde yükselme sınavında

                             duyurulan 773 kadrodan ataması yapılmayan 38 kadro ile 14

                             Aralık 2006 tarihinde Resmi Gazete`de yayımlanan 2006/11298  

                             karar sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile ek olarak tahsis edilen 571

                             yeni şef kadrosuna duyuru, görevde yükselme eğitimi ve görevde

                             yükselme sınavı yapmaksızın atama yapılmasına ilişkin işlemin

                             iptali, öncelikle yürütmesinin durdurulması ve duruşma istemidir.                                                                      

BİLDİRİM  GÜNÜ : 28.12.2006

O L A Y VE HUKUKSAL DURUM

  1. 2577 sayılı yasanın (değişik) 33/1 maddesine göre kamu görevlilerinin atanması ve nakilleriyle ilgili davalarda yetkili mahkeme, yeni veya eski görev yeri idare mahkemesidir. Bu doğrultuda dava konusu işlemle Türkiye`nin birçok iline atama yapıldığından işlem birden fazla idare mahkemesini ilgilendirmektedir. Bu yönüyle ayrıca  Türkiye`deki tüm Milli Eğitim Bakanlığı personelinin haklarını ihlal edebilecek nitelikte bir işlemdir. Bu nedenlerle görevli mahkeme Danıştay`dır.
  2. 4.3.2006 gün ve 26098 sayılı Resmi Gazete`de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği uyarınca şeflik kadrolarına atama yapılabilmesi için personelin görevde yükselme eğitimine alınması ve sınava tabi tutulması gerekmektedir. Bu çerçevede davalı yönetim boş şef kadrolarına atama yapabilmek için Ağustos 2006 tarihinde taşra teşkilatında boş bulunan şef kadroları için elektronik ortamda başvuruları kabul etmiştir.
  3. Anılan yönetmeliğin 11.maddesi uyarınca görevde yükselme eğitimine alınacak kişi sayısı atama yapılacak boş kadro sayısının üç katını aşamayacaktır. Bu nedenle 4605 adet başvuru olduğundan anılan yönetmelik maddesinde yer alan Ek-1 Değerlendirme Formu`ndaki kriterler çerçevesinde ancak 2319 aday görevde yükselme eğitimine alınmıştır. 2319 sayısı ise davalı yönetimin atama yapılacak şef kadrolarının sayısı olarak açıkladığı 773 sayısının üç katının saptanmasıyla bulunmuştur. Görevde yükselme eğitiminin ardından bu adaylar 18 Kasım 2006 tarihinde sınava tabi tutulmuş ve 1466 kişi bu sınavı kazanmıştır.
  4. Sınavı kazananların atamasının yapılması için 14-20 Aralık 2006 tarihinde başvurular kabul edilmiş ve 773 boş kadrodan 735`ine atama yapılmıştır. Söz konusu atamaların atama onayları 28.12.2006 tarih ve 103546 sayılı yazıyla illere gönderilmiştir. Tercihler ile illerdeki boş kadrolar örtüşmediğinden 38 kadroya atama yapılamamıştır.
  5. Anılan yazıda aynı zamanda 14 Aralık 2006 tarihli Resmi Gazete`de yayımlanan 2006/11298 karar sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile taşra teşkilatı için tahsis edilen 571 adet yeni şef kadrosu ile kalan 38 adet kadroya da atama yapılacağı duyurulmuştur. Bu doğrultuda söz konusu kadrolara da davalı yönetimce atama yapılmış ve atama sonuçları 28 Aralık 2006 tarihinde açıklanmıştır(ek-1). Bu atamalara ilişkin atama onayları ise 29.12.2006 tarih ve 103770 sayılı yazı ile ilere gönderilmiştir.
  6. Davalı yönetim kadro değişimi yoluyla tahsis edilen 571 yeni şef kadrosu ile önceki atamadan kalan 38 kadro için anılan yönetmelikte öngörülen duyuru, görevde yükselme eğitimi ve görevde yükselme sınavıyla ilgili kurullara uymaksızın açıkça hukuka aykırı atama yapmıştır. Anılan yönetmeliğin 6/ç maddesi uyarınca görevde yükselme sınavında başarılı olmak, görevde yükselme sınavı yoluyla atanmak isteyenler için genel koşullardan biridir. Görevde yükselme sınavıyla ise aynı yönetmeliğin “Tanımlar” başlıklı 4/1-i maddesine göre görevde yükselme eğitimini tamamlayanlar için yapılacak olan sınav belirtilmektedir. Bu bakımdan görevde yükselme yoluyla atanmak isteyenlerin görevde yükselme eğitimine katılma zorunluluğu vardır. Bu bağlamda anılan yönetmeliğin “Görevde yükselme eğitiminin duyurulması” başlıklı 9.maddesinde; “Görevde yükselme eğitimi için eğitim tarihinden en az bir ay önce yapılacak duyuruda; atama yapılacak kadroların sınıfı, unvanı, derecesi, sayısı ve eğitime katılacaklarda aranacak şartlar, başvurunun yapılacağı yer ve tarihleri ile diğer hususlar belirtilir.” denilmektedir. Bu madde yönetime görevde yükselme eğitimi için en az bir önceden duyuru yapma ve bu duyuruda atama yapılacak kadroların sınıfını, unvanını, derecesini, sayısını ve eğitime katılacaklarda aranacak koşulları ve başvurunun yapılacağı yer ve tarihleri bildirme yükümlülüğü getirmiştir. Davalı yönetim 735 şef kadrosu için bu yükümlülüğünü yerine getirmiştir. Çünkü Ağustos 2006 tarihinde kabul ettiği başvurularda 773 şef kadrosu için atama yapacağını anılan yönetmelikte istenen diğer tüm koşullarla birlikte duyurmuştur. Ancak davalı yönetim 773 kadrodan tercin nedeniyle ataması yapılmayan 38 kadro ile anılan Bakanlar Kurulu kararıyla tahsis edilen 571 yeni şef kadrosu için söz konusu yükümlülüğünü yerine getirmemiştir. Bu, toplam 609 şef kadrosunun başta anılan yönetmeliğin 9.maddesinde öngörülen duyuru başta olmak üzere sırasıyla görevde yükselme eğitimi, görevde yükselme sınavı aşamalarına uymaksızın anılan mevzuat hükümlerine açıkça aykırı atama yapılarak doldurulmasına yol açmıştır.

