TİS-Toplu İş Sözleşmesi Archives - Eğitim Sen https://egitimsen.org.tr Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası Thu, 07 Sep 2023 21:36:03 +0000 tr hourly 1 https://egitimsen.org.tr/wp-content/uploads/2015/07/cropped-egitim_sen_logo_maset-32x32.jpg TİS-Toplu İş Sözleşmesi Archives - Eğitim Sen https://egitimsen.org.tr 32 32 Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmet Kolu 6. ve 7. Dönem Toplu Sözleşme Hükümleri Karşılaştırması https://egitimsen.org.tr/egitim-ogretim-ve-bilim-hizmet-kolu-6-ve-7-donem-toplu-sozlesme-hukumleri-karsilastirmasi/ Thu, 07 Sep 2023 21:36:03 +0000 https://egitimsen.org.tr/?p=62414 2024-2025 yıllarını kapsayan 7. dönem toplu sözleşme görüşmeleri sonuçlanmıştır. Eğitim, öğretim ve bilim hizmet koluna ilişkin toplu sözleşme hükümlerinin 5. ve 6. dönem metinlerinin karşılaştırmalı hali ektedir. Eğitim, öğretim ve bilim hizmet kolunda imzalanan 6. dönem toplu sözleşme metni 34 maddeden oluşurken, 7. dönem toplu sözleşme metni 36 maddeden oluşmaktadır. dönem toplu sözleşme metninde yer […]

The post Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmet Kolu 6. ve 7. Dönem Toplu Sözleşme Hükümleri Karşılaştırması appeared first on Eğitim Sen.

]]>
2024-2025 yıllarını kapsayan 7. dönem toplu sözleşme görüşmeleri sonuçlanmıştır. Eğitim, öğretim ve bilim hizmet koluna ilişkin toplu sözleşme hükümlerinin 5. ve 6. dönem metinlerinin karşılaştırmalı hali ektedir.

  • Eğitim, öğretim ve bilim hizmet kolunda imzalanan 6. dönem toplu sözleşme metni 34 maddeden oluşurken, 7. dönem toplu sözleşme metni 36 maddeden oluşmaktadır.
  • dönem toplu sözleşme metninde yer alan maddelerin 28’i, 6. dönem imzalanan metindeki maddelerin bire bir tekrarı niteliğindedir. Bu maddeler 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 12, 13, 15, 16, 17, 19, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 30, 32, 33, 34. maddelerdir.
  • Sadece öğretmenlere ödenen eğitim öğretime hazırlık ödeneği ile ilgili olarak açık bir rakam belirtilmemiştir. İlgili sözleşmenin 11. maddesinde “657 sayılı Kanunun ek 32 inci maddesinde öngörülen öğretim yılına hazırlık ödeneği (4500) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda ödenir” ifadesi yer almaktadır.
  • İlgili sözleşmenin “Geliştirme ödeneğinin süresinin uzatılması” başlıklı 14. maddesinde “4/4/2005 tarihli ve 2006/10344sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe konulan Geliştirme Ödeneği Ödenmesine Dair Kararın 9 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan “on altıncı” ibaresi “yirmi altıncı” olarak ( dönem “yirmi dördüncü” şeklindeydi) geçici 2 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “15/12/2015”ibaresi “31/12/2025”, “on altı” ibaresi “yirmi altı” (6. dönem “yirmi dört” şeklindeydi) ve “on altıncı” ibaresi “yirmi altıncı” (6. dönem “yirmi dördüncü” şeklindeydi) olarak uygulanır.” şeklinde düzenlenmiştir.
  • Üniversitelere bağlı yurtlarda görev yapan personelin fazla çalışma ücretleri, fazla çalışma ücretinin ödenmesinde anılan cetvelde belirlenen fazla çalışma saat ücreti dört kattan beş katına çıkarılmıştır (Madde 18).
  • Kurs merkezlerinde görev yapan diğer personelin merkezi bütçe kanununda belirlenen fazla çalışma saat ücretinin dört katı tutarında olan fazla çalışma ücretinin “beş katı” ödenmesi düzenlenmiştir (Madde 20).
  • Yüz yüze eğitim yapılmayan eğitim kurumlarının yöneticilerinin ilave ek ders ücretleri bölümünde yer alan ek ders ücreti 1 saat arttırılarak haftada 5 saat olarak ödenmesi, ayrıca öğretmenlere ödenmekte olan ek ders ücretinin fiilen yapmış oldukları soru hazırlama görevleri karşılığında haftada 2 saat artırımlı ödenmesi hükme bağlanmıştır (Madde 29).
  • dönem toplu sözleşme metninde Öğretim görevlilerinin geliştirme ödeneği başlığı altında yer alan madde şu şekilde değiştirilmiştir; “4/4/2005 tarihli ve 2005/8681 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe konulan Geliştirme Ödeneği Ödenmesine Dair Kararın 4 üncü maddesinde yer alan “yarısı” ibaresi öğretim görevlisi kadrolarında bulunanlar için “%70’i” (6. dönem %60’ı idi) şeklinde uygulanır”
  1. dönem (2024-2025) toplu sözleşme görüşmelerinde sadece iki yeni madde yer almaktadır. Söz konusu maddeler şunlardır;

MADDE 35: Bazı eğitim kurumlarındaki personelin fazla çalışma ücreti

“Yönetici ve öğretmenler hariç olmak üzere, Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı ikili öğretim yapılan öğretim kurumlarında görevli memur ve sözleşmeli personelden, normal çalışma saatleri dışında fiilen çalışanlara, bu çalışmaları karşılığında ayda 50 ve yılda 250 saati geçmemek üzere yılı merkezi bütçe kanununda belirlenen fazla çalışma saat ücretinin dört katı tutarında fazla çalışma ücreti ödenir”

MADDE 36: Eğitim öğretim ödeneğinin artırımlı ödenmesi 

“2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununun ek 1 inci maddesi uyarında ödenen eğitim öğretim ödeneğinin aylık tutarı bir kat artırımlı uygulanır. Bu maddeye göre ödenecek ilave tutar 2547 saylı Yükseköğretim Kanununun 58 inci maddesi ile diğer mevzuata göre yapılmakta olan döner sermaye ödemelerinin hesabında dikkate alınmaz”

7. DÖNEM TOPLU SÖZLEŞME GÖRÜŞMELERİNDE DEĞİŞEN BİR ŞEY YOK

2024 ve 2025 yıllarını kapsayan 7. dönem toplu sözleşme görüşmelerinde eğitim ve bilim hizmet konunda çalışanlar açısından somut bir kazanımdan bahsetmek mümkün değildir.

Bugüne kadar yapılan ‘toplu sözleşme’ süreçlerinde kamu emekçilerinin en temel talepleri bile karşılanmamış, hükümet temsilcileri ile kapalı kapılar ardında yapılan görüşmeler ağırlıklı olarak maaş zammına indirgenmiş, diğer ekonomik, sosyal, demokratik ve özlük haklarla ilgili talepler sürekli geri planda kalmıştır.

4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun 28. maddesi sınırlılığında mali ve sosyal haklarla sınırlı; o da; ‘mevcut mevzuat hükümleri dikkate alınarak’ ele alınmaktadır. Böylece kamu emekçilerinin çalışma koşulları, terfi ve kariyer sorunları, disiplin cezaları gibi özlük hakları, demokratik siyasi hakları ve meslek hak ve çıkarları kapsam dışı tutulmuştur. Uluslararası Sözleşmelere göre de bir pazarlık sürecinde olması gereken kapsamın mümkün olduğu kadar geniş tutulmasıdır.

Türkiye’de görev yapan eğitim ve bilim emekçileri, OECD ülkeleri arasında ekonomik, sosyal ve özlük haklar açısından son sıralarda yer almayı sürdürmektedir. Öğretmenlik mesleğinin tarihte hiç olmadığı kadar değersizleştiği/değersizleştirildiği, bir milyonu aşkın eğitim ve bilim emekçisinin, yardımcı hizmetli, memur ve teknik personelin ve emeklilerin yaşadığı mesleki, ekonomik, sosyal ve demokratik sorunlar toplu sözleşme masasında gündem dahi yapılmamaktadır.

7. dönem toplu sözleşme görüşmelerinde kamu emekçilerinin acil çözüm bekleyen sorunları arasında yer alan ekonomik krizden kaynaklı kayıpların karşılanması, ‘eşit işe eşit ücret’ ilkesiyle çelişen haksız ve ayrımcı uygulamalara son verilmesi, hukuksuz KHK ihraçlarının görevlerine iadesi, sözleşmeli-ücretli öğretmenlik, mülakat sorunu, güvenlik soruşturmaları ve arşiv araştırması adı altındaki fişlemelere son verilmesi, adil vergi düzenlemesi, ek ödemelerin emekliliğe yansıtılması, giyecek, yiyecek, çocuk, doğum, kreş, kira vb. temel yardımlar, güvencesiz istihdama son verilmesi, ücretsiz kreş vb. gibi temel talepler yine gündeme gelmemiş ya da getirilmemiştir.

Toplam kamu görevli ve emekli sayısının yüzde 16’sı kadar üyeye sahip, sendika üyesi olan kamu emekçileri içindeki temsil gücü yüzde 50’yi geçmeyen konfederasyona bütün emekçiler adına yetki verilmesi demokratik temsile temelden aykırılık göstermektedir, tüm konfederasyon ve sendika üyelerinin çıkar ve haklarını korumayı engeller ve AİHM’in örgütlenme özgürlüğü ilkesine aykırıdır.

Yine 4688 sayılı kanunun Uyuşmazlık Hali maddesine göre, 11 üyesinin 7’sinin iktidar tarafından belirlendiği Kamu Görevlileri Hakemler Kurulunun kararının bağlayıcı olması ve karara itiraz edilemiyor olmasıyla zaten zorunlu tahkim söz konusudur. Yasanın taraflı durumu ile birlikte yetkili konfederasyonun eylemlilik yerine teslimiyet pozisyonu yıllardır kamu emekçilerinin taleplerinin yok sayılmasının sebebidir.

Kamu emekçileri ve sendikaları için grev temel bir haktır. Grev sendikal örgütlenme hakkının ayrılmaz parçasıdır. Grevsiz toplu pazarlık hakkı, grev hakkının kullanımının dolaylı olarak kısıtlanmasıdır.

Bir milyonu aşkın eğitim ve bilim emekçisinin çalışma ve yaşam koşullarının bu kadar ağırlaştığı koşullarda bugüne kadar hiçbir ekonomik, sosyal ve özlük haklarla ilgili talebimizin karşılanmaması tüm eğitim ve bilim emekçilerinin iş yerlerinden başlayarak grev hakkını hayata geçirmek ve taleplerini elde etmek üzere birlikte mücadele örmesini gerektirmektedir. Eğitim Sen olarak geçmişten günümüze savunduğumuz ilke ve taleplerimiz doğrultusunda mücadelemiz devam edecektir.

The post Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmet Kolu 6. ve 7. Dönem Toplu Sözleşme Hükümleri Karşılaştırması appeared first on Eğitim Sen.

]]>
Kadınların Temsil Edildiği Gerçek Bir Toplu Sözleşme Masasında Israr Ediyoruz! https://egitimsen.org.tr/kadinlarin-temsil-edildigi-gercek-bir-toplu-sozlesme-masasinda-israr-ediyoruz/ Wed, 26 Jul 2023 10:26:15 +0000 https://egitimsen.org.tr/?p=62119 Kapitalizmin içinde bulunduğu krizle birlikte, AKP iktidarının talan ve yıkım politikalarını hız kesmeden sürdürüyor. Birbiri ardına yaşadığımız iki büyük depremin yakıcılığını katlayarak artıran AKP-MHP iktidar bloğu ekoloji düşmanı anlayışıyla yaşamdan değil, yok etmekten ve savaştan yana politikalarına ayırdığı bütçeyi büyütürken, sermayeden yana düzenlemelerine her gün bir yenisini ekliyor. Kamu kurumları kapatılıyor, henüz açıktan özelleştirilmemiş kurumlarda […]

The post Kadınların Temsil Edildiği Gerçek Bir Toplu Sözleşme Masasında Israr Ediyoruz! appeared first on Eğitim Sen.

]]>
Kapitalizmin içinde bulunduğu krizle birlikte, AKP iktidarının talan ve yıkım politikalarını hız kesmeden sürdürüyor. Birbiri ardına yaşadığımız iki büyük depremin yakıcılığını katlayarak artıran AKP-MHP iktidar bloğu ekoloji düşmanı anlayışıyla yaşamdan değil, yok etmekten ve savaştan yana politikalarına ayırdığı bütçeyi büyütürken, sermayeden yana düzenlemelerine her gün bir yenisini ekliyor.

Kamu kurumları kapatılıyor, henüz açıktan özelleştirilmemiş kurumlarda da güvencesiz ve parçalı istihdamla bir dönüşüme yol yapılıyor. Yarı zamanlı, esnek, sözleşmeli, ücretli ve taşeron çalışmanın yaygınlaştırıldığı, hali hazırda değersiz görülen emeği performansa indirgeyen bu dönüşüm güvencesizliği de beraberinde getiriyor. Eşit işe eşit ücret kazanımını yok sayan uygulamalar sürüyor. Toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin derinleştiği bu koşullarda AKP/Saray iktidarının, milliyetçi, tekçi, dinci, muhafazakâr, neoliberal politikalarını sürdürmesinin bedelini en çok kadınlar ödüyor.

Bir yandan emeğimiz örgütlenme özgürlüğümüzü engelleyen kamu rejiminin parçalı istihdam modeli ile değersizleştirilirken bir yandan da “iş ve aile yaşamını uyumlaştırma” propagandasıyla ev içi işler ve bakım emeği kadınların sırtına yükleniyor. Çocuk, yaşlı, engelli ve hasta bakımı için insana yakışır hizmet verebilecek kurumlar açması gereken devlet, kamu kreşlerini, bakımevlerini kapatıyor; evde bakım ücreti adı altında çok düşük ücretlerle bakım sorumluluğunu kadına yüklüyor.

Bizi eve hapseden bu gibi uygulamalar yetmezmiş gibi yıllardır verdiğimiz kadın mücadelesiyle elde ettiklerimiz de tek adam ve yeni pazarlıklarının hedefine konuyor. Ataerki krizlerle, süregelen cinsiyetçi politikalarla, kadın ve LGBTİ+ düşmanı söylemlerle yaşam alanlarımızı daraltmaya çalışıyor.

Tüm bunlarla birlikte kadın yoksulluğu giderek daha da derinleşiyor. Çünkü bir yanda artan kadın işsizliği, parçalı istihdamın örgütlülüğün önüne koyduğu engel, diğer yanda İstanbul Sözleşmesi’nden çıkan, 6284’ü rafa kaldırmanın telaşına düşen tek adam rejimi var olan eşitsizlikleri daha da büyütüyor. Şiddet, taciz, mobbing ve ayrımcılıklar artarken kadını, çocuğu, LGBTİ+’ları erkek şiddetinin hedefi haline getiriyor. AKP/MHP iktidarının kadın düşmanı politikaları ile birlikte erkek yargının cezasızlık politikaları katilleri, tacizcileri, tecavüzcüleri cesaretlendiriyor. Kadına, çocuklara yönelik şiddet artıyor, şiddet failleri cezasız bırakılıyor.   Kadın ve emeği bir de bu yolla güvencesizleştiriliyor.

Her fırsatta toplumda kutuplaşmayı ve eşitsizliği kışkırtan tek adam rejimi eşitsizliklere çözüm üretmek yerine kız çocukların okullaşma oranının düşüklüğünü karma eğitime bağlayarak yoksulluğu, çocuk yaşta evlendirmeyi ve çocuk işçiliğini görmezden geliyor, sorunun kız okulları açılarak çözüleceğini düşünüyor. Her geçen gün laik, bilimsel eğitimden uzaklaşarak, eğitim politikalarını değiştiren iktidarın asıl amacının kız çocuklarının okullaşma oranını arttırmak değil, siyasetine uygun toplum tasarısını hayata geçirmek, kadını aileye bağımlı erkeğe tabi kılmak olduğunu biliyoruz.

Bu vesileyle buradan bir kez daha yineliyoruz; laik, bilimsel, demokratik ve ana dilinde eğitim mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz!

Bu saldırılar bizleri ne zor bir sürecin beklediğine işaret ediyor. Emeğin özgürleşmesi mücadelesi ile kadın mücadelesini buluşturmanın, kadın emekçilerin kendi talepleri ile ayrı bir kadın gündemi oluşturmanın ne derece elzem olduğu bir kez daha açığa çıkıyor. Toplumsal yaşamın her alanında karşı karşıya kaldığımız bu ayrımcılık ve saldırıların önüne ancak örgütlülükle ve kadınların eşitlik, özgürlük mücadelesini yükselterek geçebileceğimizi biliyoruz.

1 Ağustos 2023’te başlayacak 2024-2025 yıllarını kapsayan 7. Dönem TİS görüşmelerinde bizi bekleyen masanın geçen altı dönem olduğu gibi her yönüyle antidemokratik, kadını yok sayan, sadece yüzdelik maaş artışının tartışıldığı bir masa olacağı açıktır.

Erkeklik dışında oluşları yok sayan bu manzarada gerçekleşecek TİS’te söz yandaş konfederasyon MEMUR SEN’de olduğunda kadın taleplerinin masaya gelmeyeceği geçmiş TİS görüşmelerinden de anlaşılmaktadır.

Kurulduğu ilk günden bu yana çalışma yaşamında eşitlik ve adalet mücadelesinin ancak ülkenin demokratikleşmesiyle mümkün olduğunu savunan KESK’li kadınlar olarak, tüm kamu emekçisi kadınları bu yıl yedincisi gerçekleşecek toplu iş sözleşmesi sürecinde taleplerimizi birlikte yükseltmeye ve haklarımıza sahip çıkmaya çağırıyoruz. 

KESK’li kadınlar olarak; kamu çalışanlarının neredeyse yarısı kadınken, kadınların işyerinde karşı karşıya kaldığı sorunların erkeklerden oluşan bir masada değil, kadınların da temsil edildiği bir masada konuşulmasının, görüşmelerin kadınların temsiline olanak sağlayacak bir biçimde gerçekleştirilmesinin mücadelesini veriyoruz.  2024-2025 yılları için imzalanacak TİS sözleşmesinde yer almasını istediğimiz taleplerimizi kamuoyu ile paylaşıyoruz ve takipçisi olacağımızı belirtmek istiyoruz.

Grevli, gerçek bir toplu sözleşme yasası yapılmalı, kadınların görüşmelerde temsiliyeti sağlanmalıdır. TİS görüşmelerinde kadın talepleri ayrı bir başlıkta ve gündemle ele alınmalı, mutabakat metninde de aynı şekilde tek başlık altında toplanmalıdır.

  1. Güvenceli, tam zamanlı hak kayıpları yaratmayan çalışma esas alınmalı, eşdeğer işe eşdeğer ücret politikası hayata geçirilerek parçalı istihdam politikalarından vazgeçilmelidir.
  1. İktidarın kendi siyasi planlarına göre gece yarısı kararnameleriyle bir anda uygulamaya koyduğu OHAL/KHK’leri iptal edilmeli. KHK’lerle işten atılan kamu emekçileri tüm hakları ile birlikte görevlerine iade edilmelidir.
  2. ILO standartları ve kamu emekçisi kadınların fiziksel ve sosyal koşulları dikkate alınarak, çalışan hamile kadına doğum öncesi 8 hafta, doğum sonrası 24 hafta olmak üzere en az 32 hafta ücretli doğum izni verilmelidir. Doğum sonrası ücretli-ücretsiz izin ile süt izni kullananlar sosyal ve özlük hak kaybı yaşamamalıdır.
  3. İstanbul Sözleşmesi’nin feshi iptal edilmeli, sözleşmenin etkin bir biçimde uygulanması sağlanmalıdır.
  4. ILO’nun 190 sayılı Şiddet ve Taciz Sözleşmesi imzalanmalıdır. Kadınlara ve LGBTİ+lara uygulanan ayrımcılık, fiziksel cinsel, psikolojik, ekonomik şiddet ve taciz, sözlü sataşma, ısrarlı takip ve dijital taciz son bulmalı, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlandığı bir çalışma yaşamı ve ortamı sağlanmalıdır.
  1. Mobbinge, şiddete, tacize ve istismara uğrayan kadın emekçilerin tayin ve yer değişikliği taleplerinin herhangi bir belge ibrazı istenmeksizin kabul edilmesi sağlanmalıdır.
  2. Kamuda çalışan erkek emekçilerin kadınlara ve çocuklara dönük şiddet uyguladığının tespiti durumunda, olayın işyerinde geçip geçmemesine bakılmaksızın, adli soruşturmanın yanında etkin idari soruşturma da yürütülmelidir.
  3. Çalışma yaşamında şiddet ve taciz aynı zamanda çalışanların sağlığı sorunu olarak görülmeli ve İşçi Sağlığı ve Güvenliği Kurulu’nun çalışmalarının bir parçası haline getirilmelidir. Toplumsal cinsiyet eşitliği ve şiddet ve tacizin önlenmesine yönelik eğitimler ve farkındalık çalışmaları kadınların ve LGBTİ+ bireylerin ihtiyaç duyabileceği sağlık ve/veya psikolojik destek kurul çalışmalarının parçası haline getirilmelidir.
  4. 8 Mart’ta tüm kamu çalışanı kadınların ücretli izinli sayılması için yasal düzenleme yapılmalıdır.
  5. Kamu kreşleri yeniden açılmalıdır. Kadın erkek fark etmeksizin en az 50 çalışanın olduğu işyerlerinde, ücretsiz, nitelikli, anadilinde ve gerektiğinde 7/24 hizmet verecek, istihdam biçimine bakılmaksızın tüm çalışanların yararlanacağı kreşler açılmalıdır.
  6. Nüfusu 50 bini geçen belediyelerde şiddete ve istismara uğrayan kadın ve çocuklar için sığınma evleri açılmalı, sığınma evlerinin uluslararası standartlara uygun hizmet verecek hale getirilmesi sağlanmalıdır. Bu hizmetlerden trans kadınların da yararlanması sağlanmalıdır.
  7. Bütçe süreçlerinde toplumsal cinsiyet eşitliği esas alınmalıdır.
  8. Kamuda toplumsal cinsiyet eşitsizliklerini ortadan kaldırmak ve kadınların yönetim düzeylerinde yer almalarını sağlamak için cinsiyet eşitliği sağlayan mekanizmalar uygulanmalıdır.
  1. Eğitim alanında müfredat toplumsal cinsiyet eşitliği esas alınarak düzenlenmeli, cinsiyet, cinsiyet kimliği ve cinsel yönelim ayrımcılığının ortadan kalkması için okul öncesinden itibaren tüm kademelerde ve üniversitelerde Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Eğitimi zorunlu ders olarak okutulmalıdır.
  2. Tüm kamu kurumlarında yüzde üç engelli kotası hayata geçirilmeli, engelli kamu emekçileri içindeki kadın istihdamı arttırılmalıdır.
  1. Eğitim alanında müfredat toplumsal cinsiyet eşitliği esas alınarak yeniden düzenlensin, cinsiyet ve cinsel yönelim ayrımcılığının ortadan kalkması için okul öncesinden itibaren tüm kademelerde ve üniversitelerde Toplumsal Cinsiyet Eşitliği zorunlu ders olarak okutulmalıdır.
  2. Tüm kamu çalışanlarına yılda en az bir defa hizmet içi eğitim kapsamında toplumsal cinsiyet eşitliği eğitimi verisin.
  3. HPV aşısı (rahim ağzı kanser aşısı) ücretsiz olmalıdır ve özellikle risk grubundaki kadın emekçiler başta olmak üzere 26 yaşından büyük olsalar dahi tüm kadınlar açısından aşıya ulaşımın önündeki engeller kaldırılmalıdır.
  4. Talepleri halinde kadınlara regl dönemlerinde ayda 2 gün ücretli izin hakkı tanınmalıdır.
  1. Regl döneminde kullandığımız ürünlerdeki vergi kaldırılmalı, başta okullar olmak üzere tüm kamu kurumlarında ücretsiz ulaşılabilir olmalıdır.

KESK’li kadınlar altı dönemdir yaptığımız gibi yaşamlarımıza, emeğimize, kimliğimize hep birlikte sahip çıkmaya, kadın temsilinin olduğu, kadın taleplerinin ayrı başlıkta görüşüldüğü bir masanın kurulması için mücadele etmeye çağırıyoruz. Kamu emekçisi kadınları taleplerimize sahip çıkmaya KESK’te örgütlenmeye, yıllardır yılmadan sürdüğümüz eşitlik, özgürlük, emek, barış, laiklik, demokrasi mücadelemizi birlikte yükseltmeye davet ediyoruz.   

Örgütlenelim, Direnelim ve Değiştirelim!

Sesimizi, Sözümüzü ve İtirazlarımızı Birlikte Büyütelim!

YAŞASIN KADINLARIN ÖRGÜTLÜ MÜCADELESİ!

JİN, JİYAN, AZADİ!

The post Kadınların Temsil Edildiği Gerçek Bir Toplu Sözleşme Masasında Israr Ediyoruz! appeared first on Eğitim Sen.

]]>
Eğitim Sen 2024-2025 Toplu Sözleşme Talepleri https://egitimsen.org.tr/egitim-sen-2024-2025-toplu-sozlesme-talepleri/ Tue, 25 Jul 2023 11:59:37 +0000 https://egitimsen.org.tr/?p=62108 Eğitim Sen 2024-2025 toplu sözleşme taleplerini görmek için tıklayınız.

The post Eğitim Sen 2024-2025 Toplu Sözleşme Talepleri appeared first on Eğitim Sen.

]]>
Eğitim Sen 2024-2025 toplu sözleşme taleplerini görmek için tıklayınız.

The post Eğitim Sen 2024-2025 Toplu Sözleşme Talepleri appeared first on Eğitim Sen.

]]>
2023 TİS Taleplerimiz / Bildiri https://egitimsen.org.tr/2023-tis-taleplerimiz-bildiri/ Fri, 21 Jul 2023 11:57:10 +0000 https://egitimsen.org.tr/?p=62079 Değerli Eğitim ve Bilim Emekçileri, Değerli Emekliler, Yaşadığımız il, görevimiz, maaş tutarımız birbirinden farklı olsa da hepimiz aynı dertle sınanır olduk. Yarına umutla bakmak isterken, zam haberlerini duymak istemeyecek hale getirildik. Maaşlarımıza yapılan zamların daha cebimize girmeden hızla buharlaştığına hep birlikte tanık olduk. Kısacası, “Bu böyle nereye kadar gidecek?” sorusundan ne kadar kaçarsak kaçalım hayat […]

The post 2023 TİS Taleplerimiz / Bildiri appeared first on Eğitim Sen.

]]>
Değerli Eğitim ve Bilim Emekçileri, Değerli Emekliler,

Yaşadığımız il, görevimiz, maaş tutarımız birbirinden farklı olsa da hepimiz aynı dertle sınanır olduk. Yarına umutla bakmak isterken, zam haberlerini duymak istemeyecek hale getirildik. Maaşlarımıza yapılan zamların daha cebimize girmeden hızla buharlaştığına hep birlikte tanık olduk. Kısacası, “Bu böyle nereye kadar gidecek?” sorusundan ne kadar kaçarsak kaçalım hayat tüm gücüyle yakamıza yapışır oldu.

Hâlbuki daha dün, kulaklarımızı tırmalayan bir yüksek sesle dünyanın bizi kıskandığı ve ekonomik modelin tıkır tıkır işlediği cümlelerini duyuyorduk! Bugün ise bizlerin bildiği, bizi yönetenlerin ise yok saydığı hayat pahalılığı gerçeği tüm ağırlığı ve yakıcılığıyla karşımızda dikilir oldu!

Biliyoruz! Her üç çalışandan birisi açlık sınırı altında olan asgari ücrete mahkûm edilmiş durumda. Geri kalanların maaşları da asgari ücrete yaklaştı. On milyon emekli ise açlık sınırının altında bir maaşla hayata tutunmaya çalışıyor!

Biz emekçilere, işçilere, emeklilere reva görülen bu düzeni kim, niye kutsar söyleyelim mi?

Bizlerin ödediği vergileri fütursuzca harcayıp kimseye hesap vermeyenler, adrese teslim kamu ihaleleriyle köşeyi dönenler, faizden ve ranttan beslenenler, yıllardır teşvik üstüne teşvik alan, çıkarılan vergi aflarıyla çalıştırdığı asgari ücretli kadar bile vergi ödemeyen şirketler, patronlar kısacası mutlu bir azınlık bu düzeni kutsar ve rahatı kaçmasın ister.

