Bilindiği gibi 2005/73 sayılı genelgenin Danıştay 2.Dairesince yürütmesinin durdurulması ve iptali ile Ankara 1.İdare Mahkemesinin kararları üzerine anılan genelgeyle atanan öğretmenler Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel müdürlüğünün 27.3.2008 günlü, 20215 sayılı yazısıyla il emrine atanmıştır. Bu süreçte sendikamız Anadolu liselerinden ayrı kaldıkları süre beş yılı geçmemek kaydıyla daha önceden Anadolu lisesinde görev yapmış olanların ve 2000 yılındaki Anadolu Öğretmen Seçme Sınavını kazanan öğretmenlerin atamaları mevzuata uygun olduğundan anılan Danıştay kararının bu öğretmenleri kapsamadığını belirtmiştir. Bu doğrultuda sendikamız Milli Eğitim Bakanlığı nezdinde girişimlerde bulunmuş, sonuç alamayınca anılan genelgeyle atanan öğretmenlerin il emrine atanmasını içeren Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel müdürlüğünün 27.3.2008 günlü, 20215 sayılı yazısının bu iki grup öğretmenler yönünden yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle Danıştay`a dava açmıştır. Bu dava halen Danıştay 2.Dairesinin 2008/4377 esas sayılı dosyasında derdesttir ve yürütmeyi durdurma istemiyle ilgili henüz bir karar verilmemiştir. Bu bağlamda söz konusu kapsamda yer alan bir öğretmen Ankara 15.İdare mahkemesine aynı nitelikte bir dava açmıştır. Bu davada adı geçen mahkeme 3.7.2008 gün ve E.2008/497 sayılı kararla yürütmenin durdurulmasına karar vermiştir. Bu karar Milli Eğitim Bakanlığına 28.7.2008 tarihinde tebliğ edilmiştir. Bu kararın kaldırılması istemiyle Milli Eğitim Bakanlığı Ankara Bölge İdare Mahkemesine itiraz etmiş, ancak Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2008/3517 sayılı itiraz dosyasından 18.8.2008 günlü kararla itirazı reddetmiştir.
Ankara 15.İdare Mahkemesinin 3.7.2008 gün ve E.2008/497 sayılı yürütmeyi durdurma kararı tümüyle sendikamızın baştan beri savunduğu görüşün doğrulanmasıdır. Ancak bu karar, görev ve yetki yönünden 2577 sayılı yasaya aykırıdır. Çünkü Bakanlık yazıları genel bir talimat niteliğinde olduğundan Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün anılan yazısıyla ilgili kararı Danıştay verebilir. Ancak bu, söz konusu yürütmeyi durdurma kararının mahkeme kararı niteliğini değiştirmez ve mahkeme kararının tüm sonuçlarını doğurmasını engellemez. Hukuk devletinin gerekleri açısından yargı kararları aksi bir karar verilinceye kadar tüm sonuçlarını doğurur ve doğru oldukları için değil yargı kararı oldukları için uygulanırlar.
Bu bağlamda Milli Eğitim Bakanlığı yetkililerini suç işlemekten vazgeçmeye çağırıyoruz. Bu kararın tebliğinden itibaren uygulanması için zorunlu olan 30 günlük süre geçtiği halde kararın gerekleri yerine getirilmemiştir. Çünkü eğer getirilmiş olsaydı Anadolu liselerinden ayrı kaldıkları süre beş yılı geçmemek kaydıyla daha önceden Anadolu lisesinde görev yapmış olanların ve 2000 yılındaki Anadolu Öğretmen Seçme Sınavını kazanan öğretmenler arasında il emrine atanan öğretmenlerin genelgeyle atandıkları Anadolu lisesindeki görevlerine dönmelerini sağlardı. Bu aşamadan sonra her iki grupta yer alan öğretmenler mahkeme kararına dayanarak genelgeyle atandıkları Anadolu liselerindeki görevlerine dönmek için Milli Eğitim Bakanlığına gönderilmek üzere görev yaptıkları okul müdürlüğüne dilekçe verebilirler. Aynı şekilde bu öğretmenlerin Ankara 15.İdare Mahkemesinin söz konusu kararının gereğini 30 günlük yasal süresi içinde yerine getirmeyen bakanlık yetkilileri hakkında görevi kötüye kullanma gerekçesiyle suç duyurusunda bulunma, bakanlık veya bakanlık yetkilileri hakkında tazminat davası açma hakları vardır.











