Çizmeyi Aşma

Eğitim Sen uzun zamandır liberalizmin-gericiliğin-statükonun temsilcilerinin boy hedefi haline getirilmeye çalışılıyor. Bunun nedenleri üzerinde daha önce bir çok kez durmuştuk, liberalizmin kamusal alanda yaratmaya uğraştığı tahribata karşı Eğitim Sen`in en büyük engel olarak görüldüğünü ifade etmiştik.. Son dönemde eğitim ve sağlık başta olmak üzere kamu hizmetlerini sermayeye devreden, sosyal güvenliği yok eden yasalara, kadrolaşmaya karşı geliştirilen muhalefet dinamiği içerisinde Eğitim Sen`in etkinliği ve rolü bu durumu belirgin biçimde ortaya koymaktadır.

Eğitim Sen`in bu etkin mücadelesini farklı konu ve gündemler içerisinde zayıflatmaya, sendikamızı zayıflatmaya dönük kime oyunlar bu süreç içerisinde sürekli oynandı. Bunlara yanıtımızı her zaman sokaklarda, işyerlerinde örgütlülüğümüz ve kararlılığımızla vermiş olduk. Bizi çekmek istedikleri mecra Türkiye`de yaratılmaya çalışılan Kürt-Türk, laik-antilaik ikilemleri çerçevesindeki çatışmanın içerisidir. Eğitim Sen olarak yaratılmaya çalışılan bu karşıtlığın ötesinde bir noktada durduk, bundan sonra da durmaya devam edeceğiz. Biz, bir yanında statükonun-karanlığın diğer yanında da gericiliğin hakim olduğu bu karşıtlığın ötesinde eşit, özgür ve demokratik bir Türkiye`den, insanca yaşamdan yana olduk. Türkiye`de emekten, demokrasiden yana bir sesin yükseltilmesi için mücadele ettik, bundan sonra da bu mücadelemizi kesintisiz sürdüreceğiz.

Sendikamıza yönelik saldırıların son örneği Bağımsız Eğitimciler Sendikası Genel Başkanı Gürkan Avcı tarafından dile getiriliyor  Avcı`nın söyledikleri üzerine gerekli hukuki işlemler sendikamız tarafından başlatılmış durumda, ancak yine de bu iddialar üzerine birkaç söz söylemeden geçmeyelim. Avcı, bilindiği gibi toplamda bizim küçük bir şubemizin üye sayısı kadar üye sayısına sahip bir sendikanın başkanıdır. Eğitim alanında varlığı ile yokluğu arasında bir fark olmayan bu sendikanın başkanı Eğitim Sen`e karşı kimi iddiaları dile getirerek var olma çabasına girmiş durumdadır. Biliyoruz Türkiye`nin bu kadar sıcak gündemi içerisinde bu konunun üzerinde durmak gerekli değil, ancak yüz binlerce eğitim ve bilim emekçisinin temsil edildiği bir sendika hakkında herkesin diline geleni söylemeyeceği hatırlatmak yerinde olacaktır. Avcı`ya Picasso ile çizmeci hikayesini anlatarak bu konuda yeterli sözü söylemiş olacağımızı düşünüyoruz, Picasso bir gün çizdiği bir tabloda yer alan çizmeyi göstermek için bir çizmeci ustası çağırır, onunla çizme üzerine sohbet ederler daha sonra çizme ustası çizme dışında tablonun diğer yerleri hakkında da söz söylemeye başlayınca Picasso, ‘lütfen çizmeyi aşmayın` diyerek karşılık verir. Konu emek, demokrasi kavgası, sendikal mücadele olduğunda kimse çizmeyi aşmasın.

Gürkan Avcı`nın kendi sendikasının sitesinde yaptığı, diğer basın kuruluşlarının da oradan alarak verdiği haberler tümü ile gerçek dışı, bilerek ve isteyerek yanlış yorum yapılmış.

Gerçek durum şöyledir:

2004 yılı Temmuz ayında Bask Bülteninde yayımlanan Eğitim Sen hakkındaki asılsız ve kişilik haklarına ağır saldırısı nedeniyle Gürkan Avcı hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduk. Savcılık kendisi hakkında  ” basın yolu ile hakaret” suçundan kamu davası açtı. Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesi de 30.12.2004 tarihinde Gürkan Avcı`yı bu suçtan ” 6 ay hapis ve 445.616.000 TL para cezasına” mahkum etti. Sanık kararı temyiz etti. Dosya Yargıtay aşamasında iken 765 sayılı Türk Ceza Kanunu 5237 sayılı yeni Türk Ceza Yasası ile yürürlükten kalktı. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı dosyayı yeni yasaya göre değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine iade etti. Mahkemesinde yeniden yapılan yargılama sonuna ise “… 5237 sayılı Yeni Türk Ceza Yasasında eski yasanın 483. maddesinde düzenlenen tüzel kişiliğe hakaret suçunun karşılığı yeni bir hüküm getirilmediğinden”  gerekçesi ile sanığın beraatına karar verildi. Gürkan Avcı`nın zafer kazanmış gibi yansıttığı karar, kanun değişikliğinden kaynaklanan, esasa ilişkin olmayan ve suçun oluşmadığına değil, tüzel kişiliğe hakaret edilemeyeceğine , yasada böyle bir suç düzenlenmediğine ilişkin bir karardır.

Kaldı ki, bizce bu karar yanlıştır. O nedenle kararı temyiz ettik. Yargıya saygılı bir sendika olarak, temyiz sonucunu bekleyeceğiz.

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu