Oaxaca ve Meksika’da Öğretmenler ve Appo

George Colman

Çeviren: Deniz Yıldırım – Eğitim Sen Uluslararası İlişkiler Uzmanı

9 Kasım 2006, ZNet, http://www.zmag.org

2006`nın yazında ve sonbaharında, Asembleo Popular Pueblo Oaxaca (APPO)[1] çevresinde birleşen 70 bin devlet okulu öğretmeni ve yaklaşık 350 örgüt şehir merkezini işgal etti, yerel radyo ve televizyon istasyonlarını ele geçirdi; devletin yasama, yürütme ve yargı birimlerinin işleyişini engelledi ve 800 bin kişiyi kapsayan kitlesel bir yürüyüşle, Vali Ulisses Ruiz`in istifasını talep edecek biçimde bu metropolitan bölgede barikatlar oluşturdu ve bunları korudu.

Sayıları bir düşünün: 70 bin öğretmen, 350 örgüt, 800 bin protestocu, yani eyalet nüfusunun neredeyse %25`i, Oaxaca`nın keyif verici sokaklarında daha adil bir toplum talep ederek yürüyor. Bir toplumsal yangın “kupkuru çıra”sı ile buluştu ve aşağılanmış, kızgın halk aracılığıyla daha da güçlendi.

Aşağılanmış? Kızgın? Talepkar? Hangi konuda ve neden?

Oaxaca dinamiğini anlamak için yararlı bir başlangıç olarak Meksikalı tarihçi Dr. Anselmo Arellanes Meixueiro`nun “20. Yüzyılda Oaxaca: Süreklilikler ve Değişenler” başlığını taşıyan makalesi ele alınabilir. İşte dikkatimizi çekmeye çalıştığı bazı gerçekler:

Oaxaca halkının giderek büyük çoğunluğu topraklarını terk ediyor ve Meksika`nın diğer bölgelerine ya da ABD`ye göç ediyor; çünkü toprağa bağlı mahsuller azalıyor, yoksulluk artıyor, gıda çok nadir yetişiyor, kredi muslukları kapalı ve insanların elinde kalan tek umut, bütün bunları kuzeyde gerçekleştirebilmek.Yerli topluluklar, geleneksel su kaynakları, dereler, göller ve nehirler kirlendiği ve atalarının toprakları, ormanların yaygın tahribatı nedeniyle giderek küçüldüğü için dağılıyor ve parçalanıyorlar.Oaxaca şehri amansızca ve kaotik bir hal alarak genişliyor. Su, kanalizasyon, çöp, ulaşım ve güvenlik sorunları hızla artıyor ve şehirde yaşayanların sağlığı, %80`i şehirdeki motorlu araçlar tarafından yaratılan hava kirliliğince tehdit ediliyor.Oaxaca`da her 10 bin kişiye 4 doktor düşüyor ve bu doktorlar da şehir merkezinde. Yoksullara dönük tıbbi bakım çok az.Her düzeyde derslik ve öğretmen açığı var ve Oaxaca`nın yüksek öğretim kurumları, kadınların ve erkeklerin yukarıda tarif edilen sorunlara çözüm üretmelerini sağlayacak imkanlar üretemiyor.İşsizlik ve suç artıyor.

Arrelanes değerlendirmesini rahatsız edici öngörülerle sonlandırıyor: “Söylemek çok acı verici olsa da, Oaxaca`nın geleceği hiç de parlak değil. Varolan göstergeler sefaletin artacağını, daha iyi bir gelir dağılımının gerçekleşmeyeceğini, işsizliğin artacağını, toplumsal sorunların daha da şiddetleneceğini, anarşik kentsel büyümenin doğanın ve yerli toplulukların da tahribata uğraması neticesinde sınırlanamaz biçimde süreceğini anlatıyor.”

Sonuç: Şimdi durum berbat, gelecek ise daha kötü olacak.

Eğer bu korku verici koşullar doğa kanunlarının, Tanrı iradesinin ya da Meksika Anayasası`nın bir gereğiyse insanlar omuz silkebilir, zayıf bir biçimde sırıtabilir ve daha kötüsüne katlanır. Büyük sorun ise şu: Oaxaca halkının maruz kaldığı bu sefalet ne doğadan ne de kutsal yasalardan kaynaklanıyor.

Bugün Oaxaca`yı silip süpüren hareketteki enerji ve kızgınlık, doğrudan şu çileden çıkarıcı saptamadan kaynaklanıyor: Daha az acının olduğu daha iyi bir gelecek mümkün, ama bu despotik, yolsuzluklara bulaşmış, sadece kendilerine hizmet eden yerel, ulusal ve uluslar arası siyasetçiler tarafından engelleniyor.

Oaxaca`da yolsuzluk, her alana yayılmış durumda. Bir dostumuz bize, yolsuzluğu çok basit biçimde, yaşamının erken bir döneminde Benito Juarez Üniversitesi Hukuk Fakültesi`ne kaydolarak tanıdığını söyledi. Orada profesörlerin, notların ve hukuk mezuniyetinin bizzat kendisinin satın alınabilir olduğunu öğrenmişti. Derslere katıl ya da katılma, çalış ya da çalışma bir şey değişmiyordu; çünkü rüşvet her kapının anahtarıydı, dünyayı o döndürüyordu. Zekanın ve bilginin değil, ama paranın ve sahip olunan ilişkilerin güvenli bir gelecek inşa etmede yapı taşı olduğunu dostumuz orada anlıyordu.

Hukuk Fakültesi örneğinde görüldüğü gibi, okul geleceğin avukatlarını ve siyasetçilerini hazırlama, yetiştirme görevini tamamladı. Öğrenciler, esas önem taşıyan derslerle yetiştirildi: rüşvet, seks ve diğer erdemlerin başarının temel anahtarı olduğu, bunların sistem denilen makinenin işlemesini sağlayan “yağlar” olduğu ve bunların yokluğunda hiçbir şeyin hareket edemeyeceği öğretildi. Ayrıca erdem, hukukun üstünlüğü, adalet ve demokrasi gibi yüksek tınılı cümlelerin gereksizliğini, okullarını bıraktıkları dönemde öğrendiler.

Avukat ve siyasetçi kuşakları, toprakta adaletin sağlanması için mesleklerinin karşı karşıya olduğu tarihsel tehditleri bu ortamda göğüslemeye hazırlandılar. Hakimleri satın almaya, siyasetçilere rüşvet vermeye ve müşterilerini aldatmaya koşullandılar; çünkü bu, üniversitenin işleyiş biçimiydi, bu dünyanın işleyiş biçimiydi ve beğenin ya da beğenmeyin bu, şehirdeki tek oyundu. Siyasetçiler seçimlere hile karıştırmaya, gazeteleri kapatmaya, muhalefeti susturmak için katiller tutmaya, kamu ihalelerinde yakın dostları kayırmaya ve ülke kaynaklarını ortadan kaldırmaya hazırlanıyorlardı. Commandante Marcos`un da belirttiği gibi “siyaset, uyuşturucudan daha karlı bir iş alanı haline geldi”.

Avukatlarla, siyasetçilerle, ülkenin gücü ile, APPO`ya yaklaşmakla ve 2006 yürüyüşleriyle devam ederek, yolsuzluklara batmış despotik bir sistemde biri yoksul diğeri zengin iki kişinin mahkemede hakimin vereceği kararı beklerkenki halini ya da yoksul biriyle bir polis arasında belirecek bir uzlaşmazlık durumunu ya da bir işverenin yoksul bir kişiyi hırsızlıkla suçlamasını gözlerinizin önüne getirin. Sonuç elbette yoksul insanın kaybetmesidir. Davayı kaybeder, parasını kaybeder, işini kaybeder.

Bununla birlikte yoksul insan kayıplarını unutmaz, kayıplarını unutmadığı gibi bu kayıpların nedenlerini, bir gün diğer binlerce yoksul ve öfkeli insanla, sisteme karşı bağıran, ellerinde pankartlar taşıyan, şarkılar söyleyen, birlikte yürüyen kadın ve erkeklerle sokaklarda birleşme fırsatının eline geçeceğini de unutmaz. Aynı zamanda öfkeli olan yoksul insan, o gün geldiğinde sokaklara akacak, sisteme lanet okuyan ve valinin kellesini değilse de istifasını talep eden binlerce yurttaş birlikte yürüyecek.

Oaxaca sahnesinde beliren halk hareketinin doğuşunu anlamak için, bu hassas ve öfkeli kadınlarla erkeklerin şebekeler örgütlediklerini, komşularını kuşaklar boyunca protesto etmeye ikna ettiklerini fark etmek gerek. Bu yaz olan şey, öğretmenlerin arkasında yürüyen derin tarihsel bağlara sahip 350 farklı örgütle bağlantılı kadın ve erkeklerin tarihlerinde ilk defa, Oaxaca`da demokratik tarzda bir yönetime geçiş için uzun erimli bir dönüşümü talep eden bir koalisyon kurmalarıydı.

Reyna Perez Hernandez örneğine bir bakalım. Hernandez, Oaxaca dağlarında doğmuştu, babası bir çiftçi ve topluluğu herkesin katılım sağladığı küçük meclisler tarafından yönetiliyor. O ayrıca ailesinde üniversite eğitimi alan ilk kişi. 20`li yaşlarında, düşüncelerini rahatça ifade edebiliyor, kendine güveni yerinde ve şu anda bir yerli örgütünün sözcülüğünü yürütüyor.

Güçlü komünal bilinçle ve zahmetlere değecek bir geleceğe herkesin özgürce katkı verebileceği ve kimsenin kimseye emir yağdırmadığı, işleyişi denetlemediği bir ortak çalışma yoluyla erişilebileceği düşüncesi ile büyüdü.

Şu ana kadar yaptığı işlerin çoğunluğu kadınlarla. 14 Mayıs 2002 tarihli La Jornada gazetesi O`nu 800`ün üzerinde kadının, siyasetçilerin kadınlara yönelik şiddet uygulamalarını protesto etmek amacıyla Oaxaca şehrinde düzenledikleri Anneler Günü eyleminin örgütleyicilerinden biri olarak yansıttı.

Gösteriler sırasında Reyna, Oaxaca halkını kadınların hakları için birlikte çalışmaya çağırdı ve bu hakları şöyle sıraladı: Evde ve işte eşit muamele görme, eğitim ve sağlık hakkı, toplumda sorumlu mevkilere gelebilme hakkı, incinmeme ve kaç çocuğa sahip olacağına karar verme hakkı. Reyna Perez Hernandez gibi kadınlar bu gibi çabalarının beraberinde hakaretlere, evlerinin yağmalanmasına ve yaşamlarının tehdit altına girmesine maruz kalmaktan dolayı sıkıntılar yaşıyorlar.

Bu insanlar nereden geliyorlar? Bu mücadeleyi sürdürmeye onları teşvik eden nedir?

Elbette aileleri, dostları ve iş arkadaşları. Birçok etmen ve direnç kaynakları var. Perez`in yaşamında, ailesinin ve halkının gerisindeki en büyük ve tek etmen, erken 20. yüzyılın Oaxacalı devrimcilerinden Ricardo Flores Magon. Perez ve örgütü, Magon`un şunu gösterdiğine inanıyor: “İnsanlar için düş kurmak ve yaşamlarını bir direnişe dönüştürmek mümkündür. O bizi tamamen insan olmaya, onurlu olmaya ve özgürlüğe, kardeşliğe, karşılıklı yardıma ve gerçeğe bağlı olmaya teşvik ediyor. Onun yolu, her türlü egemenliğe karşı mücadelelerden biri. Biz karşılıklı yardımın, dayanışmanın, doğrudan eylemin, özerkliğin ve öz yönetimin, özgürleşme yolunu oluşturduğuna inanıyoruz.”

Ricardo Flores Magon 1874`te Oaxaca`da doğdu. Reyna Perez Hernandez bir yüzyıl sonra Oaxaca eyaletinde dünyaya geldi. Magon, bu güney Meksika eyaletini dönüştürmek için çalışan hareketin en önemli atalarından biri olarak yaşıyor.

Demokrasiye ve toplumsal adalete eşit ölçüde bağlılık duyan diğer Oaxaca sakinleri de etki ve perspektif talep ediyor. Oaxaca Halk Meclisi (APPO) bu nedenle tek bir tarihsel etkiyi ya da siyasal perspektifi temsil etmiyor. APPO, Oaxaca`da ve Meksika`da demokratik yönetimin yeni bir biçimini örgütlemek görevi ile biçimlenen, farklı tarihsel akımların birleşimi.

Meksika`nın ve Oaxaca`nın gazetelerinde APPO daha çok sokaklardaki barikatlarla, gece yarısı ateşleriyle, federal hükümetle görüşmelerle, başkente yürüyüşlerle, açlık grevleriyle ve Vali`nin görevden alınması talebiyle yer buluyor.