Peki bizler? “Nasıl olsa bir şey değişmeyecek!” mi diyeceğiz, yoksa el ele verip bu böyle gitmez mi?

İmzaladıkları toplu sözleşme için “Tarihi başarı, bütçeden hakkımızı, refahtan payımızı aldık.” diyerek hepimizle dalga geçen yandaş sendika yöneticilerine alkış mı tutacağız?

Unutmayalım sevgili arkadaşlar!

2022’nin ilk altı ayı için “%2,5 refah payı veriyoruz.” dediler. Ama sözlerini tutmadılar. Maaşlarımızda yapılan %2,5’luk artışı bile izleyen altı ayın enflasyon farkından düştüler.

Seçimlerden önce “En düşük memur maaşını 22 bin TL’ye ye çıkaracağız, artışı emeklilere de yansıtacağız.” dediler ama sözlerini yine tutmadılar.

4 milyon kamu emekçisinin kök (taban) maaşını %17,55 oranında arttırdılar. Taban aylığımıza yansıtmadıkları için emekli aylığımızdan tazminatlarımıza, eş ve çocuk yardımından ek ders ücretlerimize kadar hiçbir kaleme yansıtılmayan 8077 TL’lik artışa ise “ilave” dediler.

7500 TL maaş alan emekliye ise “Size 8077 TL’lik ilave de yok, % 25 artışla yetinin.” diyerek dalga geçtiler.

Özcesi değerli dostlar, “İşçiyi, memuru, emekliyi asgari ücrete ezdirmedik!” diyenler işçisinden memuruna, çiftçisinden emeklisine kadar hepimize ekonomik krizin faturasını kesti!

Lüksün, şatafatın, israfın, liyakatsizliğin bedelini bize ödetmek istedi!

Haksızlığı, hukuksuzluğu, iş bilmezliği ve israfı çok seven enflasyon canavarı da tüm görkemiyle yeniden sahneye çıktı!

Değerli emekçiler,

Bizler bu hikâyeyi çok iyi biliyoruz! Bir gecede batanların ama o bir gecede ceplerini doldurup köşeyi dönenlerin hikayesiyle büyüyenler aynı kaderi paylaşmasın diye çabalıyoruz. Başka bir gerçeği, el ele verip birlikte mücadele yürütürsek aynı sonuçları yaşamayacağımızı ve yakamıza yapışan muktedir ellerden kurtulacağımızı da çok iyi biliyoruz! Bu nedenle sizleri emeğimize, haklarımıza ve geleceğimize birlikte sahip çıkmaya davet ediyor, 1 Ağustos’ta başlayacak toplu sözleşme sürecinde ortak mücadeleye çağırıyoruz!

Bildiriyi görmek için tıklayınız.

The post 2023 TİS Taleplerimiz / Bildiri appeared first on Eğitim Sen.

]]>
Haklar Yasalardan Önce Gelir! / TİS Kadın Talepleri Bildirisi https://egitimsen.org.tr/haklar-yasalardan-once-gelir-tis-kadin-talepleri-bildirisi/ Wed, 19 Jul 2023 10:47:58 +0000 https://egitimsen.org.tr/?p=62073 Bildiriyi görmek için tıklayınız.

The post Haklar Yasalardan Önce Gelir! / TİS Kadın Talepleri Bildirisi appeared first on Eğitim Sen.

]]>
Bildiriyi görmek için tıklayınız.

The post Haklar Yasalardan Önce Gelir! / TİS Kadın Talepleri Bildirisi appeared first on Eğitim Sen.

]]>
Haklar Yasalardan Önce Gelir! / TİS Bildiri https://egitimsen.org.tr/haklar-yasalardan-once-gelir-tis-bildiri/ Wed, 19 Jul 2023 10:41:29 +0000 https://egitimsen.org.tr/?p=62069 Bildiriyi görmek için tıklayınız.

The post Haklar Yasalardan Önce Gelir! / TİS Bildiri appeared first on Eğitim Sen.

]]>
Bildiriyi görmek için tıklayınız.

The post Haklar Yasalardan Önce Gelir! / TİS Bildiri appeared first on Eğitim Sen.

]]>