Kaldı ki bu durum anılan yönetmelikte öngörülen görevde yükselme eğitimine ve görevde yükselme sınavına katılacakların sayısını da bariz biçimde etkilemiştir. Bu yönetmeliğin “Görevde yükselme eğitimine alınma” başlıklı 11.maddesinde; “Görevde yükselme eğitimine alınacakların sayısı atama yapılacak boş kadro sayısının üç katını geçemez. Üç kattan az sayıda istekli bulunması halinde ise durumu uygun olan tüm personelin eğitime alınması sağlanır. Duyurulan kadro sayısının üç katından fazla personelin başvurması halinde bu yönetmeliğin Ek-1 Değerlendirme Formunda belirtildiği şekilde puanlama yapılmak suretiyle toplam puanı en fazla olandan başlamak üzere boş kadro sayısının üç katı kadar personel belirlenerek eğitime alınır. Puanların eşitliği halinde ise sırasına göre hizmet süresi fazla ve sicil notu yüksek olan personel tercih edilir.” denilmektedir.  Davalı yönetime Ağustos 2006 tarihindeki başvurularda 4605 kişi başvurduğundan bu madde uyarınca 773 kadronun üç katı olan 2319 kişinin görevde yükselme eğitimine alınmasına karar verilmiştir. Çünkü bu maddede başvuru yapan kişi sayısı boş kadro sayısının üç katını aştığından boş kadro sayısının üç katı adayın görevde yükselme eğitimine alınacağı yer almaktadır. Bu doğrultuda davalı yönetim 2319 adayın belirlenmesi için söz konusu maddede belirtilen Ek-1 Değerlendirme Formundaki ölçütlere göre adayların aldığı puanı esas alarak bir sıralama yapmıştır. Böylece 2082 şef adayı başvuru yaptığı halde atama yapılacak kadro sayısının 773 olmasından kaynaklı olarak görevden yükselme eğitimine katılamamıştır. Oysa davalı yönetim duyurusunu dava konusu işlemle birlikte toplam atadığı 1344 şef kadrosu için yapsaydı anılan yönetmeliğin 11.maddesi gereğince 4032 aday görevde yükselme eğitimine katılabilecekti. Bu, görevde yükselme sınavına katılacakların sayısının da 2319 değil 4032 olacağını anlamına gelmektedir. Dolayısıyla görevde yükselme eğitimine ve görevde yükselme sınavına katılacakların sayısı hukuken 4032 olması gerekirken fiilen 2319 olmuştur.

Bu bağlamda dava konusu işlem öncelikle anılan yönetmeliğin 9.maddesinde belirtilen görevde yükselme eğitiminden ez bir ay önce yapılan duyuruda atama yapılacak kadroların sayısının önceden yer alacağı kuralına aykırıdır. Dava konusu işleme esas oluşturan duyuruda bu sayı 773 olarak açıklandığı halde 1344 atama yapıldığından söz konusu kural açıkça ihlal edilmiştir.  Atanan tüm şef adayları görevde yükselme eğitimine katılmış, görevde yükselme sınavında başarılı olmuş ve başarı durumlarına göre de atamaları yapılmış adaylardır. Ancak bu adayların ya da en azından bir bölümünün, 4032 aday görevde yükselme eğitimine ve sınavına katılması durumda atanıp atanamayacakları kuşkulu hale gelecekti. Bu bakımdan ikinci olarak dava konusu işlem bir bölüm şef adayları lehine yaratılan hukuka aykırılığa dayanmaktadır. Danıştay 5.Daire`nin 8.11.2005 gün ve E.2004/1756, K.2005/5009 sayıla kararı da bu değerlendirmeyi desteklemektedir. Bu kararda; “…davalı idarece görevde yükselme sınavı sonucunda davacının sınavına girdiği unvan için ilan edilen boş kadro karşılığı atama yapılacağının önceden duyurulması ve bu çerçevede yapılan sınav sonucunda başarı sırasına göre ilan edilen boş kadro sayısı kadar kişinin atamasının yapılması karşısında, davacının görevde yükselme sınavında başarılı olduğundan bahisle atamasının yapılması yolundaki başvurusunun reddedilmesine dair işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.” denilmektedir.