APPO`ya ve onun amaçlarına yönelik daha kapsamlı bir kavrayış, onun kendi belgelerine ve özellikle 27, 28, 29 Eylül 2006`da Oaxaca`da gerçekleştirilen Birinci Eyalet Meclisi toplantılarında benimsenen kararlarına bakılarak mümkündür. Bu oturumlardaki kararların tamamı şu anda İspanyolca olarak Oaxaca Araştırma/Eylem Grubu (OSAG)`nun sitesinde mevcuttur. Bu belgeden yapılan ve aşağıda görülecek seçkiler, 10-12 Kasım 2006 tarihinde gerçekleştirilecek APPO Kongresi`ne kadar üzerinde düşünülüp geliştirilecek temel hedefleri göstermektedir. Bu noktada anlaşılması gereken önemli nokta, APPO`nun kendisini bir valinin görevden alınmasından daha ileri hedeflere adadığıdır. APPO, halkın karar verici olduğu gerçek bir demokrasi yaratabilecek ulusal çapta, şiddeti dışlayan anti-kapitalist bir hareket ve eyalet inşa etme eğilimindedir. Aşağıdaki ifadeler, hareketin genel doğrultusunu gösteren belgeden seçilmiştir:

–          “Bizim mücadelemiz, sadece Vali Ulisses Ruiz`i görevinden uzaklaştırma mücadelesi değildir. Mücadelemiz varolan ekonomik ve siyasal yapıyı yenisiyle değiştirmektir ki bu da ancak halkın yerel ve ulusal düzeyde kitlesel katılımı yoluyla başarılabilir.”

–          APPO demokratik, halkçı, kapsayıcı, antiemperyalist, antifaşist ve antikapitalist olacaktır. Kararlar, inançlarına, cinsiyetlerine ya da toplumsal durumlarına bakmasızın herkesin aynı hak ve yükümlülüklere eşit biçimde sahip olacağı bir ortamda üyelerin analizleri ve tam tartışma ortamının ardından oydaşma (konsensus) yoluyla alınacaktır.

–          APPO, yerli halkları ulusun temeli olarak görmektedir.

–          APPO halkların özgürce karar almalarına, ulusların dayanışmasına ve ülkeler arasındaki çatışmaların barışçıl yollardan çözüme kavuşturulmasına onay verir.

–          Meksika`nın egemenliğini ve bağımsızlığını sağlamak için APPO, ülkenin ABD`ye ve Dünya Bankası ile IMF gibi uluslar arası finans merkezlerine ekonomik, siyasi ve askeri  bağımlılığını reddetmektedir. Bu nedenle APPO, varolan Serbest Ticaret Anlaşması`nı ve Panama Halkı Planı`nı da reddetmektedir.

–          APPO yeryüzündeki tüm insanlarla yenilenmiş işbirliği, dayanışma ve kardeşlik bağlarının oluşturulmasını arzulamakta, böylece insanların maddi ve manevi gereksinimlerinin karşılanacağı bir toplum yaratılacağına inanmaktadır.

–          Meksika`nın, halkının temel gereksinimlerini karşılayabilen, ulusun doğal kaynaklarının mülkünü ve denetimini elinde tutabilen, özelleştirilen işletmeleri ve fabrikaları devletleştiren, stratejik sanayiyi millileştiren ve yoksullara toprak dağıtan yeni bir kalkınma modeline ihtiyacı vardır.

–          Yeni, demokratik bir ülke yaratmak için meclisler, halk girişimleri, referandumlar ve  varolan toplulukları güçlendirmek yoluyla halkın tüm önemli kararların alınmasına tam katılımını sağlayacak, doğrudan demokrasinin yeni biçimlerini güvence altına alacak yeni bir anayasaya gereksinim vardır. APPO, özyönetime dayalı kolektiflerin gelişimini ve halkın doğrudan katılımını arttıracak biçimde varolan gücün yerellere dağıtılmasını teşvik etmektedir.

Oaxaca`da yaşanan hızlı gelişmelerden her an haberdar olmak isteyenler, Oaxaca Araştırma Eylem Grubu`nun (OSAG) sitesini ziyaret edebilir, Nancy Davies ve George Salzman tarafından sunulan kaynakları ve Stan Gottlieb`in RealOaxaca bültenini buradan okuyabilirler. İspanyolca okuyabilenler içinse, Meksika gazetesi La Jornada`yı tavsiye ediyoruz.

[1] Oaxaca Halk Meclisi

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu