Yoksulluğa, Yolsuzluğa, Savaşa Karşı Emeğimiz, Bedenimiz, Kimliğimiz Bizimdir!

145

Siyasi iktidarın yolsuzluk haberleriyle birlikte tüm kirli politikalarının gözler önüne serildiği bir dönemde “8 Mart Kadınların Birlik Dayanışma ve Mücadele Günü” için alanları dolduruyor; yeni bir gelecek yaratmak için kendi irademiz ve emeğimizle mücadelemizi büyütüyoruz. Kadınların bedenleri, emekleri ve kimlikleri üzerindeki erkek egemen tahakküme sessiz kalmıyor; dünyanın her yerinde özgürlük türkümüzü söylüyoruz. Hem erkek devlete hem de cinsiyetçi kültürün her gün yeniden üretilmesine karşı kadınlar olarak geleneksel rollerimizi kırdık; bugün özgürlük, barış ve eşitlik için alanları doldurduk. Bizi görmezden gelenlere, taleplerimize kulaklarını tıkayanlara karşı kadınlar olarak “Emeğimiz, Bedenimiz, Kimliğimiz Bizimdir” diye haykırıyoruz.

Biz kadınlar yolsuzluk iddiaları ile çatırdayan iktidarı yakından tanıyoruz. AKP hükümetinin iktidarda olduğu 12 yıl boyunca saçımızdan evlerimizin içine, eteğimizin boyundan kürtaj hakkımıza, kaç tane doğuracağımızdan aile dışında var olamayacağımıza, yaşam tarzımızdan kadar üretilen bütün politikaların erkek egemenliğini güçlendirdiğini biliyoruz. İktidarın toplumun sorumluluğunda olması gereken tüm hizmetleri; kadınların görünmeyen emekleriyle karşılamaya çalıştığını bu kapsamda eğitimden sağlığa tüm alanlarda özelleştirme politikalarını hızlandırdığının farkındayız. Kadın emeğinin esnek, güvencesiz ve düşük ücretli istihdam edilmesinin önünü açan bütün düzenlemelerin mimarı erkek egemen sistem şahsında AKP hükümetidir. Taciz, tecavüz, istismar, şiddet ve cinayet sarmalında kadınların yaşam mücadelesi vermesinin sorumlusu yargısıyla, emniyetiyle, tüm devlet mekanizmalarıyla erkek egemen zihniyet ve onun temsilcisi olan AKP iktidarı değil de kimdir?

AKP iktidarı başta kadınlar olmak üzere milyonlarca insanın mağdur olduğu savaşın demokrasi ve eşitlik temelinde çözümü için hiçbir adım atmamıştır. Kürt sorununun çözümü için hükümetin atmadığı her adım; biz kadınların toplumsal belleklerinde hala tazeliğini koruyan taciz, tecavüz, şiddet ve cinayetlerle yüzleşmenin sağlanabileceğine dair inancımızı zedelemektedir.  Toplumsal ve kalıcı barış için kadınlar muhatap olarak alınmalı; kadınların taleplerine kulak verilmelidir.

Bugün yerel seçimlere giderken biz kadınlardan oy isteyen her türlü eril zihniyetin bizlerin bedenlerini, kimliklerini ve emeklerini kirli politikalarında kullanmak istemesine karşı her alanda mücadelemizi sürdürüyoruz. Ev içlerine kapanmıyor; istihdamda ikincil olmayı kabul etmiyoruz. Erkek egemen kültürün kadınları aşağılayan tüm saldırılarına karşı sesszi kalmıyor; taleplerimizi haykırıyoruz. Tacize, tecavüze, şiddete ve cinayetlere karşı kadın dayanışmasını örüyor; isyanımızı büyütüyoruz. Toplumsal ve kalıcı barış için demokrasi ve eşitlik temelinde mücadelemizi yükseltiyor; savaşın karşısında duruyoruz.

Eğitim Sen`li kadınlar olarak cinsiyetçiliğe karşı Kadınların Birlik Dayanışma ve Uluslararası Mücadele günü olan 8 Mart`ı her coğrafyalardan, her renkten, her dilden kadınlarla birlikte kutlamanın onurunu yaşıyor, yaşatıyoruz. Bütün kadınları emekleri, bedenleri ve kimlikleri üzerindeki tahakküme karşı direnmeye davet ediyoruz.

Yoksulluğa, Yolsuzluğa, Savaşa Karşı Emeğimiz, Bedenimiz, Kimliğimiz Bizimdir!

YAŞASIN 8 MART!

BİJI  8`E ADARE

YAŞASIN EĞİTİM SEN!

YAŞASIN KESK!

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu