İş, Barış, Demokrasi, Eşitlik ve Özgürlük İçin 1 Mayıs’ta Alanlara!

Yıllar önce artık kapitalizmin sonsuzluğunu ve dünyanın değişmezliğine vurgu yapanlar, şimdilerde sürekli bir değişimden söz eder oldular. Sermayenin ihtiyaçlarının gereğini yerine getirmek için yapılan tüm yasa ve düzenlemeler, savaşlar, işgaller ‘değişim` adı altında yürütülüyor. Kapitalizmin kendisini yeniden üretmesini halkın yaşadığı sıkıntıları ortadan kaldıracak bir değişim olarak sunuyorlar. AKP, iktidara geldiği günden bugüne yaptığı bütün her şeyi ‘reform` adı altında sundu. Egemenlerin yalanları, yaşanan gerçekler karşısında geçersiz oluyor. Küresel kapitalizm tüm çıplaklığı ile Irak`ta yaşanan işgalde ve bütün dünyada yaygınlaşan yoksulluk, işsizlikle görünür oluyor. şimdi, emekten, demokrasiden, özgürlükten ve barıştan yana bir değişim talebi Avrupa sokaklarından, Latin Amerika`ya kadar tüm dünyada yankılanıyor. AKP`nin sermayenin ihtiyaçları doğrultusunda uygulamaya çalıştığı değişim programına, IMF ve Dünya Bankası reçetelerine karşı, eşitlikten, özgürlükten, demokrasiden ve barıştan yana bir Türkiye için 1 Mayıs`ta alanlarda olacağız.

AKP, ülkemizi günden güne karanlığa sürüklüyor. İktidara geldiği günden bugüne çıkardığı halk karşıtı yasalarla emekçilerin kazanılmış haklarını ortadan kaldıran, halkı ve emekçileri geleceksizleştiren, tüm kamu hizmetlerini özelleştirme ve ticarileştirme yoluyla sermayeye devreden AKP, uyguladığı emperyalist kapitalist neo-liberal politikanın sorunsuz hayata geçmesi için de emekçileri baskı ve zorla susturmaya, sindirmeye çalışıyor.

Demokrasi sözünü dilinden düşürmeyen AKP, demokrasinin içini boşaltıyor. Ülkenin sorunlarını çözmek bir yana gittikçe içinden çıkılmaz hale getiriyor. AKP, başta Kürt sorununda ve anayasa değişikliği, çalışma yaşamına yönelik değişiklikler dahil demokratik çözümün önünü açacak adımlar atmak yerine, oluşan milliyetçi-şoven dalgayı körüklüyor. Toplumda estirilen milliyetçi hezeyan, tüm toplumsal muhalefet güçlerini, demokrat-ilerici unsurları hedef alan linç kültürüne dönüşüyor.

AKP, uyguladığı neo-liberal politikaların son hamlesini Sosyal Güvenlik Yasası, Genel Sağlık Sigortası ve Terörle Mücadele yasası oluşturuyor. Sosyal Güvenlik ve Genel Sağlık Sigortası yasası ile, sağlığı bir hak olmaktan çıkaran, emekliliği imkansız kılan AKP; sermayeye yeni soygun ve talan alanları açıyor. Yine Terörle Mücadele Yasası`nda yaptığı değişikliklerle de her tür muhalif tepkiyi ‘terör` kapsamına alarak özgürlükleri kısıtlıyor.

ABD`nin Irak`ta sürdürdüğü işgal ve İran`a yönelik yeni saldırı planları, tüm dünyada uygulanan neo-liberal politikaların sonucu ortaya çıkan işsizlik ve yoksulluk küresel kapitalizme karşı mücadele için yeterli nedeni ortaya koyuyor. Küresel kapitalizmin geleceğimizi kuşatmasına izin vermemek, AKP eliyle uygulanan neo-liberal politikaları püskürtmek için ellerimizi birleştirip başka bir dünyaya uzanalım…

AKP Demokrasicilik Oynuyor.

AKP`nin demokrasisi sermayenin karıdır, siyasal kadrolaşmadır, yıkım yasalarıdır, değerlerimizi yok etmedir, kaynaklarımızı yerli-yabancı sermayeye peşkeş çekmektir, barış karşıtlığıdır, sorunları büyütmedir, şiddettir, yokluktur, yoksulluktur. AKP`nin demokrasisi terörle mücadele yasasıdır, üstü örtülü sıkı yönetimdir.

Türkiye`nin karanlık sularda sürüklenmesine son vermek, düşmanlık, kin ve nefret tohumlarının ekildiği topraklarda barışı, hoşgörüyü ve sevgiyi yeşertmek, daha fazla özgürlük ve daha fazla demokrasi için sesimizi yükseltmek ve emekten yana bir Türkiye talebini yükseltmek için 1 Mayıs`ta alanlardayız…

 

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu