Merkez Kadın Sekreterliğimiz, Eylül ayından itibaren başlayacak ve bir yıl içinde bütün şubelerimizdeki iş yeri temsilcilerimizi kapsayacak olan yeni merkezi eğitim programımıza hazırlık amacıyla 22-23 Ağustos 2011 tarihlerinde iki günlük merkez kadın eğitimci eğitimini gerçekleştirdi. Ankara’da Genel Merkez binamızda gerçekleştirilen kadın eğitimci eğitiminin birinci günkü bölümüne, KESK’e bağlı sendika merkez yönetimlerinde yer alan kadın yöneticilerden de katılanlar oldu.
Açılış konuşmasını Merkez Kadın Sekreterimiz Sakine Esen Yılmaz’ın yaptığı eğitimde, Boğaziçi Üniversitesinden Prof. Dr. Fatma Gök “Eğitim Alanında Neoliberal Dönüşüm” ve “Eğitimde Cinsiyet Temelli Ayrımcılık”; Hacettepe Üniversitesinden Doç. Dr. Özlem Ö. Cankurtaran “Kadına Yönelik Şiddet ve Anayasa Kadın Platformundan Av. Hülya Gülbahar ise “Yeni Anayasa Tartışmaları Bağlamında Toplumsal Cinsiyet Eşitliği” konulu birer seminer verdiler. Eğitim programının ikinci gününde uzmanımız Dr. Handan Çağlayan’ın sendikanın önceki dönem toplumsal cinsiyet eğitimlerine ilişkin yaptığı bilgilendirmenin ardından merkez kadın eğitimcilerimiz Nilgün Eroğlu Üstün, Feray Aytekin Aydoğan, Melahat Kuş, Elif Dumanlı, Eylem Tunalı, Dilek Adsan eğitime ilişkin deneyimlerini paylaştılar. Kadın Eğitimciler Eğitimi programı, eğitimlerde kullanılacak eğitim materyali üzerine yapılan çalışmanın ardından Merkez Kadın Sekreterimiz Sakine Esen Yılmaz’ın kapanış konuşmasıyla son buldu.
Açılış Konuşması
Değerli arkadaşlar
Ülkemizde, orta doğuda ve dünyada ciddi sorunların yaşandığı; ülke ekonomilerinin çöktüğü,kapitalist modernitenin halkları daha da yoksullaştırdığı, doğa tahribatının üst sınıra dayandığı , savaşların tırmandığı bir kaos sürecinde kadın eğitimcilere destek eğitimi gerçekleştiriyoruz.
Biz kadınlar geçmiş deneyimlerimizden de biliyoruz ki hâlihazırda ülkemizde ve dünyada yaşanan ekonomik kriz kadınlar için yoksulluğun daha da katmerleşmesi, ev içi mesainin artması, sağlık eğitim barınma gibi kamusal hizmetlerden büsbütün yoksun kalma gibi yıkıcı anlamlar içeriyor. Öte yandan ekonomik kriz bahane edilerek kadınlardan ve emekçilerden esirgenen kaynaklar tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de savunma ve savaş bütçesine ayrılabiliyor.
Savaş ve çatışma biz kadınlar açısından taciz tecavüz ve kadına yönelik şiddetin artması anlamını taşıyor AKP hükümeti halkın % 49’ luk desteğiyle “ustalık dönemi” nin başladığını belirtiyor Buradaki ustalığın anlamını kadına yönelik artan şiddet olaylarında, bölgede süren savaşta, neredeyse her gün kamuoyuna tanıtılan yeni silahlarda görmek mümkün. AKP hükümeti ekonomide liberal yaşamda muhafazakâr bir toplum yaratmak istiyor. Kadının adına bile tahammülsüzlüğün bir göstergesi olarak Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’ nın kurulması, Vatandaşlık ve Demokrasi dersi içeriğinin değiştirilerek evrensel referanslar yerine dini referansların konulması AKP hükümetinin Türkiye tahayyülünü açık biçimde ortaya koyuyor.
Eğitim Sen kurulduğu günden bu güne emek mücadelesiyle demokrasi mücadelesini bir bütün olarak ele almış ve politikalarını bu doğrultuda yürütmüştür. 8. Olağan genel kurulumuz demokrasiyi sendikamız içinde güçlendirme konusunda önemli kararlar almıştır. İşyerlerinden başlayarak meclis tipi bir örgütlenmenin oluşturulması, kadın kotasının istediğimiz oranda olmasa da % 30 oranında kabul edilmesi Kadın sekreterliğinin tüzüksel güvenceye kavuşturulması Eğitim Sen açısından anlamlı ve önemli adımlardır. Önümüzdeki dönem eğitim örgütlenme ve eylem boyutuyla sendikamızın dinamizmini açığa çıkaracak güç ve donanıma sahibiz.
Sendikamızın yaşanan gelişmeleri doğru analiz ederek emekçiler ve kadınlar lehine güçlü politikalar üretebilmesi için kadın eğitimcilere büyük sorumluluklar düşmektedir. Kadın eğitimcilere dönük gerçekleştirdiğimiz bu destek eğitiminin buna katkı sunacağı inancıyla hepinizi saygıyla selamlıyor. Başarılar diliyorum.
Sakine ESEN YILMAZ
Merkez Kadın Sekreteri