  1. Dava konusu işlem kamu yararı ve hizmetin gereklerine de açıkça aykırıdır. Dava konusu işlemin esasını oluşturan görevde yükselme sınavına hukuken 4032 girecekken 2319 şef adayı girmiştir. Bu, ataması yapılan şef adaylarından daha nitelikli adayların atanamaması anlamına gelmektedir. Çünkü sınava katılamayan şef adayları içinden sınava katılıp ataması yapılanlara göre sınavda daha başarılı olanların çıkması her zaman olasıdır. Bu adaylara sınava katılma olanağı verilmeyerek bu olasılık yönetsel yoldan engellenmiştir. Böylece davalı yönetim daha nitelikli olabilecek adayların atanmasının önüne geçmiştir. Bu durum, kamu hizmetine eşit girme hakkının engellenmesi demektir. Yine dava konusu işleme esas olan görevde yükselme eğitimi ve görevde yükselme sınavı, bu tür işlemlerde asgari olması gereken “önceden bilinebilirlik ilkesi” ve “güvenirlilik ilkesi” ile de açıkça çelişmektedir.

Ayrıca dava konusu işlemde bir başka önemli dikkat çekici nokta vardır. O da 735 şef atamasını 28.12.2006 tarihli atama onayı ile yaptıktan bir gün sonra 29.12.2006 tarihli atama onayı ile de dava konusu işlemin tesis edilmesidir. 571 şef kadrosuna davalı Milli Eğitim Bakanlığı teşkilatında ihtiyaç olup olmadığı ayrı bir araştırma ve tartışma konusudur.  Ancak bu kadrolara ihtiyaç olsa da 735 şef ataması yaptıktan hemen sonra kullanılması, bu denli aceleye getirilmesi ciddi kuşkular doğurmaktadır. Bu kuşkuların kaynağı da AKP hükümetin iktidara geldiğinden bu yana eğitim alanında en küçük birimlere kadar uzanan kadrolaşma çabasıdır. Milli eğitim teşkilatında gelecek on yılda dava konusu işlemle birlikte atanan toplam 1344 şef atamasıyla birlikte hiç kimsenin şef olarak atanma olasılığı kalmadığı belirtilmektedir. Bu bakımdan yukarda ki açıklamalarda dikkate alındığında dava konusu işlem kadrolaşma girişimi olarak öne çıkmaktadır. Davalı yönetim bu tür tepkiler nedeniyle bir basın açıklaması yapmak zorunda kalmıştır(ek-2).

  1. Olayımızda yürütmeyi durdurmanın koşulları vardır. Yukarıdaki açıklamalar, dava konusu işlemin anılan yönetmelik hükümlerine, hukuka, eşitlik ilkesine, kariyer ve liyakat ilkelerine, kamu yararı ve hizmetin gereklerine açıkça aykırı olduğunu göstermektedir. Dava konusu işlemin uygulanması durumunda, davacı sendikanın kariyer ve liyakatini kanıtlamış binlerce üyesi, ileride giderilmesi olanaksız maddi ve manevi zararlara uğrayacaktır. Şefliğe atanmak için sıra bekleyen  birçok eğitim çalışanı ve sendika  üyesine şef olma olanağı hiç tanınmayacaktır. Bu durum davalı yönetim mensupları arasında çalışma barışını bozucu etki yapacaktır. Ayrıca davacı sendikanın öteki üyeleri de liyakat ve kariyer bakımından daha nitelikli şeflerin buyruğu altında çalışma olanağından yoksun bırakılmış olacaklardır. O nedenlerle, olayımızda, yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi için 2577 sayılı yasanın 27. maddesinin aradığı tüm koşullar gerçekleşmiştir.

SONUÇ VE İSTEM        : Yukarda açıklanan nedenlerle;

  1. Dava konusu işlemin iptaline,
  2. Öncelikle yürütmeyi durdurma kararı verilmesine,
  3. Duruşma isteminin kabulüne,
  4. Yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin davalı yönetime yükletilmesine, karar verilmesini,

saygılarımla dilerim. 26.2.2007

EĞİTİM SEN VEKİLLERİ

Ekler :

28 Aralık 2006 tarihli Memurlar. Net internet çıktısı2. Milli eğitim Bakanlığı`nın konuyla ilgili basın açıklaması

Onaylı vekaletname sureti

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu