Merkez Kadın Sekreteri Sakine Esen Polat ve KESK’li kadınlar, dört yüze yakın kadın ile birlikte tecavüz davasını izlemek üzere Fethiye’deydi. Duruşma öncesinde KESK’li kadınlar adına konuşan Meryem Çağ,” KESK Kadın Sekreteri Canan Çalağan ve diğer KESK’li kadın arkadaşlarımız şu an Sincan Cezaevi’nde olmasaydılar onlar da burada olacaklardı. Size Canan Çalağan’ın ve diğer tutuklu KESK’li kadın arkadaşların selamını getirdim” dedi. Merkez Kadın Sekreterimiz Sakine Esen Yılmaz da “Kadınları Korumayan Yargı, Taciz ve Tecavüzcüleri Koruyor” başlıklı bir basın açıklaması gerçekleştirdi.
“Ülkemizde her gün yeni kadın cinayetlerine tanık oluyoruz. Kadınları, siyasetin ve yargının kadını değil aileyi korumayı esas almasının bedelini canlarıyla ödemeye devam ediyorlar. Kadın Bakanlığı’ndan “kadın”ın çıkartılarak “Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı” yapılmasına sessiz kalan iktidar üyelerinin bu cinayetlerde sorumluluk sahibi olmadıklarını kim söyleyebilir? En son 23 Nisan’da ayrılmak istediği eşi tarafından, tören çıkışında katledilen Ayşe İnce, koruma talebiyle yargıya başvurmuştu. Netice korunmadı ve yaşamını yitirdi. Olay bu kadar vahimken ve sebepler bu kadar açıkken hangimiz Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin’in “gereği yapılacak” sözlerine itibar edebiliriz ki. Sayın bakana Ayşe İnce için gereği kalmadı diye seslenmekten başka diyecek bir şey yok.
Ancak Fethiye Davası, gösteriyor ki devletin koruma önceliği sadece aileyle sınırlı değil. Devletin öncelikli korunacaklar listesinde erkekler de yer alıyor. Bildiğiniz gibi Fethiye’de yargı sürecinin başlatılması, mağdurun direnci ve kadınların ısrarlı mücadeleleri sonucunda gerçekleşebildi. Kadınları korumaktan aciz olan yargı, genç bir kadına tacizde bulunan, tecavüz eden ve insanlık dışı muamelelerde bulunan erkekleri itinayla korudu. Once soruşturma yapmada isteksiz davrandı, sonra onları tutuklamamak için çok çaba harcadı. Çok iyi biliyoruz ki ısrarlı mücadelemiz olmasaydı hiç olmayacak bir yargı süreciydi bu.
Ancak duruşma sonucunda bir kez daha görüyoruz ki karşımızda “gerçek adalet değil erkek adalet” bulunmaktadır. Toplu tecavüzden yargılanan 8 kişi berat etti. Bu kararı kınıyoruz, bu davanın burada bitmediğine inanıyoruz ve sonuna kadar takipçisi olacağımızı bildiriyoruz.”











