2005 Yılı 25 Kasım Bülteni

16

25 KASIM KADINA YÖNELİK ŞİDDETE KARŞI ULUSLAR ARASI DAYANIŞMA VE MÜCADELE GÜNÜ

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslar Arası Mücadele Günü

ARTIK ŞİDDETE SON!

Ben bir eğitimciyim, kadınım, anneyim

Yeryüzü servetinin eşit paylaşıldığı, her tür şiddetin tarihe karıştığı, barışçıl, eşit ve adil bir dünya kurulsun istiyorum

Aslında biliyorum ki yeryüzündeki işlerin yüzde 70`i benim omuzlarımda

Her sabah bir koşturmaca içinde gözlerimi açıyorum dünyaya…

Evde iyi bir eş, iyi bir anne, okulda mükemmel bir öğretmen olmaya çalışmanın yükü omuzlarımda

Her gün emziremediğim, kreşe bırakamadığım çocuklarımda aklım

Aile yaşamımda ve toplumda geleneksel rollerin, kalıpların etkisi ile sosyal ve siyasal faaliyetlere, kendime zaman ayıramıyorum ya da ayırmayı başarıp parçalanmış kişilikler yaşıyorum

Eğitimcilerin yarısını oluşturmama rağmen hala sözüm, emeğim yok sayılıyor

Yöneticilerin sadece yüzde üçünü kadınların oluşturduğu eğitim alanında var olmaya çalışıyorum…

Ne zaman bir terfi söz konusu olsa “hoca hanım bir dakika” ile başlayan zihniyetin ortasında…

Tüm bunlar yetmiyormuş gibi performansıma göre belirlenecek atamam, ücretim, iş güvencem,  apoletlendirilmem.

Ülkemde ise tablo daha karanlık;

Hala kadınların yüzde 28`i okuma yazma bilmiyor…

Kızların yüzde 12`si ilköğretime kayıt yaptıramıyor bu çağda

6-14 yaş grubu çocuklar daha okul çağına gelmeden ekmek parası kazanmak için çalışıyor..

Yoksulluk, eşitsizlik, cins ayırımcılığı ve şiddet ülkemi kasıp kavururken şiddet artık dayanılmaz boyutlara ulaşmış durumda!

Peki, Bir Öğretmen Olarak Öğrencilerimizle İlişkimiz Üzerine Düşündük Mü Hiç?

Özel ve kamusal alanda, kadını ikinci plana atan anlayışın yok edilmesinde okullarımız üzerine düşen sorumluluğu kaldırabilecek düzeyde midir?

Bugün bütün dünyada  kadınlara yönelik şiddetin  ortadan kalkması için neler yapmamız gerektiğini düşünürken, öğretmenler olarak bizler okulların şiddetten arınması  ve  öğrencilerin şiddetten kaçınması için yaptıklarımız üzerine birlikte düşünelim.. Aile içi şiddetin önlenmesi ve cinsiyete dayalı anlayışın ortadan kalkmasında eğitimin rolü yadsınamaz.

Başbakanlık Aile Araştırma Kurumunun yaptığı araştırmaya göre de ailelerin yüzde 34`ünde fiziksel şiddet, yüzde 53`ünde sözlü şiddetin uygulandığı, ev içi şiddetin yoğun olarak yaşandığı tespit edilmiştir.

711 okulda yapılan araştırmaya göre, okulların yüzde 40`ında dayak var. Öğretmenlerin yüzde 30`u sopayla dolaşıyor, okulların yüzde 20`sinde ise saç kesme cezası uygulanıyor.

Kadınların maruz kaldığı şiddet ile çocukların okulda gördüğü şiddet arasında sizce bir ilişki yok mu?

Toplumda yaygınlaşan şiddetin eğitim kurumlarına taşınması kaçınılmaz. Sorunlarını olumsuz biçimde yansıtan öğrencinin eğitimi için, baskıcı olmayan yeni yöntemlerin geliştirmemiz gerekiyor. Ailesinde yaşadığı sorunları olumsuz bir şekilde dışa vuran öğrenciye karşı öğretmenin baskıcı tutum sergilemesi, öğrencideki saldırgan davranışları daha da artırdığı bilinen bir gerçeklik. Öğrencilerin tutum ve davranışlarının oluşmasında öğretmenlerin öğrencilere karşı olan yaklaşımı ve öğretmenin okulda oynadığı rolün ne kadar önemli olduğunu biliyoruz. O halde şiddetle mücadeleye öncelikle eğitim kurumlarımızdan başlayalım! Çünkü çocukların duygusal ve kişilik gelişiminde okul yaşamının önemi büyüktür.

Babanın anneye

Anne babanın çocuğa

Öğrencinin öğrenciye

Öğrencinin öğretmene

Öğretmenin öğrenciye yönelik uygulanan her tür şiddete son vermek için,

HEP BİRLİKTE MÜCADELE EDELİM

Bir eğitimci olarak bütün bu olumsuzlukları ortadan kaldırmak, cinsel, ulusal, sınıfsal sömürünün olmadığı bir dünya yaratmak amacıyla EĞİTİM-SEN`de örgütlenen eğitim emekçilerinin arasına ben de katıldım.

20001 tarihinde birlikte gerçekleştirdiğimiz “Eşitlik İçin Örgütlen” kampanyamızla kamu emekçisi kadınlar olarak pantolon giyme hakkını kazandık!

2003 tarihinde, gerçekleştirdiğimiz “Sözümüzü Örgütlüyoruz”  kampanyamız sonucunda kamu emekçisi kadınların ücretli doğum izni süresini 9 haftadan 16 haftaya çıkardık!

ŞİMDİ DE;

En az 50 çalışanın bulunduğu işyerlerinde kreşlerin açılması için,

Emzirme koşullarının düzenlenmesi için,

Doğum yardımının temel ücret tutarında ödenmesi için,

Cinsel tacize yönelik koruyucu tedbirlerin alınması için,

Terfi ve atamalarda cinsiyet eşitliği sağlanması için,

Ek ders ücretlerinin arttırılması için,

60 öğrencili değil 20 öğrencili sınıflar; ikili değil normal eğitim için,

Çalışma yaşamında eşitlik, iş güvencesi ve sosyal güvence sağlanması için

Ücretsiz izin süreleri içinde emekli keseneklerinin devlet tarafından ödenmesi ve emeklikten sayılması için,

Geçici istihdam biçimine son verilmesi ve iş güvenceli istihdamın sağlanması için,

 MÜCADELEMİ SÜRDÜRÜYORUM

24-26 Kasım Eğitimcilerin Büyük Yürüyüşüne Ben de katılıyorum! Kendimiz, çocuklarımız, öğrencilerimiz için eşit, özgür ve barışçıl bir dünyayı gelin birlikte kuralım.

Bunları Biliyor muyduk?

2004 yılında Dr. Fevziye Sayılanın 1600 eğitimci kadın üzerinde yaptığı “eğitim sektöründe çalışan kadınların sorunlarının tespiti” araştırması eğitim emekçisi kadınların yaşadıkları sorunlara ilişkin çok önemli veriler sunuyor.

Bu araştırmaya göre eğitim sektöründe çalışan kadın eğitimcilerin;

 %67`si ev ve aile yaşamının gerektirdiği sorumlulukları üstlenmenin, yaşamını olumsuz etkilediğini düşünüyor. Bu kadınların yarısı kendine zaman ayıramadığını,  üçte biri ise “iyi anne, iyi eş ve iyi öğretmen olma baskısı altında yaşadığını” belirtiyor.

% 55.5`i doğum ve sonrasındaki çocuk bakımı sorumluluklarının, işteki konumunu olumsuz etkilediğini düşünüyor.

% 57`si ev işleri ve çocuk bakımına günde 3 saatten fazla, hafta sonları ise 5 saatten fazla zaman ayırırken, her üç kadından biri bu konuda ücretli ya da ücretsiz destek aldığını belirtiyor.

%40`ı işe almada,  %32`si terfi ve atamalarda, %17`si hizmet içi eğitimden yararlanmada, %16`sı ücret ve çeşitli ödemelerde, %15`i işten çıkarmada ve %4`ü ise emeklilikte ayrımcılık yapıldığını düşünüyor.

%48.4`ü yöneticilerin çoğunlukla erkek olmasını en rahatsız edici cinsiyetçi uygulama olarak görüyor.

%15`i işyerinde cinsel taciz ile karşılaştığını belirtmiştir.  Cinsel taciz ile karşılaşanların % 75`i bu durumu yalnızca iş ve iş dışındaki arkadaşlarıyla paylaştıklarını, %17`si ise bu konuda sessiz kalmayı tercih ettiğini, yalnızca %8,4`ünün yönetime ve sendika işyeri temsilciliğine şikayette bulunduğunu belirtiyor. Eğitim sektöründe cinsel tacizin asıl olarak “kadın cinselliği ile ilgili imalı sözler ve şakalar” ile “kadınları aşağılayıp, dalga geçme” konusunda odaklandığı görülüyor.

Müdürlükler sadece erkek işi değil, aynı zamanda sınıf ve branş öğretmeni işidir!

Sendikamızın 2004 yılında Karadeniz, Doğu ve Güney Doğu Anadolu` bölgelerindeki şehir merkezlerinde bulunan ilköğretim kurumlarındaki okul yöneticilerine yönelik yaptığı bir araştırmaya göre bu bölgelerde cinsiyetler arasında ayrımlaşma kadın aleyhine daha da artmaktadır. Gelişmemiş illerde müdür yardımcılıkları da dahil olmak üzere, hiçbir kadın yöneticiye rastlanmamaktadır.  Bu bölgelerde toplam 42 okuldan hiçbirinde kadın müdüre rastlanmamıştır. 226 okuldan 220`sinde erkekler, 6`sında kadınlar müdürlük yapmaktadır. Diğer bölgelerde kadınların erkeklere oranı %12-20 arasında değişirken, Doğu Anadolu`da kadın müdür yardımcısı sayısı 45 erkeğe karşılık 1 kadın olarak gerçekleşmektedir.

ŞUBELERE

Sayı: 2005/100

Konu: 25Kasım Kadına Yönelik Şiddet günü hk.  07.11.2005

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslar Arası Mücadele Günü”ne yönelik şubelerimizin çeşitli eylem ve etkinlik (basın açıklaması, panel, forum, alan eylem ve etkinlikleri vb) düzenlemesi gerekmektedir. Ancak gerçekleştireceğimiz “Eğimcilerin Büyük Yürüyüşünün” bu tarihlere denk gelmesi nedeniyle, şubelerimiz gerçekleştirecekleri etkinlikleri bir haftaya yayabilirler.

Merkezi düzeyde kadın eğitim emekçilerine yönelik hazırladığımız mektup (broşür), kadına yönelik şiddeti içeren AF Örgütünün iki adet belgesel CD`si ve tanıtım broşürleri 14 Kasım pazartesi gününe kadar şubelerimize gönderilecektir.

 Merkezi düzeyde hazırlanan basın açıklaması metnimiz ektedir. Şubelerimiz metni öznel durumlarına göre yeniden uyarlayabilirler.

Gerçekleştirilecek eylem ve etkinlik rapor ve görsel materyallerinin yayımlayabilmemiz için en kısa sürede genel merkezimize iletilmesi gerekmektedir.

Bilgi ve gereğini rica eder çalışmalarınızda başarılar dileriz.

    Elif Akgül                                                                                              Emirali Şimşek

Merkez Kadın Sekreteri                                                                           Genel Sekreter

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu